85 ülke, 220 şehir
gezisi gerçekleştirdik.
Kuzeyin Venedik’i, lalelerin anavatanı ve özgürlükler ülkesi Hollanda’ya hoş geldiniz. Avrupa Rüyası olarak, her yıl binlerce gezginimizi bu masalsı coğrafyayla buluşturmanın heyecanını yaşıyoruz. Kanalların huzur veren şırıltısı, tarihi binaların suya yansıyan siluetleri ve modern yaşamın o eşsiz uyumu, Hollanda’yı keşfetmeyi bekleyen bir hazineye dönüştürüyor. Bizimle çıktığınız bu Hollanda turları yolculuğunda, sadece popüler noktaları değil, o noktaların ruhunu da hissetmenizi istiyoruz. Sizler için hazırladığımız bu kapsamlı içerikte, adım adım ülkenin en güzel köşelerini gezeceğiz. Hazırsanız, Avrupa Rüyası otobüslerindeki yerinizi şimdiden ayırtmış gibi hissedin ve bu keyifli rehberin tadını çıkarın. Hollanda’da gezilecek yerler listesi ve Hollanda’nın en büyüleyici 20 durağı aşağıda yer almaktadır.
Amsterdam’ın kültür ve sanatla atan kalbi Müzeler Meydanı'nda yer alan Rijksmuseum, sadece Hollanda’nın değil, dünyanın da en önemli sanat müzelerinden biridir. Avrupa Rüyası ile gerçekleştirdiğimiz turlarda, sanatsever misafirlerimizin en çok etkilendiği durakların başında gelen bu müze, ihtişamlı mimarisiyle daha içeri girmeden sizi büyüler. Hollanda Müzeleri denildiğinde akla gelen ilk isim olan Rijksmuseum, 800 yıllık bir tarihe tanıklık etmenizi sağlar. İçerisinde Rembrandt’ın dünyaca ünlü Gece Devriyesi tablosundan Vermeer’in Sütçü Kız eserine kadar Hollanda Altın Çağı’nın en nadide parçalarını barındırır. Biz, misafirlerimize bu müzeyi gezerken sadece tablolara bakmalarını değil, o dönemin atmosferini solumalarını tavsiye ediyoruz. Geniş koridorlarında kaybolurken, tarihin tozlu sayfaları arasında bir zaman yolculuğuna çıkacak ve sanatın gücünü iliklerinize kadar hissedeceksiniz.
Tarihin en hüzünlü hikayelerinden birine ev sahipliği yapan Anne Frank Evi, Amsterdam’ın Prinsengracht kanalının kenarında sessiz bir tanık gibi durur. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi zulmünden kaçan Frank ailesinin iki yıl boyunca saklandığı bu ev, günümüzde milyonlarca ziyaretçinin duygusal anlar yaşadığı bir müzeye dönüştürülmüştür. Amsterdam Gezilecek Yerler listesinin belki de en anlamlı durağı olan bu evde, Anne’nin o meşhur günlüğünü yazdığı odayı gördüğünüzde boğazınızın düğümlendiğini hissedeceksiniz. Avrupa Rüyası olarak biz, bu noktayı sadece turistik bir ziyaret olarak değil, insanlık tarihinden ders çıkarılması gereken bir deneyim olarak görüyoruz. Duvarlardaki fotoğraflar, orijinal eşyalar ve o dönemin klostrofobik atmosferi, özgürlüğün ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatır.
Şehrin hareketli yapısından biraz olsun uzaklaşmak ve doğanın kucağında nefes almak istediğinizde, Vondelpark kollarını açarak sizi karşılar. Amsterdamlıların arka bahçemiz dediği bu devasa park, yemyeşil çimleri, göletleri ve ağaçlı yollarıyla huzurun adresidir. Hollanda'da En İyi Gezilecek Yerler arasında doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için vazgeçilmez bir rota olan Vondelpark, özellikle güneşli günlerde cıvıl cıvıl bir atmosfere bürünür. Biz turlarımızda misafirlerimize, müze gezilerinin yorgunluğunu atmaları için burada kısa bir yürüyüş yapmalarını veya çimlere uzanıp gökyüzünü izlemelerini öneriyoruz. Parkın içindeki heykelleri incelemek, bisiklet süren yerel halkı izlemek ve o dingin enerjiyi hissetmek, Hollanda seyahatinizin en keyifli anlarından biri olacaktır.

