85 ülke, 220 şehir
gezisi gerçekleştirdik.
Güney Amerika denildiğinde çoğu gezginin aklına önce And Dağları, Patagonya’nın uçsuz bucaksız doğası ya da Latin ritimleri gelir. Ancak bu büyülü kıtanın en güçlü keşif yollarından biri mutfağıdır. Özellikle Şili mutfağı, sadeliği, doğallığı ve coğrafi çeşitliliğiyle Güney Amerika gastronomisinin en rafine örneklerini sunar. Pasifik Okyanusu’ndan And Dağları’na, çöllerden verimli vadilere uzanan bu uzun ve ince ülke, sofralara da aynı çeşitliliği taşır.
Bu yazıda Şili mutfağı, en ikonik lezzetleri olan empanada, pastel de choclo, asado ve Şili deniz ürünleri üzerinden tüm detaylarıyla ele alınacak. Şili’de ne yenir, Şili yemek kültürü nasıldır, hangi lezzetler mutlaka denenmelidir gibi soruların cevaplarını bulurken, kendinizi bu ülkenin sokaklarında, pazarlarında ve sofralarında hayal edeceksiniz.
Şili mutfağı, ülkenin benzersiz coğrafyasının bir yansımasıdır. Dünyanın en uzun ülkelerinden biri olan Şili, kuzeyde Atacama Çölü’nden güneyde buzullara kadar uzanır. Bu durum, kullanılan malzemelerin ve pişirme tekniklerinin çeşitlenmesini sağlar.
Şili yemek kültürü üç ana etkiden beslenir:
Mısır, patates, deniz ürünleri, kırmızı et ve bakliyat, Şili sofralarının temelini oluşturur. Baharat kullanımı abartılı değildir; lezzet, malzemenin doğallığından gelir. Bu yönüyle Şili mutfağı, sade ama derin aromalara sahip bir gastronomi sunar.
Şili’de yemek saatleri, yalnızca açlığı gidermek için değildir. Özellikle öğle ve akşam yemekleri, günün en önemli sosyal anlarıdır. Aile bireyleri aynı sofrada buluşur, tabaklar aceleyle toplanmaz. Yemek yavaş yenir, sohbet uzar. Bu durum, Şili mutfağının ruhunu anlamak için kritik bir detaydır. Bir empanada bile ayaküstü yenirken dahi sohbet eşliğinde tüketilir. Şili’de sofraya oturduğunuzda, zamanın ritmi değişir; hayat biraz daha sakin akar.
Şili mutfağının en çarpıcı özelliklerinden biri, sokak lezzetleri ile ev yemekleri arasındaki sınırın neredeyse yok olmasıdır. Sokakta yediğiniz empanada, bir Şilili annenin evde hazırladığı empanadadan çok da farklı değildir. Pastel de choclo, restoran menüsünde yer alsa da asıl lezzetini ev fırınlarında bulur. Bu samimiyet, Şili mutfağını lüks değil; içten ve gerçek kılar. Yediğiniz her lokmada ev sıcaklığını hissetmeniz tesadüf değildir.
Şili mutfağı hakkında okumak iştah açıcıdır; ancak onu yerinde deneyimlemek bambaşka bir boyuttur. Sokakta empanada yerken duyduğunuz sesler, asado ateşinin kokusu, Pasifik kıyısında yenen taze balık… Bunlar ancak seyahatle anlam kazanır.
İşte tam bu noktada Avrupa Rüyası Güney Amerika Turu, Şili mutfağını yalnızca tanıtan değil, yaşatan bir deneyim sunar. Planlı rotalar, yerel lezzet durakları ve kültürel anlatımlarla Şili’yi yüzeysel değil; derinlemesine keşfetme imkânı sağlar. Eğer bir seyahatten damağınızda iz, hafızanızda hikâye kalmasını istiyorsanız, Şili mutfağıyla tanışmanın en doğru yolu Avrupa Rüyası ile Güney Amerika’ya adım atmaktır.
Empanada, yalnızca Şili’nin değil, tüm Güney Amerika’nın en bilinen yiyeceklerinden biridir. Ancak Şili empanadası, iç harcı ve pişirme yöntemiyle kendine özgü bir karakter taşır.

Şili’de en yaygın empanada türü Empanada de Pinodur. İçerisinde:
Empanadalar genellikle fırında pişirilir. Kızartma nadiren tercih edilir. Özellikle 18 Eylül Şili Bağımsızlık Günü kutlamalarında empanada, ulusal bir sembol hâline gelir.
