Tokyo’da Konuşulan Diller | İngilizce ile Gezinmek Mümkün mü?

Tokyo, dünyanın en modern ve aynı zamanda en geleneksel şehirlerinden biri olarak, ilk kez gelen ziyaretçiler için dil konusunda endişe yaratabilir. Bu rehber, Tokyo'da konuşulan diller, İngilizce bilmenin pratikte ne kadar yeterli olduğu ve turist olarak nasıl iletişim kurabileceğiniz konusunda kapsamlı bilgiler sunmayı amaçlamaktadır. Avrupa Rüyası ile Tokyo'nun labirent gibi sokaklarında kaybolmadan, kendinizi rahat hissederek şehri keşfedin.

Tokyo'nun Resmi Dili ve Dilin Toplumdaki Yeri

Tokyo'nun ve tüm Japonya'nın tek resmi dili Japoncadır. Dil, toplumun kültürel dokusuna derinden işlemiştir ve nezaket, hiyerarşi ve sosyal uyum gibi kavramlar dilin kendisinde ve kullanımında belirgindir. Japonca, Çince karakterlerden ve iki hece alfabesinden oluşan karmaşık bir yazı sistemine sahiptir. Günlük hayatta, özellikle tabela ve menülerde bu üç sistem bir arada kullanılır.Dilin toplumdaki yeri, yabancılar için iletişimi bir kat daha zorlaştırabilir. Japonlar, kendi dillerini çok iyi konuşamadıkları için yabancılarla iletişim kurmaktan genellikle çekinirler. Bu, kabalıktan değil, hataya düşmekten, karşı tarafı yanlış anlamaktan veya onlara yanlış bilgi vermekten duydukları derin endişeden kaynaklanır. Bu nedenle, bir turist olarak basit Japonca ifadeler öğrenmek, yalnızca pratik değil, aynı zamanda nezaket göstergesi olarak da büyük bir fark yaratacaktır.

Tokyo'da İngilizce Bilme Oranı ve Genel Durum

Tokyo'da, özellikle genç nesil ve turizmin yoğun olduğu merkezi bölgelerde, İngilizce bilme oranı giderek artmaktadır. Ancak, genel olarak akıcı İngilizce konuşabilen Japonların sayısı hala sınırlıdır. Eğitim sisteminde İngilizce zorunlu bir ders olmasına rağmen, ağırlıklı olarak gramer ve okumaya dayalı olduğu için konuşma pratiği eksik kalır. Bu nedenle, bir Japon ile İngilizce konuşmaya çalıştığınızda, sizi anlayabilir ancak karmaşık bir cevap vermekte veya telaffuzundan emin olmadığı kelimeleri söylemekte zorlanabilir. Pratikte, otellerin, havalimanlarının ve büyük tren istasyonlarının resepsiyonlarında, uluslararası marka mağazalarında ve turistik noktalardaki bilgi ofislerinde temel düzeyde İngilizce konuşan personel bulma şansınız yüksektir. Bununla birlikte, yerel bir restoranda, küçük bir dükkanda veya banliyö treninde, İngilizce bilen birine rastlamak daha zordur. İngilizce ile Tokyo'da gezinmek mümkündür, ancak sabır, jest-mimik kullanımı ve teknolojik yardımlar gerektirir.

Turistik Bölgelerde İngilizce Kullanımı

Shibuya, Shinjuku, Ginza, Roppongi ve Asakusa gibi büyük turistik bölgeler, yabancı ziyaretçilere alışkındır ve bu nedenle İngilizce iletişim kurma şansınız daha yüksektir. Özellikle Shibuya ve Shinjuku'daki büyük elektronik mağazaları ve Ginza'daki lüks butikler, genellikle Çince ve Korece de konuşabilen çok dilli personel istihdam eder. Popüler tapınaklar ve müzelerde İngilizce açıklamalı broşürler ve tabelalar bulunur.Ancak, "turistik bölge" kavramı bile garantili değildir. Yan sokaklara adım attığınızda veya yerel müşterisi olan küçük bir ramen dükkanına girdiğinizde, iletişim tamamen temel Japonca ve işaret diline kalabilir. Turistik bölgelerdeki metro ve tren istasyonlarının gişelerinde bile personelin İngilizcesi sınırlı olabilir. Bu nedenle, turistik alanlarda dahi, önemli sorularınızı yazılı olarak sormak veya telefonunuzdaki çeviri uygulamasını hazır bulundurmak akıllıca olacaktır.