Renklerin efendisi, post empresyonizmin dahi ressamı Vincent van Gogh’un dünyasına adım atmaya hazır olun. Rijksmuseum’un hemen yakınında bulunan Van Gogh Müzesi, sanatçının hayatına ve eserlerine adanmış en kapsamlı koleksiyona ev sahipliği yapar. Hollanda Gezilecek Yerler rotamızın en renkli duraklarından biri olan bu müzede, Ayçiçekleri, Yatak Odası ve sayısız otoportresini yakından görme şansı bulacaksınız. Sanatçının fırça darbelerindeki duyguyu, mektuplarındaki samimiyeti ve hayatındaki trajediyi bu müzede derinlemesine keşfedebilirsiniz. Avrupa Rüyası rehberlerinin anlatımlarıyla daha da anlam kazanan bu ziyaret, sanatın iyileştirici gücüne olan inancınızı tazeleyecek. Müzenin modern tasarımı ve eserlerin kronolojik sunumu, Van Gogh’un sanatsal gelişimini anlamanızı kolaylaştırır.
Amsterdam’ın sıfır noktası, şehrin en canlı ve en kaotik merkezi şüphesiz Dam Meydanı’dır. Kraliyet Sarayı’nın tüm ihtişamıyla yükseldiği, Nieuwe Kerk’in tarihe meydan okuduğu bu alan, her daim hareketlidir. Hollanda Şehir Turu deneyiminin başlangıç veya bitiş noktası olan Dam Meydanı, sokak sanatçılarının gösterileri, güvercinlerin uçuşu ve turistlerin neşeli kalabalığıyla doludur. Bizimle birlikte bu meydanda durup etrafınıza baktığınızda, Amsterdam’ın yüzyıllar içindeki değişimini ve kozmopolit yapısını net bir şekilde görebilirsiniz. Madame Tussauds Müzesi’ne ev sahipliği yapması ve ünlü alışveriş caddelerine açılması nedeniyle, Dam Meydanı her gezginin yolunun mutlaka düştüğü, şehrin nabzının attığı yerdir.
Bahar aylarında Hollanda’da olmanın en büyük ayrıcalığı, dünyanın en büyük ve en ünlü çiçek bahçesi olan Keukenhof’u ziyaret edebilmektir. Milyonlarca lalenin, sümbülün, nergisin ve orkidenin oluşturduğu o muazzam renk cümbüşü, kelimelerle tarif edilemeyecek kadar büyüleyicidir. Keukenhof Bahçeleri sadece bir bahçe değil, adeta bir sanat eseridir. Her yıl farklı bir temayla düzenlenen bu bahçelerde yürürken, kendinizi bir masal diyarında hissedersiniz. Avrupa Rüyası olarak bahar turlarımızda mutlaka yer verdiğimiz Keukenhof Bahçeleri Turu, fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler sunar. Doğanın uyanışına şahit olmak, o mis gibi çiçek kokularını içine çekmek ve rengarenk lale tarlaları arasında kaybolmak, hayatınız boyunca unutamayacağınız bir görsel şölendir.
Amsterdam’ı Amsterdam yapan, şehre o romantik ve nostaljik havayı katan en önemli unsur şüphesiz kanallarıdır. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu su yolları, şehri bir ağ gibi örer. Bir Hollanda Kanal Turu yapmadan Hollanda’dan dönmek, yemeğin tuzunu eksik bırakmak gibidir. Biz misafirlerimize şehri bir de su seviyesinden görmelerini şiddetle tavsiye ediyoruz. Tekneyle kanallar arasında süzülürken, 17. yüzyıldan kalma eğik kanal evlerini, süslü köprüleri ve bisikletleriyle işine giden insanları izlemek büyük bir keyiftir. Özellikle gün batımında veya akşam ışıkları yandığında, kanalların üzerine düşen yansımalar şehri büyüleyici bir atmosfere büründürür ve bu deneyim hafızalarınıza kazınır.
Hollanda denildiğinde gözünüzün önüne gelen o klasik yel değirmeni manzarasını canlı kanlı görmek istiyorsanız, istikametimiz Zaanse Schans. Burası, 18. ve 19. yüzyıl Hollanda yaşamını günümüze taşıyan, yaşayan bir açık hava müzesidir. Zaanse Schans Müzesi bölgesinde dolaşırken, hala aktif olarak çalışan tarihi yel değirmenlerini gezebilir, geleneksel peynir yapım atölyelerinde lezzetli tadımlar yapabilir ve meşhur Hollanda takunyalarının nasıl oyulduğunu izleyebilirsiniz. Şehrin hemen yanı başında olmasına rağmen bambaşka bir dünyaya adım attığınızı hissettiren bu bölge, Hollanda Turistik Noktalar arasında en fotojenik olanlardan biridir. Yeşil ahşap evlerin ve nehir kenarındaki değirmenlerin oluşturduğu pastoral manzara, size huzur dolu anlar yaşatacaktır.