Şili’ye seyahat eden bir gezgin için empanada yemek, kültüre doğrudan temas etmek anlamına gelir.
Pastel de Choclo, Şili mutfağının en özgün ve ev yapımı ruhunu yansıtan yemeklerinden biridir. Türk mutfağındaki fırın yemeklerini andıran bu lezzet, mısırın başrolde olduğu bir Şili klasiğidir.
Bu yemek, iki katmandan oluşur:
Alt katman:
Üst katman:
Fırında pişirilen pastel de choclo, tatlı ve tuzlu lezzetlerin kusursuz uyumunu sunar. Özellikle yaz aylarında, taze mısırın bol olduğu dönemlerde daha sık tüketilir.
Mısır, Mapuche kültüründen miras kalan temel bir üründür. Pastel de choclo da bu kültürel devamlılığın en güzel örneklerinden biridir.
Güney Amerika’da et, yalnızca bir besin değil; bir sosyalleşme biçimidir. Asado, Şili’de aileleri ve arkadaşları bir araya getiren bir gelenektir.
Şili asadosu genellikle:

Asado bir restoranda yenmekten çok, ev bahçelerinde veya açık alanlarda yapılır. Uzun sofralar kurulur, sohbet uzar ve yemek saatlerce sürebilir. Bu yönüyle Şili mutfağı, yemek üzerinden bağ kurmayı öğretir.
Şili Deniz Ürünleri: Pasifik Okyanusu’nun Sofraya Yansıması
Şili, dünyanın en uzun Pasifik kıyılarından birine sahiptir. Bu durum, Şili deniz ürünlerini mutfağın vazgeçilmez unsuru hâline getirir.
Şili’de balık ve deniz ürünleri son derece tazedir. Özellikle Valparaíso ve Puerto Montt gibi kıyı şehirlerinde deniz ürünleri adeta günlük ritüelin parçasıdır.
Şili cevichesi, Peru versiyonuna göre daha hafif ve sade hazırlanır. Balığın doğal lezzeti ön plandadır. Bu da Şili mutfağının genel yaklaşımını yansıtır.
Ana yemekler kadar tatlılar da Şili mutfağının önemli bir parçasıdır.
Öne çıkan tatlılar:
İçeceklerde ise:
Şili’de yemek, aceleye getirilmez. Sofralar uzundur, sohbet boldur. Yerel pazarlarda alışveriş yapmak, balıkçılarla konuşmak ve küçük restoranlarda yemek yemek, seyahatin en keyifli anlarını oluşturur.
Bu nedenle Şili mutfağını keşfetmek, yalnızca lezzet değil, kültür keşfidir.
Şili mutfağı hakkında ne kadar okursanız okuyun, bu lezzetlerin gerçek ruhu ancak yerinde keşfedilir. Santiago’nun sokaklarında empanada yemek, Pasifik kıyısında taze deniz ürünleri tatmak, Şili bağlarında şarap içmek bambaşka bir deneyimdir.
Avrupa Rüyası tur acentesinin Güney Amerika turu, Şili’yi yalnızca gezilecek bir destinasyon olarak değil; yaşanacak bir kültür olarak sunar. Rehberli gastronomi durakları, yerel restoranlar ve özgün rota planlaması sayesinde Şili mutfağını tüm duyularınızla keşfetme fırsatı yakalarsınız.
Eğer bir yolculukta yalnızca fotoğraf çekmek değil, tatmak, hissetmek ve anlamak istiyorsanız; Avrupa Rüyası Güney Amerika Turu ile Şili mutfağının kalbine doğru unutulmaz bir yolculuğa çıkmanın tam zamanı.
4000+ kez okundu.Yeni turlar, özel fırsatlar ve ilham verici seyahat içerikleri için e-posta listemize katıl!
gezisi gerçekleştirdik.
gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.
KM yol katettik.
4.8 değerlendirme
Avrupa Rüyası ile ekonomik bir şekilde tek seferde birçok ülkeyi keşfedin! Ekstra tur ücreti yok, tüm geziler fiyata dahil. Profesyonel kokartlı rehberler, konforlu oteller ve benzersiz rotalar ile Avrupa’yı en keyifli şekilde yaşayın.
Tur sayfasındaki “Başvuru Yap” formunu doldurun ve seyahat sözleşmesini onaylayın. İlk taksiti ödediğinizde kaydınız tamamlanır ve Avrupa Rüyası’yla yolculuğunuz başlar!