Ulaşımda Dil Kullanımı: Metro, Tren ve Otobüsler

Tokyo'nun devasa metro ve tren ağı, ilk bakışta göz korkutucu olsa da, aslında yabancılar için şaşırtıcı derecede sezgisel ve İngilizce-dostudur. Tüm istasyon isimleri hem Japonca karakterlerle (Kanji) hem de Latin alfabesiyle (Romaji) yazılır. Örneğin, "渋谷" aynı zamanda "Shibuya" olarak da işaretlenmiştir. Hatlar renkler ve harflerle kodlanmıştır ve İngilizce haritaları mevcuttur. Otomatik bilet makinelerinin çoğu İngilizce dil seçeneği sunar. Ancak, otobüslerde ve bazı banliyö tren hatlarında İngilizce anonslar sınırlı olabilir. Taksi şoförlerinin İngilizce bilme ihtimali oldukça düşüktür. Bu durumda, gideceğiniz yerin adresini veya telefon numarasını Japonca yazılı olarak göstermek en etkili yöntemdir. JR Pass gibi turist kartlarınızı veya biletlerinizi gişede alırken, personelin temel İngilizce prosedür kelimelerini bildiğini göreceksiniz. Navigasyon için Google Maps veya Japan Official Travel App uygulamaları İngilizce olarak mükemmel çalışır.

Alışveriş ve Restoranlarda İletişim Kurma Yolları

Tokyo'da alışveriş yaparken, büyük departman mağazalarında (Mitsukoshi, Isetan) ve elektronik mağazalarında İngilizce konuşan danışmanlar bulabilirsiniz. Fiyat etiketleri genellikle rakamlardan oluştuğu için evrenseldir. Satın alma işleminin kendisi, işaret dili ve basit kelimelerle (kredi kartı için "creditcard?" diye sorabilirler) halledilebilir. Küçük dükkanlarda ise iletişim daha çok beden dili ve hesap makinesi üzerinden fiyat göstererek kurulur. Tokyo restoranlarında durum biraz daha karmaşıktır. Turistik ramen veya suşi zincirlerinde İngilizce menü veya fotoğraflı menüler olabilir. Ancak, otantik ve yerel bir deneyim sunan küçük restoranlarda sadece Japonca menü bulunur. Bu, Tokyo'da yemek yemenin en büyük zorluklarından biridir. Bu durumda, çeviri uygulamanızın kamera özelliği (Google Translate'in "Lens" i) hayat kurtarıcıdır. Ayrıca, "omakase" (şefin seçimi) diyerek kontrolü şefe bırakabilir veya diğer masalardaki yemekleri işaret ederek sipariş verebilirsiniz. "Sumimasen" (affedersiniz) ve "arigatougozaimasu" (teşekkür ederim) gibi temel ifadeler çok değerlidir.

Acil Durumlarda İngilizce Destek ve İletişim

Tokyo, dünyanın en güvenli şehirlerinden biri olsa da, acil durumlarda İngilizce destek alabilmek önemlidir. Acil numaralararandığında, operatörler genellikle temel İngilizce anlayabilir veya hattı İngilizce konuşan bir personele bağlayabilir. Büyük hastanelerin ve polis karakollarının (koban) bazılarında, sınırlı da olsa İngilizce konuşan personel bulunur. Ancak, bu kesin bir garanti değildir. En iyi yaklaşım, önceden hazırlıklı olmaktır. Otel resepsiyonunuzun telefon numarasını ve adresini Japonca olarak yanınızda taşıyın. Japonya'nın Ulusal Turizm Örgütü (JNTO)'nün 24 saat İngilizce turist destek hattı (050-3816-2787) bulunmaktadır. Ayrıca, akıllı telefonunuza, acil durum cümlelerini önceden çevirmiş olarak kaydetmek çok faydalı olabilir. Otelinizden bu tür durumlar için tavsiye almak da her zaman iyi bir fikirdir.

