85 ülke, 220 şehir
gezisi gerçekleştirdik.
Londra, her köşesinde farklı bir dilin yankılandığı dünyanın en kozmopolit şehirleri arasında üst sıralardadır. Sokaklarda yürürken sadece İngilizce değil, 300’den fazla farklı dilin konuşulduğuna bizzat kulaklarınızla şahit olabilirsiniz. Bu devasa çeşitlilik, şehri ilk kez ziyaret edecek turistler için bazen kafa karıştırıcı bir hal alabilir. Ancak hemen belirtelim; Londra seyahati sürecinde temel düzeyde İngilizce bilmek her kapıyı açmanız için fazlasıyla yeterlidir. Şehir, turistleri ağırlamaya o kadar alışkın ki, iletişim kurmak sandığınızdan çok daha kolay olacaktır. Bir turistin bilmesi gereken en önemli şey, Londra’nın evrensel bir dille yönetildiğidir. İster bir müze turuna katılınister yerel bir pazarda alışveriş yapın, İngilizce her zaman ana anahtar olacağından emin olabilirsiniz. Ancak bu kozmopolit yapının içinde kendi ana dilinize rastlamanız da kaçınılmaz bir gerçektir. Şehrin her semti, kendi dil kültürünü de beraberinde taşır. Londra’da konuşulan diller bu sebeple oldukça fazladır. Bu da Londra’yı sadece bir gezi rotası değil, yaşayan bir diller müzesi haline getirir.
Seyahat planı yaparken acaba yerel halkla iletişim kurabilir miyim endişesi taşımak oldukça normaldir. Özellikle İngiliz aksanı denilince birçok kişinin gözü korkabilir. Fakat Londra bir dünya şehri olduğu için buradaki herkes mükemmel bir İngilizce ile konuşmuyor. Aksine, herkesin birbirini anlamaya çalıştığı oldukça hoşgörülü bir iletişim ortamı hakimdir. Eğer hiç dil bilmiyorsanız bile şehrin sunduğu imkanlar sayesinde turistik noktaları rahatça gezebilirsiniz. Birçok popüler müzede ve şehir turunda Türkçe sesli rehber desteği bulmak mümkündür. Ayrıca Londra’nın kuzey bölgelerine doğru ilerlediğinizde Türkçe tabelalar ve tanıdık sesler duymak daha ihtimallidir. Bu rehberde, Londra sokaklarında dil engelini nasıl aşacağınızı ve en verimli gezi rotalarını nasıl oluşturacağınızı anlatacağız. Metro anonslarından restoran menülerine kadar her detayda işinizi kolaylaştıracak ipuçlarını sizler için derledik. İngilizce bilseniz de bilmeseniz de bu şehirde kendinizi yabancı hissetmeyeceksiniz. Avrupa Rüyası firmasının yıllar içerisindeki tecrübesiyle buraya çok hızlı bir şekilde ayak uyduracaksınız.
Londra gezisi içinde Sadece İngilizce yeterli mi sorusunun cevabı aslında çok nettir. Evet, kesinlikle yeterli olacaktır. İngiltere’nin başkentinde İngilizce ana dil olduğu için bu dili temel seviyede bilmek şehirde her işinizi çözmenizi sağlar. Şehirdeki tüm tabelalar, metro haritaları ve restoran menüleri tamamen İngilizce üzerine kurulu. Soho'da bir kahve sipariş ederken veya LondonEye için bilet alırken karmaşık cümleler kurmanıza gerek de yoktur. Basit kelimeler ve temel kalıplar iletişim kurmak için her zaman yeterli olacaktır. İngiltere seyahat turları içerisinde basit bir İngilizce işinizi kolaylaştıracaktır.
