85 ülke, 220 şehir
gezisi gerçekleştirdik.
Makedonya, sadece muhteşem doğası ve zengin tarihiyle değil, aynı zamanda Balkanlar'ın en lezzetli ve samimi mutfaklarından birine ev sahipliği yapmasıyla da keşfedilmeyi bekleyen bir hazinedir. Makedon mutfağı, Osmanlı, Akdeniz ve Balkan mutfaklarının benzersiz bir sentezidir. Bu bölge toprağının bereketini, misafirperverliğin sıcaklığını ve yüzyılların birikimini bir arada sunar. Bu mutfağın karakterini, tencere yemeklerinin samimiyeti, mangalın dumanına bulanmış etlerin cazibesi, rengarenk mezelerin tazeliği ve asırlık bağlardan gelen şarapların derinliği belirler.
Bu kapsamlı rehberde, Makedonya'nın gastronomik kalbine bir yolculuğa çıkıyoruz. İkonik yemek Tavçe Gravçe'den, meşhur sos Ajvar'a, köftelerden ünlü Şopska salatasına kadar Makedon mutfağının olmazsa olmazlarını derinlemesine inceliyor, bu lezzetleri en otantik haliyle nerede tadabileceğinizi ve onları çevreleyen şarap rotalarını, gezi noktalarını anlatıyoruz. Avrupa Rüyası olarak, bu lezzet şölenine tanıklık etmeniz için sizi Makedonya'nın sofralarına ve üzüm bağlarına davet ediyoruz.
Makedonya denilince akla gelen ilk yemek, hiç şüphesiz Tavçe Gravçe'dir. Bu yemek o kadar önemlidir ki, ulusal yemek statüsündedir ve her Makedon evinin vazgeçilmezidir. Tavçe Gravçe, aslen "toprak kaptaki fasulye" anlamına gelir. Yapımı sabır isteyen bu yemek, önceden haşlanmış kuru fasulyelerin, soğan, kırmızı biber, havuç ve çeşitli baharatlarla (genellikle kırmızı biber salçası, tuz, karabiber) birlikte geleneksel bir toprak güveç kabında (tavçe) uzun süre fırında pişirilmesiyle hazırlanır. Son aşamada üzerine sucuk (sudžuk) veya pastırma dilimleri eklenir ve eriyene kadar tekrar fırınlanır. Ortaya çıkan lezzet, fasulyenin kremamsı dokusu, baharatların uyumu ve etin tütsülü tadıyla gerçek bir şölendir. Geleneksel olarak geniş aile sofralarında, özellikle kış aylarında sıcak sıcak servis edilir.
Tavçe Gravçe'yi en otantik haliyle tatmak için, Üsküp'ün Eski Çarşısı'ndaki (Stara Čaršija) geleneksel restoranlardan (kafana) birine oturmanız yeterlidir. Özellikle eski bir konakta hizmet veren restoranlar, yemeğin tarihi atmosferini tamamlar. Bu lezzeti tadarken, Makedonya'nın köy yaşamına ve toprakla olan derin bağına dair bir fikir edinirsiniz. Yemeğin sunulduğu toprak kap, pişirme yönteminin sadeliğini ve lezzetin sırrını simgeler. Skopje'deki Türk Çarşısı (Bit Pazarı) civarında da bu yemeği mükemmel yapan birçok aile işletmesi bulunur. Tavçe Gravçe, Makedon mutfağının kalbini anlamak için mükemmel bir başlangıç noktasıdır.
Ajvar, Balkan mutfağının en sevilen ve çok yönlü soslarından biridir ve Makedonya'da adeta bir tutkuya dönüşmüştür. Kırmızı biber, patlıcan, sarımsak, biber salçası ve bitkisel yağla hazırlanan bu lezzet hem bir meze hem de bir sostur. Ancak Ajvar sadece bir tarif değil, bir aile geleneği ve sosyal bir olaydır. Her sonbaharda, kırmızı biberlerin en olgun ve en kırmızı hallerine ulaştığı dönemde, "Ajvar Yapma Günleri" başlar. Aileler, komşular bir araya gelir, büyük kazanlar kurulur, biberler odun ateşinde közlenir, soyulur ve büyük bakır kazanlarda uzun süre karıştırılarak pişirilir. Bu ritüel, sohbetlerin, kahkahaların ve dayanışmanın merkezindedir.