Temel Japonca İfadeler ve Nezaket Kuralları

Birkaç temel Japonca ifade öğrenmek, Tokyo deneyiminizi muazzam ölçüde zenginleştirecek ve yerel halkla iletişiminizi kolaylaştıracaktır. Sadece "Merhaba" (Konnichiwa), "Teşekkür ederim" (ArigatouGozaimasu), "Lütfen" (Onegaishimasu) ve "Affedersiniz" (Sumimasen) demek bile büyük bir olumlu etki yaratır. Restorana girerken "Irasshaimase!" (Hoş geldiniz!) şeklinde bağırılması karşısında şaşırmayın; bu geleneksel bir nezaket ifadesidir, cevap vermenize gerek yoktur, sadece hafifçe başınızı eğip gülümseyebilirsiniz. Japon nezaket kuralları, dil kadar önemlidir. Bir şey alırken veya verirken (kartvizit, para, hediye) her iki elinizi kullanmak saygı ifade eder. Ayakkabılarınızı, birinin evine, bazı geleneksel restoranlara (tatami odalı) ve tapınaklara girerken çıkarmanız beklenir. Yüksek sesle konuşmaktan ve telefonla konuşmaktan, özellikle toplu taşımada kaçının. Bu basit kurallara uymak, sadece bir turist değil, saygılı bir misafir olduğunuzu gösterir ve insanların size daha açık ve yardımsever davranmasını sağlar.

Teknolojik Çözümlerde Çeviri Uygulamaları ve Dijital Araçlar

Teknoloji, Tokyo'da dil engelini aşmak için en büyük müttefikinizdir. Google Translate, özellikle kamera (Lens) özelliği ile menüleri, tabelaları ve işaretleri gerçek zamanlı olarak çevirmek için paha biçilmezdir. Konuşma özelliği ise karşılıklı diyalog kurmanıza yardımcı olabilir. Ancak, Japonca'nın karmaşık dilbilgisi ve bağlama dayalı yapısı nedeniyle çeviriler her zaman %100 doğru olmayabilir, ancak anlamı kavramanız için yeterli olacaktır. VoiceTra (Ulusal Bilgi ve İletişim Teknolojileri Enstitüsü tarafından geliştirilmiş) gibi Japonca odaklı çeviri uygulamaları da oldukça iyi sonuçlar verir. Ayrıca, Papago uygulaması da Korece ve Japonca çevirilerde güçlüdür. Navigasyon için Google Maps veya Japan Travel by NAVITIME uygulamalarını kullanın. Halka açık yerlerde genellikle ücretsiz Wi-Fi ("Japan FreeWi-Fi" veya "7SPOT") bulunsa da, sürekli erişim için taşınabilir Wi-Fi cihazı (pocketWi-Fi) kiralamak en sorunsuz seçenektir. Bu cihazlar havalimanından kiralanabilir.

İşaret Dili ve Görsel İpuçlarının Önemi

Tokyo, görsel iletişim ve işaret dili konusunda inanılmaz derecede zengin bir şehirdir. Tren istasyonlarında, yönler renkli çizgiler ve oklar ile gösterilir. Restoranların çoğu, cam vitrinlerinde yemeklerin gerçekçi balmumu modellerini sergiler. Bu modelleri işaret ederek, kelime bile bilmeden kolayca sipariş verebilirsiniz. Tuvaletlerde ve halka açık alanlarda, talimatlar genellikle evrensel sembollerle anlatılır. Japonlar, yabancılarla iletişim kurarken beden dilini ve basit çizimleri anlamada ve kullanmada oldukça yeteneklidir. Bir yeri sormak istediğinizde, haritada işaret edebilirsiniz. Bir ürünün fiyatını öğrenmek için hesap makinesi ekranına yazdırabilir veya parmaklarınızla gösterebilirsiniz. Gülümsemek ve sabırlı olmak, her türlü iletişimin anahtarıdır. Unutmayın, "Sumimasen" (Affedersiniz) diyerek birini durdurmak, yardım istemenin en kabul gören yoludur.