Londra halkı dünyanın her yerinden gelen milyonlarca turiste oldukça alışkındır. Bu yüzden telaffuzunuz mükemmel olmasa bile sizi anlamak için mutlaka çaba gösterirler. Birçok İngiltere turistik bölgede görevliler, turistlerle konuşurken tane tane ve daha anlaşılır cümleler kurmaya dikkat eder. Şehir turlarına katıldığınızda rehberlerin büyük çoğunluğu İngilizce anlatım yapar. Yani orta düzeyde bir İngilizce ile tüm şehri tek başınıza, kimseden yardım almadan gezebilirsiniz. Dil bilmek gezinizi kesinlikle hızlandırır ve kolaylaştırır ama bir dil uzmanı olmanıza gerek yok. Temel iletişim becerileriyle bu Londra keşfi oldukça keyifli bir deneyime dönüşecektir.

Birçok turistin en büyük korkusu İngiliz aksanını anlayamamaktır. Okulda öğrendiğimiz kalıplardan sonra Londra sokakları ilk başta kulaklarınızda biraz farklı tınlayabilir. Ancak bu oldukça normaldir. Londra'da herkes Kraliyet İngilizcesi ile konuşmuyor. Şehir o kadar karmaşık bir halka sahip ki, her köşede farklı bir aksan duymak mümkündür. Yerel halkın konuştuğu dil bazen hızlı ve kelimelerin sonunun yutulduğu bir yapıda olabilir. Fakat bu durum sizin gezinizi engelleyecek bir boyutta değildir. Londra’da İngiliz aksanı, aynı zamanda turistlerin anlayacağı şekilde de konuşulur.
Özellikle İngiltere turistik bölgelerde çalışanlar, dünyanın her yerinden gelen turistlerle iletişim kurmaya çok alışkındır. Sizi anlamak için sabırla dinlerler ve gerekirse daha yavaş konuşurlar. Popüler Cockneyaksanı gibi ağır yerel ağızlara merkezi turistik noktalarda pek rastlamak mümkün değildir. Önemli olan kelimeleri mükemmel telaffuz etmek değil, ne istediğinizi net bir şekilde anlamak olacaktır. Birkaç gün şehirde vakit geçirdikten sonra kulağınız bu ritme hızlıca alışacaktır. Aksanı bir engel olarak değil, Londra kültürü içerisinde keyifli bir deneyim olarak görün. Sadece gülümseyin ve iletişim kurmaya çalışın, saatler içerisinde gerisi zaten kendiliğinden gelecektir.
Londra’nın kırmızı otobüsleri ve meşhur metro ağı, dil bilmeseniz bile kolayca kullanabileceğiniz şekilde tasarlanmıştır. Duraklardaki tüm tabelalar oldukça net ve yönlendiricidir. Hangi yöne gideceğinizi anlamak için sadece renk kodlarını ve hat isimlerini takip etmeniz yeterli olur. Metro içinde yapılan anonslar İngilizce olsa da her vagonun içinde bir sonraki durağı gösteren dijital ekranlar bulunur. Bu sayede duyduğunuzu tam anlamasanız bile gözünüzle takip ederek yanlış durakta inme anksiyetenizi yıkabilirsiniz. Mindthegap uyarısı gibi klasikleşmiş duyuruları sık sık duyacaksınız; bunlar sadece birer güvenlik uyarısıdır. Londra’da toplu taşıma oldukça gelişmiş bir hizmet sunar.
Otobüslerde ise süreç daha da basittir. Ön taraftaki ekranlarda gidilecek yön ve yaklaşan duraklar sürekli güncellenir. Eğer gideceğiniz yeri bulmakta zorlanırsanız, şoförlere kısa bir soru sormak işinizi kolaylaştırır. Çoğu şoför turistlere yardımcı olmaya alışıktır. Ayrıca duraklardaki haritalar sembollerle desteklendiği için dil bariyerini büyük oranda ortadan kaldırır. Londra toplu taşıma sistemi, sadece tabelaları okuyarak bile şehri baştan başa gezebileceğiniz kadar kullanıcı dostudur. Yanınızda güncel bir ulaşım uygulaması varsa dijital olarak tüm durakları görerek kolay bir ulaşım olacaktır.