Ajvar'ın en kaliteli ve lezzetlisini, bu geleneği yaşayan küçük kasabalarda veya Üsküp'teki Bit Pazarı gibi yerel pazarlarda bulabilirsiniz. Cam kavanozlarda satılan ev yapımı Ajvar'lar, endüstriyel üretimlerle kıyaslanmayacak kadar özeldir. Ajvar, kahvaltıda ekmeğin üzerine sürülerek, köftenin yanında sos olarak, hatta et yemeklerinin içine katılarak tüketilir. Ajvar festivalleri, özellikle köylerde sonbaharda düzenlenir ve ziyaretçilere bu geleneği görme ve tatma fırsatı sunar. Bu sos, Makedonya'nın sonbaharını ve toprağın bereketini damağınızda hissetmenizi sağlar. Lezzeti kadar, onu üretirken harcanan emek ve paylaşılan neşe de Ajvar'ı özel kılar.

Makedon mutfağında etin yeri başkadır ve bunun en güzel örneklerinden biri de Makedon köftesidir. İki ana çeşit öne çıkar:
· "Kjufte" (köfte)
· "Ćevapi" (cevapi)
Kjufte, genellikle daha büyük, yassı ve baharatlı bir köfte iken Ćevapi, küçük, parmak şeklinde, ızgara edilmiş köftelerdir. Her ikisi de genellikle kırmızı et (dana ve kuzu karışımı) ve özel baharatlarla (tuz, karabiber, kırmızı biber, kimyon) yoğrulur ve mangalda mükemmel bir şekilde pişirilir. Köftenin lezzet sırrı, etin kalitesi ve baharat dengesindedir. Köfteler, genellikle soğan, kaymak (kaymak) ve somun ekmek (lepinya) veya pide eşliğinde sıcak servis edilir.
Bu köfteleri tatmak için, her Makedon şehrinde ve kasabasında bulunan "ăevabdžinica" adı verilen köfteciler en doğru adrestir. Üsküp'ün Eski Çarşısı, bu tür mekanlarla doludur. Özellikle akşam saatlerinde, mangallardan yükselen duman ve et kokusu, sokakları sarar. Köfte yemek, Makedonya'da hızlı, lezzetli ve doyurucu bir öğün seçeneğidir ve sosyal bir aktivitedir. Restoranlarda genellikle "Kjufte po ăevapki" gibi karışık tabaklar bulunur, böylece her iki lezzeti de deneyebilirsiniz. Yanında mutlaka geleneksel Makedon salatası "Šopska" ve bir şişe yerel bira veya rakı (rakija) isteyebilirsiniz. Bu deneyim, Makedon sokak lezzetleri ve misafirperverliğinin özünü yansıtır.
Makedonya'nın en ünlü salatası olan Şopska salatası, aynı zamanda ülkenin bayrağının renklerini (kırmızı, sarı, beyaz) taşıdığı için sembolik bir öneme de sahiptir. Bu basit ama son derece lezzetli salata, doğranmış çiğ domates, salatalık ve biberden (genellikle yeşil) oluşur. Üzerine bolca rendelenmiş beyaz peynir (sirene) serpilir. Bazen soğan da eklenir. Sosu ise sadece sızma zeytinyağı, tuz ve bazen sirkeden ibarettir. Lezzetin sırrı, taze, mevsiminde sebzeler ve kaliteli, tuzlu beyaz peynirdedir. Şopska, neredeyse tüm Makedon yemeklerinin yanında, özellikle ızgara etlerle birlikte servis edilen vazgeçilmez bir mezedir.
Bu salatayı her restoranda bulabilirsiniz, ancak en iyisi, Ohrid Gölü kıyısındaki restoranlarda, taze balık yemeğinizin yanında veya Üsküp'te köftenizin eşlikçisi olarak tadılır. Salatanın tazeliği, ana yemeğin zengin lezzetini mükemmel bir şekilde dengeleyerek damağınızı ferahlatır. Şopska salatası, Makedon mutfağının Akdeniz etkisini ve mevsimsel ürünlere olan bağlılığını gösteren mükemmel bir örnektir. Yerel bir aileyle yemek yerseniz, muhtemelen sofrada her zaman bir kase Şopska bulunduğunu göreceksiniz. Bu salata, Makedonya'nın yemek kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır.
Makedonya'da yemeğin yanında veya keyif anlarında tüketilen içkiler de mutfak kültürünün önemli bir parçasını oluşturur. İki geleneksel içki öne çıkar: rakija (rakı) ve bira. Rakija, genellikle erik, üzüm veya incirden damıtılan, alkol oranı yüksek bir meyve brandisidir. Misafirperverliğin bir simgesi olarak, evlere gelen misafirlere hemen bir kadeh rakija ikram edilir. "Şljivovica" (erik rakısı) ve "Grozdova" (üzüm rakısı) en yaygın türleridir. Rakija, genellikle meze (mezze) olarak adlandırılan küçük atıştırmalıklarla birlikte yudumlanır.