Eğitim ve İş Dünyasında İngilizcenin Rolü

Tokyo'nun iş dünyasında İngilizce, özellikle uluslararası şirketlerde ve finans sektöründe (Marunouchi, Otemachi bölgeleri) giderek daha yaygın hale gelmektedir. Büyük Japon şirketleri, küresel rekabet nedeniyle çalışanlarından İngilizce yeterlilik talep etmektedir. Ancak, geleneksel Japon şirketlerinde ve KOBİ'lerde iletişim hala tamamen Japonca'dır. Yabancı bir iş insanı olarak Tokyo'da çalışmak, genellikle en azından orta düzeyde Japonca bilgisini gerektirir. Yüksek öğretimde ise, özellikle Tokyo Üniversitesi, Waseda Üniversitesi ve Keio Üniversitesi gibi prestijli kurumlarda, uluslararası öğrenciler için tamamen İngilizce olarak verilen programların sayısı artmaktadır. Ancak, kampüs dışındaki günlük yaşamda Japonca hâlâ gereklidir. Dil okulları (Japonca okulları) Tokyo'da oldukça yaygındır ve yabancı öğrenciler ve profesyoneller tarafından yoğun ilgi görür. İş veya eğitim amacıyla uzun süreli kalmayı planlıyorsanız, Japonca öğrenmeye başlamak kaçınılmazdır.

Uluslararası Topluluk ve Çok Dilli Hizmetler

Tokyo, büyük ve çeşitli bir uluslararası topluluğa ev sahipliği yapar. Minato, Shibuya ve Setagaya semtleri özellikle yabancı sakinleriyle bilinir. Bu bölgelerde, İngilizce konuşan doktorlar, avukatlar, emlakçılar ve diğer hizmet sağlayıcıları bulmak daha kolaydır. Uluslararası okullar, ibadethaneler ve süpermarketler bu toplulukların ihtiyaçlarını karşılar.Ayrıca, Tokyo Metropoliten Hükümeti ve çeşitli belediyeler, çok dilli destek hizmetleri sunar. Tokyo İngilizce Yaşam Hattı (03-5320-7744) günlük yaşam soruları için danışmanlık sağlar. Hükümet binalarında ve belediye ofislerinde, İngilizce konuşan personel veya telefonla tercüman hizmeti bulunabilir. Turistler için, JNTO'nun Turist Bilgi Merkezleri (Tokyo Station, Shinjuku, Haneda Havalimanı'nda) İngilizce haritalar, broşürler ve kişisel danışmanlık sunar. Bu merkezler, planlama yapmak için ilk durak olmalıdır.

Medya ve Eğlence Dünyasında Dil Çeşitliliği

Tokyo'nun medya ve eğlence sektöründe, dil çeşitliliği sınırlıdır. Yerel televizyon yayınları ve gazeteler neredeyse tamamen Japonca'dır. Ancak, uluslararası otel zincirlerinin televizyonlarında BBC World, CNN gibi İngilizce haber kanalları bulunur. Ayrıca, sinemalarda (özellikle büyük şehir merkezlerindeki) Hollywood filmleri genellikle orijinal dilinde (İngilizce) Japonca altyazılı olarak gösterilir. Müzik ve tiyatro performansları için durum benzerdir. Pop konserleri Japoncadır, ancak uluslararası sanatçılar sıklıkla Tokyo'yu ziyaret eder. Kabuki tiyatrosu gibi geleneksel performanslar için, bazı tiyatrolar İngilizce sesli rehber kiralamayı sağlar. Kitapçılarda geniş İngilizce kitap bölümleri bulunabilir. Eğlence anlamında, dil engeli, yabancıların Japon pop kültürünün derinliklerine dalmasını zorlaştırabilir, ancak görsel şovlarve evrensel temalı müzeler bu engeli aşmanıza yardımcı olur.

Tapınak ve Müze Ziyaretlerinde Dil Desteği

Tokyo'daki tarihi tapınaklar (Senso-ji gibi) ve müzeler, yabancı ziyaretçilere oldukça uyumludur. Büyük tapınaklarda, İngilizce açıklamalı broşürler ve bazen tabelalar bulunur. İbadet ritüelleri genellikle resimlerle anlatılır. Müzelerin büyük çoğunluğunda sergi açıklamalarının İngilizce çevirileri mevcuttur. Sesli rehberler genellikle İngilizce dahil birkaç dil seçeneği sunar ve mutlaka kiralanmalıdır. Bazı daha küçük veya özel müzelerde İngilizce açıklamalar sınırlı olabilir. Ancak, görsel sanat müzeleri evrensel bir dil konuşur. Tapınak ziyaretlerinde, dualar ve adaklar için belirli bir Japonca ifade bilmek gerekmez; saygılı bir tavır ve gözlem yapmak yeterlidir. İbadethanelerde sessiz olmak ve fotoğraf çekim kurallarına uymak, dil bilmekten daha önemlidir. Tapınak görevlileri genellikle İngilizce konuşamaz, ancak temel sorularınızı işaretlerle anlayabilirler.