Eğer yel değirmenlerine doyamadıysanız ve bu mühendislik harikalarının tarihini daha derinlemesine öğrenmek istiyorsanız, Kinderdijk sizi bekliyor. Hollanda Tarihi Yerler listesinin UNESCO koruması altındaki bu incisi, ülkenin suyla olan asırlık mücadelesini simgeler. 19 adet heybetli yel değirmeninin sıralandığı bu bölge, fotoğrafçılar ve doğa severler için adeta bir cennettir. Bizimle birlikte Kinderdijk’e geldiğinizde, sadece güzel bir manzara görmekle kalmaz, aynı zamanda Hollandalıların deniz seviyesinin altındaki toprakları nasıl kuruttuklarını ve tarıma kazandırdıklarını da öğrenirsiniz. Sazlıkların arasındaki yürüyüş yollarında ilerlerken rüzgarın sesini dinlemek ve bu devasa yapıların kanat çırpışlarını izlemek büyüleyicidir.

Geleneksel Hollanda kültürünü en saf haliyle yaşayabileceğiniz yerlerden biri olan Volendam, eski ve şirin bir balıkçı kasabasıdır. Sahil boyunca sıralanmış renkli evleri, hediyelik eşya dükkanları ve deniz ürünleri restoranlarıyla Volendam Balıkçı Köyü, turistlerin en sevdiği duraklardan biridir. Burada yerel halkın zaman zaman giydiği geleneksel kıyafetleri görebilir, limanda taze bir ringa balığı sandviçinin tadına bakabilirsiniz. Avrupa Rüyası ile gerçekleştirdiğimiz Volendam Balıkçı Köyü Turu sırasında, kasabanın dar sokaklarında kaybolmak ve o sıcak, samimi atmosferi solumak ruhunuzu dinlendirir. Peynir fabrikasını ziyaret edip Gouda ve Edam peynirlerinin nasıl yapıldığını görmek de bu gezinin en lezzetli bonuslarından biridir.
Volendam’dan keyifli bir feribot yolculuğuyla veya karayoluyla ulaşabileceğiniz Marken, zamanın durduğu hissini veren, eskiden ada olan bir yarımadadır. Yeşil ve siyah boyalı ahşap evleri, daracık sokakları ve sessiz atmosferiyle Hollanda Kıyı Gezisi yapmak isteyenler için mükemmel bir kaçış noktasıdır. Marken’de hayat, büyük şehirlerin karmaşasından çok uzakta, kendi ritminde akar. Avrupa Rüyası olarak burayı ziyaret ettiğimizde, misafirlerimizin en çok etkilendiği şey, kasabanın korunmuş mimarisi ve huzurlu yapısıdır. Bir zamanlar sık sık sel baskınlarına uğrayan bu köyde, evlerin neden kazıklar üzerine inşa edildiğini rehberlerimizden dinlerken, Hollanda Kıyı Turu deneyiminizin ne kadar özel olduğunu hissedeceksiniz.
Tarihi dokusuyla öne çıkan diğer Hollanda şehirlerinin aksine, Rotterdam modern yüzüyle sizi şaşırtacak. İkinci Dünya Savaşı’nda büyük yıkıma uğrayan şehir, küllerinden yeniden doğarak fütüristik bir mimari laboratuvarına dönüşmüştür. Rotterdam Modern Mimarlık denildiğinde akla gelen Küp Evler, Erasmus Köprüsü ve devasa Markthal binası, şehrin yenilikçi ruhunu yansıtır. Bizimle yapacağınız Rotterdam Modern Mimarlık Turu, size alışılmışın dışında bir görsel şölen sunar. Avrupa’nın en büyük limanına da ev sahipliği yapan Rotterdam, dinamik yapısı, gökdelenleri ve sanat dolu sokaklarıyla Hollanda’nın geleceğe bakan yüzüdür. Burada mimarinin sınırlarının nasıl zorlandığını görmek, vizyonunuzu genişletecek.