Londra’nın dünyaca ünlü müzelerini gezmek için ileri seviye İngilizce bilmenize gerek yoktur. Şehrin en kalabalık noktalarında turistlerin işini kolaylaştıran harika çözümler sizi beklemektedir. Örneğin, British Museum gibi devasa müzelerde giriştensesli rehber kiralayabilirsiniz. En güzel haber ise bu cihazların çoğunda Türkçe dil seçeneğinin bulunmasıdır. Sergilenen eserlerin hikayesini kendi dilinizde dinleyerek gezmek, seyahatten alacağınız verimi çok yüksekte tutacaktır. Sadece müzelerde değil, LondonEye veya Tower Bridge gibi ikonik yapılar da da bilgilendirici broşürlerin Türkçe versiyonlarına rastlamanız şaşırtıcı olmamalıdır. Günümüzde Londra global bir turist merkezi olduğundan dolayı birçok dile burada denk gelmeniz normaldir.
Londra Şehir turlarında da durum oldukça benzerdir. Üstü açık Londra tur otobüsleri bindiğinizde koltuk kenarlarındaki kulaklık girişlerini kullanabilirsiniz. Bu turların çoğunda Türkçe anlatım seçeneği standart olarak vardır. Böylece Londra’nın tarihi mekanlarının önünden geçerken hikayeleri güncel olarak kendi dilinizde dinleyebilirsiniz. Eğer özel bir ilgi alanınız varsa, önceden araştırma yaparak Türkçe rehberlik hizmeti veren yerel tur şirketlerini de bulabilirsiniz. Kısacası Londra, kültürel zenginliğini her dili konuşan ziyaretçiye ulaştırmak için her türlü imkanı sağlıyor. Dil bariyerine takılmadan bu büyüleyici şehrin tadını çıkarabilirsiniz. Böylece hem Londra için geniş bir turizm geliri ortaya çıkarken dışarıdan gelen turistler için de kaliteli bir deneyim olmaktadır.

Londra’da gezerken aniden kendinizi Türkiye’de gibi hissetmeniz sizi şaşırtmasın. Şehrin özellikle kuzey bölgelerinde yoğun bir Türk nüfusu yaşıyor. Dalston ve Harringay’dekiGreenLanes bölgesi Türkçe ve Türkiye denilince ilk akla gelen bölgelerdendir. Bu mahallelerde yürürken her köşe başında Londra’da Türkçe tabelalar görebilir, adeta kendi sokağınızda gezerken bir esnafla selamlaşabilirsiniz. Eğer İngilizce konuşurken kendinizi yorgun hissederseniz bu bölgeler sizin için harika bir mola noktası olacaktır. Restoranlardan süpermarketlere kadar her yerde Türkçe konuşarak işiniz çözülebilir.
Sadece yemek için değil, yerel kültürü görmek için de bu bölgeleri rotanıza eklemeniz faydalı olacaktır. Londra'nın en iyi kebapçıları ve geleneksel tatlıcıları genellikle bu hat üzerinde bulunur. Birçok Türk turu da bu bölgeleri kapsayarak ziyaretçilere tanıdık bir yaşam alanı sunmaktadır. Dil bariyerine takılmadan, samimi bir ortamda vakit geçirmek isterseniz Londra’nın bu küçük Türkiye duraklarını mutlaka ziyaret edin. Kendi dilinizde bir çay içip sohbet etmek gezinize kısa bir memleket molası verdirecektir.
Günümüzde akıllı telefonlar seyahatlerin en büyük yardımcısı haline geldi. Londra sokaklarında dil konusunda kendinizi güvende hissetmek için birkaç uygulama indirmek işinizi çok kolaylaştırır. Google Translate’in anlık kamera çevirisi özelliği, karmaşık Londra restoran menüleri veya sokak tabelalarını saniyeler içinde anlamanızı sağlar. Sadece telefonunuzun kamerasını metne okutmanız yeterli olacaktır. Daha profesyonel ve doğal çeviriler için DeepL gibi araçlar da oldukça başarılı sonuçlar veriyor.