Uzun Süreli Konaklamalar İçin Dil Öğrenme Şartı

Tokyo'da bir akademik dönem, iş kontratı veya daha uzun sürelibir konaklama planlıyorsanız, temel Japonca öğrenmek bir tercihten ziyade bir gereklilik haline gelir. Günlük işlerinizi (kira sözleşmesi imzalamak, fatura ödemek, doktor randevusu almak, arkadaş edinmek) halledebilmek için Japonca bilgisi olmazsa olmazdır. Sadece İngilizce ile hayatınızı sürdürmek mümkün olsa da, bu sizi uluslararası balonun içine hapseder ve gerçek Japon kültürü ve toplumuyla bağ kurmanızı ciddi şekilde sınırlar. Japonya'da dil okulları oldukça yapılandırılmıştır ve yoğun programlar sunar. Ayrıca, belediyelerin ve toplum merkezlerinin çoğu, ücretsiz veya çok uygun fiyatlı başlangıç seviyesi Japonca dersleri verir. Uzun süreli ikamet edenler için, Japonca öğrenmek yalnızca pratik bir zorunluluk değil, aynı zamanda ülkeye ve kültürüne saygı göstermenin ve yaşam deneyiminizi zenginleştirmenin bir yoludur. Japonca bilgisi, Tokyo'yu bir turistin gözünden değil, bir sakinin gözünden görmenizi sağlar.

Avrupa Rüyası ile Tokyo'da Dil Engeli Olmaksızın Keşif Yolculuğu

Avrupa Rüyası olarak, Tokyo gibi büyülü bir şehirde dilin bir engel değil, bir köprü olması gerektiğine inanıyoruz. Turlarımızı tasarlarken, rehberlerimizin akıcı Japonca ve İngilizce bilgisiyle sizi şehrin kalbine taşıyacağından emin oluyoruz. Bizimle seyahat ettiğinizde, karmaşık metro hatlarını çözmek, sadece Japonca menülere sahip gizli restoranlarda yer bulmak veya bir tapınakta geleneksel bir ritüeli anlamak artık endişe konusu değildir. Tokyo tur rehberimiz, sizin için tercüman, kültür elçisi ve yerel uzman rolünü üstlenir. Siz, sadece anın keyfini çıkarın ve Tokyo'nun sunduğu olağanüstü deneyimlere odaklanın. Avrupa Rüyası ile Tokyo'yu keşfederken, dil engeli, önceden hazırlanmış planlarımız, profesyonel rehberlik hizmetimiz ve detaylı bilgilendirmelerimiz sayesinde ortadan kalkar. Biz, sizi Shibuya'nın kalabalık çapraz geçidinden, sessiz bir tapınak bahçesine, en son teknoloji fuarından, yüzyıllık bir çay seremonisine sorunsuz bir şekilde götürürüz. Hayalinizdeki Tokyo seyahati deneyimini, dil kaygısı olmadan yaşamak için Avrupa Rüyası ile yola çıkın. Unutulmaz anılar biriktirmenize tanıklık etmek için buradayız.

4020+ kez okundu.

Avrupa Rüyası’ndan İlk Sen Haberdar Ol!

Yeni turlar, özel fırsatlar ve ilham verici seyahat içerikleri için e-posta listemize katıl!

85 ülke, 220 şehir

gezisi gerçekleştirdik.

15 bin gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.

20 bin

gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.

5.63 milyon

KM yol katettik.

7/24 Destek Hattı

8B+

4.8 değerlendirme

Merak Ettikleriniz

Yardım Merkezi

Avrupa Rüyası ile ekonomik bir şekilde tek seferde birçok ülkeyi keşfedin! Ekstra tur ücreti yok, tüm geziler fiyata dahil. Profesyonel kokartlı rehberler, konforlu oteller ve benzersiz rotalar ile Avrupa’yı en keyifli şekilde yaşayın. 

Tur sayfasındaki “Başvuru Yap” formunu doldurun ve seyahat sözleşmesini onaylayın. İlk taksiti ödediğinizde kaydınız tamamlanır ve Avrupa Rüyası’yla yolculuğunuz başlar!

Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası’nda tek başına katıldığınızda 1000 Euro’ya varan single farkı uygulanmaz. Sizi, mesleğinize ve yaşınıza uygun bir katılımcı ile eşleştiririz; böylece ek ücret ödemeden konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz. 

Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası, “tüm ekstra turlar dahil” anlayışıyla hareket eder ve sizden hiçbir ekstra tur ücreti talep etmez. Turlarımızdaki tüm ekstra geziler katılımcılarımıza hediye olarak dahildir.

Avrupa Rüyası, herkesin Avrupa’yı keşfedebilmesi için ekonomik turlar sunar. Tüm rotalarımız, katılımcıların en uygun maliyetle en fazla deneyimi yaşaması hedefiyle hazırlanır. Tur ücretleri; toplam tur süresi, konaklama sayısı, gezilen şehirler ve sezona göre değişiklik gösterebilir. Kısacası, Avrupa Rüyası ile en uygun fiyatla Avrupa’yı gezmek mümkün!

Hayır, gerekmiyor. Avrupa Rüyası turlarında yabancı dil bilme şartı yoktur. Tur boyunca yabancı dil bilen profesyonel kokartlı rehberlerimiz size her şehirde eşlik eder ve ihtiyaç duyduğunuzda yardımcı olur. Günlük ifadeleri bilmeniz gezinizde kolaylık sağlar, ancak bilmeseniz de hiç sorun değil rehberlerimiz her adımda yanınızda! 

Avrupa Rüyası turlarındaki tüm zaman planlamaları, uzman operasyon birimimiz tarafından önceden test edilip en verimli şekilde hazırlanmıştır. Her şehirde geçirilen süre; şehrin büyüklüğü, popülerliği ve görülmesi gereken yerlerin yoğunluğuna göre belirlenir. Böylece zamanınızı en iyi şekilde değerlendirir, her sabah yeni bir şehirde uyanmanın keyfini yaşarsınız.

Kesinlikle hayır! Avrupa Rüyası turları sıcak ve samimi bir aile ortamında gerçekleşir. Tek başına katılsanız bile kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurar, birlikte keşfetmenin keyfini yaşarsınız. Ayrıca size yaşınıza ve profilinize uygun bir oda ve koltuk arkadaşı eşleştirilir. Yani bu yolculukta asla yalnız kalmazsınız!

Avrupa Rüyası turlarında şehirleri profesyonel kokartlı rehberlerimizle gezersiniz. Her şehre varmadan önce otobüste bilgilendirme yapılır, ardından rehber eşliğinde şehir turu gerçekleştirilir. Tarihi yerleri gezer, rehberimizden öneriler alır ve sonrasında verilen serbest zamanda şehri kendi temponuzda deneyimleyebilirsiniz. 

Avrupa Rüyası turlarında her katılımcı 1 orta boy valiz ve 1 sırt çantası getirebilir. Otobüslerde bagaj alanı sınırlı olduğu için büyük boy valizler kabul edilmez. Uçaklı turlarda valiz kilo sınırı, tur öncesinde yol danışmanları tarafından paylaşılır. Tur öncesi size gönderilecek “Bilin İstedik” listesinde, valizinizde bulunması gereken eşyalar detaylı olarak yer alır. Gündüz otobüste ihtiyaç duyabileceğiniz eşyaları sırt çantanıza almayı unutmayın.

Avrupa Rüyası turlarında ekstra tur ücreti alınmaz, bu nedenle harcamalar tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Yemek, alışveriş ve kişisel ihtiyaçlar için 1 haftalık turlarda ortalama 600–700 Euro, 10 günlük turlarda ise 1000 Euro civarı cep harçlığı yeterlidir. Tur öncesinde yol danışmanlarımız size, yanınıza almanız gerekenleri içeren “Bilin İstedik” listesini iletecektir. Yurtdışında nakit Euro veya uluslararası geçerli kredi kartlarıyla da harcama yapabilirsiniz. 

Güvenli Ödeme Altyapısı

Güvenli, 3D destekli online ödeme sistemi

Esnek Ödeme Seçenekleri

Bütçene uygun ödeme planı ile hayalindeki tura çık.

7/24 Destek Hattı

Seyahat öncesi ve sırasında bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz.

Tur Öncesi Hazırlık Rehberi

Vize süreci, valiz listesi, önemli ipuçları ve daha fazlası.

Avrupa Rüyası Güvencesi

Bugüne kadar 19.000’den fazla gezginle Avrupa’yı keşfettik.

Esnek Tarihler

Planlar değişebilir, biz daima buradayız.