Hollanda’nın başkenti Amsterdam olsa da, kraliyetin ve hükümetin merkezi Lahey’dir. Diplomasinin, uluslararası hukukun ve şıklığın şehri olan Lahey, geniş caddeleri ve görkemli binalarıyla dikkat çeker. Hollanda Seyahat Rehberi notlarınızda mutlaka bulunması gereken bu şehirde, Mauritshuis Müzesi’ni ziyaret ederek Vermeer’in İnci Küpeli Kız tablosuyla göz göze gelebilirsiniz. Binnenhof parlamento binasının tarihi atmosferini soluduktan sonra, şehrin sahil kesimi olan Scheveningen’de denizin kokusunu içinize çekebilirsiniz. Avrupa Rüyası turlarında Lahey, hem kültürel zenginliği hem de aristokrat havasıyla misafirlerimize farklı bir Hollanda deneyimi yaşatır.
Mavi-beyaz porselenleriyle dünyaya nam salmış Delft, kanallarla çevrili tarihi merkeziyle tipik ve sevimli bir Hollanda kentidir. Ünlü ressam Johannes Vermeer’in doğum yeri olan bu şehir, sanat ve zanaatın buluşma noktasıdır. Hollanda Şehir Turları rotasında Delft’e ayırdığımız vakit, misafirlerimiz için adeta bir terapi gibidir. Rönesans tarzı belediye binası, heybetli Nieuwe Kerk ve kanalların üzerindeki çiçekli köprüler, şehre masalsı bir hava katar. Burada geleneksel yöntemlerle üretilen porselen atölyelerini gezebilir, sevdiklerinize el emeği hediyelikler alabilirsiniz. Delft’in sakin ve samimi yapısı, büyük şehirlerin kalabalığından sonra ilaç gibi gelecektir.

Hollanda’nın kalbinde yer alan Utrecht, Amsterdam’a benzer kanal yapısıyla bilinse de kendine has çok önemli bir farkı vardır. Kanalların hemen su seviyesinde bulunan rıhtım kafeleri ve restoranları. Bu özellik, şehre bambaşka bir keyif katar. Hollanda Turu ile Gezilecek Yerler arasında genç nüfusu ve dinamik üniversite hayatıyla öne çıkan Utrecht, her daim canlıdır. Şehrin simgesi olan Dom Kulesi’ne baktığınızda tarihin derinliğini hissederken, kanal kenarında kahvenizi yudumladığınızda modern yaşamın tadını çıkarırsınız. Bizimle Utrecht sokaklarında dolaşırken, şehrin hem tarihi dokusunu koruyup hem de nasıl bu kadar enerjik kalabildiğine hayran kalacaksınız.
Peynir tutkunlarının mabedi olan Gouda, sadece lezzetiyle değil, tarihi güzellikleriyle de ön plandadır. Şehrin merkezindeki pazar meydanında yüzyıllardır kurulan peynir pazarı, Hollanda’nın en köklü geleneklerinden birini yaşatır. Gouda Peynir Müzesi ziyaretiyle bu meşhur peynirin yapım aşamalarını öğrenebilir ve tadına bakabilirsiniz. Ancak Gouda sadece peynirden ibaret değildir. Sint Janskerk Kilisesi’nin muazzam vitray camları, Hollanda Kiliseleri ve Manastırları arasında en etkileyici olanlardan biridir. Gotik tarzdaki belediye binası ise masallardan fırlamış gibi durur. Gouda, hem midenize hem de gözünüze hitap eden, hafızalarda tatlı bir anı bırakan şirin bir duraktır.
Amsterdam’a çok yakın olmasına rağmen kendine özgü karakterini koruyan Haarlem, Çiçek Şehri olarak da bilinir. Tarihi binaları, Arnavut kaldırımlı sokakları ve kaliteli butikleriyle oldukça zarif bir şehirdir. Amsterdam ve Çevresi Turu yapan gezginlerin atlamaması gereken Haarlem, Hollanda’nın en eski müzesi olan Teylers Müzesi’ne ev sahipliği yapar. Grote Markt meydanında oturup etrafı izlemek bile başlı başına bir keyiftir. Biz Avrupa Rüyası olarak, Haarlem’in o sakin ve elit havasını çok seviyoruz. Amsterdam’ın kalabalığından kaçıp, gerçek Hollanda yaşamını gözlemlemek isteyenler için Haarlem, keşfedilmeyi bekleyen gizli bir mücevher gibidir.