Bira ise, özellikle genç nesil ve günlük hayatta daha yaygın tüketilir. Makedonya'nın kendi bira markaları vardır ve bu biralar genellikle hafif ve serinleticidir. Yaz aylarında, şehir meydanlarındaki kafelerde veya bahçelerde bira içmek oldukça yaygındır. Bir yemek sırasında, genellikle rakija yemeğin başında bir "aperitif" olarak, bira ise yemekle birlikte tercih edilir. İçki kültürü, Makedonya'da aşırılıktan ziyade, sosyalleşmenin ve sohbetin bir aracıdır. Yerel bir meyve bahçesinde veya bağda üretilen ev yapımı rakijaları tatmak, otantik bir deneyim sunar.
Makedonya'da kahve, sadece bir içecek değil, derin bir sosyal ritüeldir. "Turska kafa" (Türk kahvesi) olarak adlandırılan geleneksel kahve, günün her saati, özellikle de sabah ve öğleden sonra keyifle tüketilir. Kahve, ince belli bardaklarda, yanında bir bardak su ve genellikle lokum veya tatlı bir şeyle birlikte servis edilir. Kahve içmek, bir iş, bir mola veya bir buluşma bahanesidir. İnsanlar kafelere sadece kahve içmek için değil, saatlerce sohbet etmek, gazete okumak veya sadece etrafı izlemek için gelir.
Üsküp'ün Eski Çarşısı'ndaki veya Ohrid'in tarihi sokaklarındaki kafeler, bu geleneği yaşamak için mükemmel mekanlardır. Değirmen Taşı (Değirmen) ve Taş Köprü (Kamen Most) manzaralı kafeler, kahve keyfi için özel bir atmosfer sunar. Kahve sipariş ederken, şeker tercihinizi belirtmeniz gerekir: "şekerli" (slatko), "az şekerli" (malo slatko) veya "sade" (ğubrevo). Bu ritüele katılmak, Makedonya'nın yavaş ve keyifli yaşam temposuna ayak uydurmanın en iyi yoludur. Bir Makedon ile kahve içmek, samimi bir sohbetin ve sıcak bir karşılamanın kapısını aralar.

Makedonya, binlerce yıldır şarap üretimi yapılan ve Avrupa'nın en eski şarap bölgelerinden biridir. Ülkenin en ünlü şarap bölgesi, merkezdeki Tikveš (Tikveş) bölgesidir, özellikle Kavadarci şehri çevresinde yer alır. Bu verimli topraklar, Vardar Nehri vadisinde bulunur ve mükemmel bir mikro klima sunar. Bölge, yerli üzüm çeşitleriyle de ünlüdür: kırmızı şarap için Vranec ve Kratoshija, beyaz şarap için Smederevka ve Žilavka. Vranec, tam gövdeli, meyvemsi ve güçlü bir şarap üretir ve Makedonya'nın yüzüdür adeta.
Tikveš bölgesini keşfetmek, bir şarap turu yapmak demektir. Popova Kula, Tikveš Winery, Bovin gibi birçok şarap evi (vinarija) ziyaretçilere kapılarını açar, şarap tadım turları ve tesis gezileri sunar. Bu şarap evlerinin çoğunda restoranlar da bulunur, böylece yerel şarapları geleneksel Makedon yemekleri eşliğinde deneyebilirsiniz. Her yıl mayıs ayında düzenlenen "Tikveški Božuri" festivali, şarap, müzik ve geleneksel gösterilerle bölgeyi canlandırır. Şarap rotası, sadece şarap tadımı değil, aynı zamanda güzel manzaralar, tarihi manastırlar ve samimi köy yaşamı deneyimi sunar.
Makedon mutfağında tatlıların yeri de oldukça önemlidir ve çoğunlukla Osmanlı mirasını yansıtır. Baklava, ince yufka katları arasına dövülmüş ceviz veya fıstık serpilerek hazırlanan, üzerine şerbet dökülen en sevilen tatlılardan biridir. Tulumba tatlısı, özel bir kalıpla şekil verilip kızartılan hamurun şerbete batırılmasıyla yapılır ve sokak lezzetlerinde sıkça rastlanır. Bir diğer geleneksel tatlı ise "Sutlijaş"tır (sütlaç). Makedon sütlacı, pirinç, süt, şeker ve vanilya ile yapılır, üzerine tarçın serpilir ve genellikle soğuk servis edilir.
