facebook Avrupa Rüyası | Blog

BLOG AVRUPA RÜYASI

İtalya’daki serüvenimiz Avrupa Rüyası ile devam ediyor. İstanbul’dan yola çıktığımızdan beri kaç gün geçti hatırlamıyorum ama bir sürü yer gördük. Artık hafızam doldu derken; İtalya’ya geldik. Buralara gelip de “yok ben sevmedim” diyebilecek birisi yoktur heralde dünya üzerinde. Biz Avrupa Rüyası otobüsündeyken bile binbir heyecanla camlara yapışmıtık Floransa’ya girdiğimizde!
Niye bu heyecan? Ne siz sorun, ne de ben söyleyeyim! Gezmekle bitmeyecek, her köşesinde başka bir güzellik olan bir şehir burası. Yalnız söylemedi demeyin buralara gelmeden birazcık İtalya tarihi okuyun bence. En azından Da Vinci, Vecchio, Medici, Michalengelo gibi isimlerin kimler olduklarına bir bakın.
Michalengelo’nun ünlü Davut Heykeli’ni biliyorsunuz değil mi? Güzel! İşte bu meşhur heykelin (aslında kopyasının) bulunduğu Signoria Meydanı, şehirde görülecek güzelliklerin başında geliyor. 1501 yılında yapılan bu heykelin ilk başta orjinali buraya yerleştirilmiş ancak eser o kadar güzelmiş ki; belki bir zarar gelir endişesiyle kopyası konulmuş. Orjinali ise Galleriadell'Accademia’da yani bir sanat müzesinde sergileniyor. Kopyası da aynı etkiyi verdiği için biz müzeye girmedik. Ama siz girmek isterseniz 14€ giriş ücreti olduğunu söyleyelim. Bu arada meydandaki havuzda Neptün heykeli bulunuyor. Birbirine karıştırmayın lütfen! (Ben mi? Tabii ki de hayır!)
Neptün heykeli de denizler tanrısı Neptün’e adanmış en az Davut heykeli kadar büyük bir heykel. Etrafında mermer atlar ve deniz kızlarını gördüğünüzde zaten hemen tanıyacaksınız. Dan Bown kitapları okumuşsanız (filmi de olur) Floransa Katedrali’ni kesin bilirsiniz. Hani şu dillere destan gotik mimarisiyle herkesin hayran kaldığı katedral. Buraya giriş ücretsiz. Fakat girişte maalesef ki turist yoğunluğu nedeniyle uzunca bir sıra oluyor. Burası da Pisa’daki katedral gibi renkli mermer bloklarla kaplanmış. Ayrıca yanındaki çan kulesi de çok güzel fakat fotoğrafını çekerken kadraja sığdırmak çok zor olacak. 1296'da antik SantaResparata Kilisesi'nin yerine inşaatına başlanan katedralin yapımı 1436 yılında bitmiş. Fakat1412'de katedralin bitirilen kısımları Santa Maria del Fiore'ye ithaf edilmiş ve bitmemiş şekliyle açılmış.25 Mart 1436 tarihinde Papa IV. Eugenius tarafından katedral kutsanmış ve resmen ibadete açık hale gelmiş. Floransa’da bir başka güzel de PonteVecchioköprüsü (Ponte köprü demekmiş). Floransa Arno Nehri’nin iki yakasına kurulmuş bir şehir. Köprünün üstünde durup akan suyu, şehri (en azından 2dk) izlemenizi tavsiye ederim. İnsan büyülü gibi hissediyor. Uffiza ve Academica bu şehrin en önemli iki galerisi. Daha önce söylediğim (yazdığım) gibi Michalengelo’nun Davut heykelinin orjinalini ve Leonardo Da Vinci gibi diğer sanatçıların eserlerini görmek isteyen herkes bence bu galerileri gezmeli. Uffizi, Klasik Dönem ve Rönesans’ın en güzel örneklerine ev sahipliği yapıyor. Önceden ofis binası olarak kullanılmış. 1784 yılında öğrenciler için yapılmış bir evden bozma galeri olan Academica ise, Botticelli’nin önemli eserlerine ev sahipliği yapıyor. Sanat, kültür ve tarihle dolu bu kentte 3-4 gün gezseniz yine de görmediğiniz şeyler olacaktır. Biz Avrupa Rüyası turuna devam ettiğimiz için görülebilecek esas yerleri görmeye çalıştım. Buraları görmenin gururuyla sizlere veda ediyorum. Olur da siz de bu şehri gezmek isterseniz Avrup Rüyası tarafından organize edilen otobüsle ucuz Avrupa turuna katılın, hayata bakışınız değişsin!

Sosyal Medyada Paylaşın

BLOG KATEGORİ