Sesli çeviri özellikleri sayesinde, birine soru sormak istediğinizde uygulamaya Türkçe söyleyip İngilizce sesli çıktı alabilirsiniz. Bu, özellikle yol tarifi alırken veya acil durumlarda harika bir iletişim yöntemi sunar. İnternet paketinizin bitme ihtimaline karşı dilleri önceden çevrimdışı kullanım için telefonlarınıza indirmeniz gerekir. Ayrıca Londra’da ulaşım için Citymapper veya Google Maps kullanırken, durak isimlerinin ve yönlendirmelerin netliği dil bariyerini tamamen yıkan uygulamalardır. Bu dijital araçlar yanınızdayken artık dil bilmemek bir gezi engeli olmaktan tamamen çıkmaktadır. Tek dikkat etmeniz gereken telefonunuzun pil seviyesidir.
Londra gezisinde dil konusunu dert etmenize hiç gerek yok. Şehir o kadar kozmopolit ki kimsenin mükemmel bir İngilizcesi olması beklememektedir. Temel seviyede bir iletişim becerisi ve telefonunuzdaki birkaç yardımcı uygulama İngilizce problemlerinin önüne geçecektir. Londra müzeleri Türkçe sesli rehberler, ulaşım ağındaki net tabelalar ve kuzeydeki Türk mahallelerinin tanıdık sıcaklığı size her an yardımcı olacaktır. Londra, ana dili ne olursa olsun her ziyaretçisini kucaklayan, hoşgörülü bir atmosfere sahiptir. İngiltere gezisinehazırlıklı olduğunuz sürece kendinizi burada asla yabancı hissetmeyeceksiniz. Avrupa Rüyası ile Londra gezisi için tüm bu problemleri geride bırakarak seyahatinizin tadını çıkarmalısınız.
Londra gezisi, aslında son dönemlerde oldukça popüler bir hal almıştır. Sosyal medya ve internet sayesinde bölge oldukça popüler bir hal almıştır. Kış aylarındaki keyifli ve yağmurlu havası ya da yaz aylarındaki yeşilin muhteşem tonu sizi kendisine çekecektir. Bu noktada tur planlaması yaparken tüm aşamaların eksiksiz olmasına dikkat etmeniz gerekir. Vize başvurusu da bu noktada önemli bir yere sahiptir. Vizeniz olduğu sürece diğer planlamalar çok daha kolay olacaktır. Avrupa Rüyası firması, sizlere profesyonel bir tur planlaması yapacaktır. Vize alma sürecinden uçak seyahat planlamasına kadar detaylarla uğraşmadan yalnızca gezinize odaklanabilirsiniz. Detaylar hakkında bilgi almak için web sitesini ziyaret edebilir ve kafanızda yer alan soru işaretlerini giderek cevaplara ulaşabilirsiniz.
4010+ kez okundu.Yeni turlar, özel fırsatlar ve ilham verici seyahat içerikleri için e-posta listemize katıl!
gezisi gerçekleştirdik.
gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.
KM yol katettik.
4.8 değerlendirme
Avrupa Rüyası ile ekonomik bir şekilde tek seferde birçok ülkeyi keşfedin! Ekstra tur ücreti yok, tüm geziler fiyata dahil. Profesyonel kokartlı rehberler, konforlu oteller ve benzersiz rotalar ile Avrupa’yı en keyifli şekilde yaşayın.
Tur sayfasındaki “Başvuru Yap” formunu doldurun ve seyahat sözleşmesini onaylayın. İlk taksiti ödediğinizde kaydınız tamamlanır ve Avrupa Rüyası’yla yolculuğunuz başlar!
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası’nda tek başına katıldığınızda 1000 Euro’ya varan single farkı uygulanmaz. Sizi, mesleğinize ve yaşınıza uygun bir katılımcı ile eşleştiririz; böylece ek ücret ödemeden konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz.