Bu tatlıları, özellikle Üsküp'ün Eski Çarşısı'ndaki tatlıcılarda (slatkarnica) bulabilirsiniz. Buralarda vitrinler rengarenk tatlılarla doludur. Tatlı genellikle Türk kahvesi veya diğer sıcak içeceklerle birlikte yenir. Özel günlerde, bayramlarda ve kutlamalarda evlerde de bu tatlılar hazırlanır. Bir tatlıcıda oturup tatlı ve kahve keyfi yapmak, Makedonya'da günlük yaşamın keyifli bir parçasıdır. Lezzetler, sade ve doyurucudur, ağır şerbetli tatlılar sevenler için ideal seçenekler sunar.
Makedon mutfağının vazgeçilmez süt ürünleri, beyaz peynir (sirene) ve kaymaktır (kaymak). Sirene, genellikle inek, koyun veya keçi sütünden yapılan, tuzlu ve beyaz bir peynirdir. Kırılarak yenen bu peynir, Şopska salatasının baş aktörü, böreklerin iç malzemesi ve kahvaltıların temelidir. Kalitesi, sütün kaynağına ve yapım yöntemine göre değişir. Kaymak ise, sütün kaynatılıp üzerinde oluşan kremanın toplanmasıyla elde edilen, yoğun, yağlı ve lezzetli bir üründür. Genellikle sıcak somun ekmeğin üzerine sürülerek veya tatlılarla birlikte tüketilir.
Bu ürünleri, yerel pazarlarda veya köy yolundaki tezgahlarda taze halde bulmak mümkündür. Özellikle dağlık ve kırsal bölgelerde, hayvancılıkla uğraşan ailelerin ürettiği peynir ve kaymakların tadı bir başkadır. Makedonya'da kahvaltı, genellikle sirene peyniri, zeytin, kaymak, bal, reçel ve taze ekmekten oluşur. Bu basit ama besleyici ve lezzetli kahvaltı, güne enerjik başlamanın geleneksel yoludur. Süt ürünleri, Makedon mutfağının besleyiciliğinin ve toprakla olan bağının bir göstergesidir.
Ohrid Gölü, sadece doğal güzelliğiyle değil, aynı zamanda kendine özgü bir balık türü olan Ohrid alabalığı (Ohridska Pastrmka) ile de ünlüdür. Bu balık, sadece bu gölde yaşayan endemik bir türdür ve Makedon mutfağının en değerli lezzetlerinden biridir. Geleneksel olarak "pastrmka na leshnik" şeklinde, yani ızgarada veya sac üzerinde, badem (leshnik) ile birlikte pişirilir. Bu pişirme yöntemi, balığın kendine has lezzetini öne çıkarır ve ona hoş bir aromatik tat katar. Balık, genellikle ızgara sebzeler veya patates ve mutlaka bir dilim limonla servis edilir.
Bu özel lezzeti tatmak için, Ohrid Gölü kıyısındaki restoranlar en iyi seçenektir. Labino, Kaneo veya St. Stefan bölgelerindeki balık restoranları, taze tutulan veya canlı olarak havuzdan seçilen alabalıkları hazırlar. Göl manzarası eşliğinde yenen bu balık, unutulmaz bir deneyim sunar. Ohrid'de ayrıca küçük balık (plasica) tava da oldukça meşhurdur. Ohrid alabalığını tatmak, sadece lezzetli bir yemek yemek değil, aynı zamanda bu eşsiz ekosisteme ve onun korunmasına dair bir farkındalık kazanmaktır. Bu lezzet, Makedonya'nın doğal zenginliğinin sofraya yansımasıdır.
Makedon mutfağı, her bir kasesi ve tabağıyla sizi sıcak bir sohbete, tarihi bir yolculuğa ve unutulmaz bir lezzet şölenine davet ediyor. Tavçe Gravçe'nin derinliklerinden, Ajvar'ın köz kokulu neşesine, Ohrid alabalığının tazeliğinden, Tikveš şaraplarının asil duruşuna kadar her tat, bu toprakların hikayesini anlatıyor. Bu mutfağı keşfetmek, Makedonya'yı anlamanın en keyifli ve samimi yoludur. Makedonya gastronomi turları sizlere birbirinden güzel lezzetleri tatmanızı sağlayacak.
Avrupa Rüyası olarak, size bu lezzet rotalarında rehberlik etmek, en otantik restoranlara, şarap evlerine ve festivallere götürmek için buradayız. Makedonya'nın sofraları sizi bekliyor, damak zevkinizi şaşırtacak ve kalbinizi ısıtacak bu gastronomik maceraya birlikte çıkalım. Hayalinizdeki Balkan lezzet turu için bizimle iletişime geçin.