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası’nda tek başına katıldığınızda 1000 Euro’ya varan single farkı uygulanmaz. Sizi, mesleğinize ve yaşınıza uygun bir katılımcı ile eşleştiririz; böylece ek ücret ödemeden konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz.
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası, “tüm ekstra turlar dahil” anlayışıyla hareket eder ve sizden hiçbir ekstra tur ücreti talep etmez. Turlarımızdaki tüm ekstra geziler katılımcılarımıza hediye olarak dahildir.
Avrupa Rüyası, herkesin Avrupa’yı keşfedebilmesi için ekonomik turlar sunar. Tüm rotalarımız, katılımcıların en uygun maliyetle en fazla deneyimi yaşaması hedefiyle hazırlanır. Tur ücretleri; toplam tur süresi, konaklama sayısı, gezilen şehirler ve sezona göre değişiklik gösterebilir. Kısacası, Avrupa Rüyası ile en uygun fiyatla Avrupa’yı gezmek mümkün!
Hayır, gerekmiyor. Avrupa Rüyası turlarında yabancı dil bilme şartı yoktur. Tur boyunca yabancı dil bilen profesyonel kokartlı rehberlerimiz size her şehirde eşlik eder ve ihtiyaç duyduğunuzda yardımcı olur. Günlük ifadeleri bilmeniz gezinizde kolaylık sağlar, ancak bilmeseniz de hiç sorun değil rehberlerimiz her adımda yanınızda!
Avrupa Rüyası turlarındaki tüm zaman planlamaları, uzman operasyon birimimiz tarafından önceden test edilip en verimli şekilde hazırlanmıştır. Her şehirde geçirilen süre; şehrin büyüklüğü, popülerliği ve görülmesi gereken yerlerin yoğunluğuna göre belirlenir. Böylece zamanınızı en iyi şekilde değerlendirir, her sabah yeni bir şehirde uyanmanın keyfini yaşarsınız.
Kesinlikle hayır! Avrupa Rüyası turları sıcak ve samimi bir aile ortamında gerçekleşir. Tek başına katılsanız bile kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurar, birlikte keşfetmenin keyfini yaşarsınız. Ayrıca size yaşınıza ve profilinize uygun bir oda ve koltuk arkadaşı eşleştirilir. Yani bu yolculukta asla yalnız kalmazsınız!
Avrupa Rüyası turlarında şehirleri profesyonel kokartlı rehberlerimizle gezersiniz. Her şehre varmadan önce otobüste bilgilendirme yapılır, ardından rehber eşliğinde şehir turu gerçekleştirilir. Tarihi yerleri gezer, rehberimizden öneriler alır ve sonrasında verilen serbest zamanda şehri kendi temponuzda deneyimleyebilirsiniz.
Avrupa Rüyası turlarında her katılımcı 1 orta boy valiz ve 1 sırt çantası getirebilir. Otobüslerde bagaj alanı sınırlı olduğu için büyük boy valizler kabul edilmez. Uçaklı turlarda valiz kilo sınırı, tur öncesinde yol danışmanları tarafından paylaşılır. Tur öncesi size gönderilecek “Bilin İstedik” listesinde, valizinizde bulunması gereken eşyalar detaylı olarak yer alır. Gündüz otobüste ihtiyaç duyabileceğiniz eşyaları sırt çantanıza almayı unutmayın.
Avrupa Rüyası turlarında ekstra tur ücreti alınmaz, bu nedenle harcamalar tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Yemek, alışveriş ve kişisel ihtiyaçlar için 1 haftalık turlarda ortalama 600–700 Euro, 10 günlük turlarda ise 1000 Euro civarı cep harçlığı yeterlidir. Tur öncesinde yol danışmanlarımız size, yanınıza almanız gerekenleri içeren “Bilin İstedik” listesini iletecektir. Yurtdışında nakit Euro veya uluslararası geçerli kredi kartlarıyla da harcama yapabilirsiniz.
Güvenli, 3D destekli online ödeme sistemi
Bütçene uygun ödeme planı ile hayalindeki tura çık.
Seyahat öncesi ve sırasında bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz.
Vize süreci, valiz listesi, önemli ipuçları ve daha fazlası.
Bugüne kadar 19.000’den fazla gezginle Avrupa’yı keşfettik.
Planlar değişebilir, biz daima buradayız.