Masalların gerçeğe dönüştüğü yerdesiniz Efteling. Burası sadece bir eğlence parkı değil, Avrupa’nın en eski ve en büyüleyici tematik parklarından biridir. Hollanda Turu Fiyatları araştırması yaparken, eğer turunuzda böyle bir eğlence durağı varsa değerinin paha biçilemez olduğunu bilmelisiniz. Efteling’de Masal Ormanında yürürken çocukluğunuza dönecek, heyecan verici hız trenlerinde adrenalin dolu anlar yaşayacaksınız. Hansel ve Gretel’den Kırmızı Başlıklı Kız’a kadar birçok masal kahramanının dünyasına konuk olacağınız bu park, her yaştan misafirimiz için unutulmaz bir deneyimdir. Hollanda’nın sadece tarihi ve doğadan ibaret olmadığını, eğlencenin de hakkını verdiğini burada göreceksiniz.
Hollanda’nın en güney ucunda, Belçika ve Almanya sınırında yer alan Maastricht, ülkenin geri kalanından oldukça farklı bir atmosfere sahiptir. Roma döneminden kalma kalıntıları, orta çağ mimarisi ve kozmopolit yapısıyla tam bir Avrupa kentidir. Hollanda Turu Günlük Paketler ile genelde kısa süreli ziyaret edilen yerlerin aksine, Maastricht sindirilerek gezilmesi gereken bir yerdir. Dünyanın en güzel kitapçısı olarak bilinen, 700 yıllık bir kilisenin içine kurulmuş Dominikanerkerk Kitabevi’ni gördüğünüzde büyülenmemek elde değil. Gastronomisi, şık meydanları ve tarihi mağaralarıyla Maastricht, bizimle çıktığınız turda size İyi ki gelmişim dedirtecek özel bir rotadır.
Ve listemizin finalini, Kuzeyin Venedik’i lakabını sonuna kadar hak eden, masalsı köy Giethoorn ile yapıyoruz. Motorlu taşıtların girmediği, ulaşımın sadece tekne, bisiklet veya yürüyerek sağlandığı bu köy, Hollanda'nın En İyi Doğal Alanları ile insan yapımı güzelliğin mükemmel uyumudur. Saz çatılı şirin evleri, birbirine bağlayan ahşap köprüleri ve kanallarda süzülen sessiz tekneleriyle Giethoorn, dünyadaki cennet gibidir. Avrupa Rüyası ile buraya geldiğinizde, şehrin gürültüsünü tamamen unutacak, sadece kuş sesleri ve suyun şırıltısıyla baş başa kalacaksınız. Bu huzur dolu köy, Hollanda maceranızın en romantik ve en dingin kapanışı olacak.
Hollanda’nın tüm bu eşsiz güzelliklerini okurken içinizin kıpır kıpır olduğunu ve Keşke orada olsam dediğinizi duyar gibiyiz. Biz Avrupa Rüyası olarak, tam da bu isteğinizi gerçekleştirmek için varız. Yılların verdiği deneyim, profesyonel kadromuz ve misafir memnuniyeti odaklı hizmet anlayışımızla, size sıradan bir tatilden çok daha fazlasını vaat ediyoruz. Kendi başınıza yapacağınız bir planda karşılaşabileceğiniz otel rezervasyon sorunları, ulaşım karmaşası veya müze giriş kuyrukları gibi dertleri biz üstleniyoruz. Size sadece, Hollanda Turu Rezervasyonu işleminizi tamamlayıp, valizinizi hazırlamak kalıyor. İster geniş kapsamlı Büyük Avrupa Turumuzun bir parçası olarak Hollanda'yı gezin, isterseniz daha odaklı Hollanda Turu 3 Günlük gibi kısa kaçamaklarla bu güzel ülkeyi keşfedin, kalite ve konfor standartlarımızdan asla ödün vermiyoruz. En güzel anılar yola çıkanlarındır. Siz de Avrupa Rüyası ailesine katılın, Hollanda’nın masalsı dünyasında kendi hikayenizi yazın. Yolculuğumuz başlıyor, peki ya siz?
4510+ kez okundu.Yeni turlar, özel fırsatlar ve ilham verici seyahat içerikleri için e-posta listemize katıl!
gezisi gerçekleştirdik.
gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.
KM yol katettik.
4.8 değerlendirme
Avrupa Rüyası ile ekonomik bir şekilde tek seferde birçok ülkeyi keşfedin! Ekstra tur ücreti yok, tüm geziler fiyata dahil. Profesyonel kokartlı rehberler, konforlu oteller ve benzersiz rotalar ile Avrupa’yı en keyifli şekilde yaşayın.