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası, “tüm ekstra turlar dahil” anlayışıyla hareket eder ve sizden hiçbir ekstra tur ücreti talep etmez. Turlarımızdaki tüm ekstra geziler katılımcılarımıza hediye olarak dahildir.
Avrupa Rüyası, herkesin Avrupa’yı keşfedebilmesi için ekonomik turlar sunar. Tüm rotalarımız, katılımcıların en uygun maliyetle en fazla deneyimi yaşaması hedefiyle hazırlanır. Tur ücretleri; toplam tur süresi, konaklama sayısı, gezilen şehirler ve sezona göre değişiklik gösterebilir. Kısacası, Avrupa Rüyası ile en uygun fiyatla Avrupa’yı gezmek mümkün!
Hayır, gerekmiyor. Avrupa Rüyası turlarında yabancı dil bilme şartı yoktur. Tur boyunca yabancı dil bilen profesyonel kokartlı rehberlerimiz size her şehirde eşlik eder ve ihtiyaç duyduğunuzda yardımcı olur. Günlük ifadeleri bilmeniz gezinizde kolaylık sağlar, ancak bilmeseniz de hiç sorun değil rehberlerimiz her adımda yanınızda!
Avrupa Rüyası turlarındaki tüm zaman planlamaları, uzman operasyon birimimiz tarafından önceden test edilip en verimli şekilde hazırlanmıştır. Her şehirde geçirilen süre; şehrin büyüklüğü, popülerliği ve görülmesi gereken yerlerin yoğunluğuna göre belirlenir. Böylece zamanınızı en iyi şekilde değerlendirir, her sabah yeni bir şehirde uyanmanın keyfini yaşarsınız.
Kesinlikle hayır! Avrupa Rüyası turları sıcak ve samimi bir aile ortamında gerçekleşir. Tek başına katılsanız bile kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurar, birlikte keşfetmenin keyfini yaşarsınız. Ayrıca size yaşınıza ve profilinize uygun bir oda ve koltuk arkadaşı eşleştirilir. Yani bu yolculukta asla yalnız kalmazsınız!
Avrupa Rüyası turlarında şehirleri profesyonel kokartlı rehberlerimizle gezersiniz. Her şehre varmadan önce otobüste bilgilendirme yapılır, ardından rehber eşliğinde şehir turu gerçekleştirilir. Tarihi yerleri gezer, rehberimizden öneriler alır ve sonrasında verilen serbest zamanda şehri kendi temponuzda deneyimleyebilirsiniz.
Avrupa Rüyası turlarında her katılımcı 1 orta boy valiz ve 1 sırt çantası getirebilir. Otobüslerde bagaj alanı sınırlı olduğu için büyük boy valizler kabul edilmez. Uçaklı turlarda valiz kilo sınırı, tur öncesinde yol danışmanları tarafından paylaşılır. Tur öncesi size gönderilecek “Bilin İstedik” listesinde, valizinizde bulunması gereken eşyalar detaylı olarak yer alır. Gündüz otobüste ihtiyaç duyabileceğiniz eşyaları sırt çantanıza almayı unutmayın.
Avrupa Rüyası turlarında ekstra tur ücreti alınmaz, bu nedenle harcamalar tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Yemek, alışveriş ve kişisel ihtiyaçlar için 1 haftalık turlarda ortalama 600–700 Euro, 10 günlük turlarda ise 1000 Euro civarı cep harçlığı yeterlidir. Tur öncesinde yol danışmanlarımız size, yanınıza almanız gerekenleri içeren “Bilin İstedik” listesini iletecektir. Yurtdışında nakit Euro veya uluslararası geçerli kredi kartlarıyla da harcama yapabilirsiniz.
Güvenli, 3D destekli online ödeme sistemi
Bütçene uygun ödeme planı ile hayalindeki tura çık.
Seyahat öncesi ve sırasında bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz.
Vize süreci, valiz listesi, önemli ipuçları ve daha fazlası.
Bugüne kadar 19.000’den fazla gezginle Avrupa’yı keşfettik.
Planlar değişebilir, biz daima buradayız.