Tur sayfasındaki “Başvuru Yap” formunu doldurun ve seyahat sözleşmesini onaylayın. İlk taksiti ödediğinizde kaydınız tamamlanır ve Avrupa Rüyası’yla yolculuğunuz başlar!
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası’nda tek başına katıldığınızda 1000 Euro’ya varan single farkı uygulanmaz. Sizi, mesleğinize ve yaşınıza uygun bir katılımcı ile eşleştiririz; böylece ek ücret ödemeden konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz.
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası, “tüm ekstra turlar dahil” anlayışıyla hareket eder ve sizden hiçbir ekstra tur ücreti talep etmez. Turlarımızdaki tüm ekstra geziler katılımcılarımıza hediye olarak dahildir.
Avrupa Rüyası, herkesin Avrupa’yı keşfedebilmesi için ekonomik turlar sunar. Tüm rotalarımız, katılımcıların en uygun maliyetle en fazla deneyimi yaşaması hedefiyle hazırlanır. Tur ücretleri; toplam tur süresi, konaklama sayısı, gezilen şehirler ve sezona göre değişiklik gösterebilir. Kısacası, Avrupa Rüyası ile en uygun fiyatla Avrupa’yı gezmek mümkün!
Hayır, gerekmiyor. Avrupa Rüyası turlarında yabancı dil bilme şartı yoktur. Tur boyunca yabancı dil bilen profesyonel kokartlı rehberlerimiz size her şehirde eşlik eder ve ihtiyaç duyduğunuzda yardımcı olur. Günlük ifadeleri bilmeniz gezinizde kolaylık sağlar, ancak bilmeseniz de hiç sorun değil rehberlerimiz her adımda yanınızda!
Avrupa Rüyası turlarındaki tüm zaman planlamaları, uzman operasyon birimimiz tarafından önceden test edilip en verimli şekilde hazırlanmıştır. Her şehirde geçirilen süre; şehrin büyüklüğü, popülerliği ve görülmesi gereken yerlerin yoğunluğuna göre belirlenir. Böylece zamanınızı en iyi şekilde değerlendirir, her sabah yeni bir şehirde uyanmanın keyfini yaşarsınız.
Kesinlikle hayır! Avrupa Rüyası turları sıcak ve samimi bir aile ortamında gerçekleşir. Tek başına katılsanız bile kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurar, birlikte keşfetmenin keyfini yaşarsınız. Ayrıca size yaşınıza ve profilinize uygun bir oda ve koltuk arkadaşı eşleştirilir. Yani bu yolculukta asla yalnız kalmazsınız!
Avrupa Rüyası turlarında şehirleri profesyonel kokartlı rehberlerimizle gezersiniz. Her şehre varmadan önce otobüste bilgilendirme yapılır, ardından rehber eşliğinde şehir turu gerçekleştirilir. Tarihi yerleri gezer, rehberimizden öneriler alır ve sonrasında verilen serbest zamanda şehri kendi temponuzda deneyimleyebilirsiniz.
Avrupa Rüyası turlarında her katılımcı 1 orta boy valiz ve 1 sırt çantası getirebilir. Otobüslerde bagaj alanı sınırlı olduğu için büyük boy valizler kabul edilmez. Uçaklı turlarda valiz kilo sınırı, tur öncesinde yol danışmanları tarafından paylaşılır. Tur öncesi size gönderilecek “Bilin İstedik” listesinde, valizinizde bulunması gereken eşyalar detaylı olarak yer alır. Gündüz otobüste ihtiyaç duyabileceğiniz eşyaları sırt çantanıza almayı unutmayın.
Avrupa Rüyası turlarında ekstra tur ücreti alınmaz, bu nedenle harcamalar tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Yemek, alışveriş ve kişisel ihtiyaçlar için 1 haftalık turlarda ortalama 600–700 Euro, 10 günlük turlarda ise 1000 Euro civarı cep harçlığı yeterlidir. Tur öncesinde yol danışmanlarımız size, yanınıza almanız gerekenleri içeren “Bilin İstedik” listesini iletecektir. Yurtdışında nakit Euro veya uluslararası geçerli kredi kartlarıyla da harcama yapabilirsiniz.
Güvenli, 3D destekli online ödeme sistemi
Bütçene uygun ödeme planı ile hayalindeki tura çık.
Seyahat öncesi ve sırasında bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz.
Vize süreci, valiz listesi, önemli ipuçları ve daha fazlası.
Bugüne kadar 19.000’den fazla gezginle Avrupa’yı keşfettik.
Planlar değişebilir, biz daima buradayız.