4000+ kez okundu.Yeni turlar, özel fırsatlar ve ilham verici seyahat içerikleri için e-posta listemize katıl!
gezisi gerçekleştirdik.
gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.
KM yol katettik.
4.8 değerlendirme
Avrupa Rüyası ile ekonomik bir şekilde tek seferde birçok ülkeyi keşfedin! Ekstra tur ücreti yok, tüm geziler fiyata dahil. Profesyonel kokartlı rehberler, konforlu oteller ve benzersiz rotalar ile Avrupa’yı en keyifli şekilde yaşayın.
Tur sayfasındaki “Başvuru Yap” formunu doldurun ve seyahat sözleşmesini onaylayın. İlk taksiti ödediğinizde kaydınız tamamlanır ve Avrupa Rüyası’yla yolculuğunuz başlar!
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası’nda tek başına katıldığınızda 1000 Euro’ya varan single farkı uygulanmaz. Sizi, mesleğinize ve yaşınıza uygun bir katılımcı ile eşleştiririz; böylece ek ücret ödemeden konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz.
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası, “tüm ekstra turlar dahil” anlayışıyla hareket eder ve sizden hiçbir ekstra tur ücreti talep etmez. Turlarımızdaki tüm ekstra geziler katılımcılarımıza hediye olarak dahildir.
Avrupa Rüyası, herkesin Avrupa’yı keşfedebilmesi için ekonomik turlar sunar. Tüm rotalarımız, katılımcıların en uygun maliyetle en fazla deneyimi yaşaması hedefiyle hazırlanır. Tur ücretleri; toplam tur süresi, konaklama sayısı, gezilen şehirler ve sezona göre değişiklik gösterebilir. Kısacası, Avrupa Rüyası ile en uygun fiyatla Avrupa’yı gezmek mümkün!
Hayır, gerekmiyor. Avrupa Rüyası turlarında yabancı dil bilme şartı yoktur. Tur boyunca yabancı dil bilen profesyonel kokartlı rehberlerimiz size her şehirde eşlik eder ve ihtiyaç duyduğunuzda yardımcı olur. Günlük ifadeleri bilmeniz gezinizde kolaylık sağlar, ancak bilmeseniz de hiç sorun değil rehberlerimiz her adımda yanınızda!
Avrupa Rüyası turlarındaki tüm zaman planlamaları, uzman operasyon birimimiz tarafından önceden test edilip en verimli şekilde hazırlanmıştır. Her şehirde geçirilen süre; şehrin büyüklüğü, popülerliği ve görülmesi gereken yerlerin yoğunluğuna göre belirlenir. Böylece zamanınızı en iyi şekilde değerlendirir, her sabah yeni bir şehirde uyanmanın keyfini yaşarsınız.
Kesinlikle hayır! Avrupa Rüyası turları sıcak ve samimi bir aile ortamında gerçekleşir. Tek başına katılsanız bile kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurar, birlikte keşfetmenin keyfini yaşarsınız. Ayrıca size yaşınıza ve profilinize uygun bir oda ve koltuk arkadaşı eşleştirilir. Yani bu yolculukta asla yalnız kalmazsınız!
Avrupa Rüyası turlarında şehirleri profesyonel kokartlı rehberlerimizle gezersiniz. Her şehre varmadan önce otobüste bilgilendirme yapılır, ardından rehber eşliğinde şehir turu gerçekleştirilir. Tarihi yerleri gezer, rehberimizden öneriler alır ve sonrasında verilen serbest zamanda şehri kendi temponuzda deneyimleyebilirsiniz.
Avrupa Rüyası turlarında her katılımcı 1 orta boy valiz ve 1 sırt çantası getirebilir. Otobüslerde bagaj alanı sınırlı olduğu için büyük boy valizler kabul edilmez. Uçaklı turlarda valiz kilo sınırı, tur öncesinde yol danışmanları tarafından paylaşılır. Tur öncesi size gönderilecek “Bilin İstedik” listesinde, valizinizde bulunması gereken eşyalar detaylı olarak yer alır. Gündüz otobüste ihtiyaç duyabileceğiniz eşyaları sırt çantanıza almayı unutmayın.
Avrupa Rüyası turlarında ekstra tur ücreti alınmaz, bu nedenle harcamalar tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Yemek, alışveriş ve kişisel ihtiyaçlar için 1 haftalık turlarda ortalama 600–700 Euro, 10 günlük turlarda ise 1000 Euro civarı cep harçlığı yeterlidir. Tur öncesinde yol danışmanlarımız size, yanınıza almanız gerekenleri içeren “Bilin İstedik” listesini iletecektir. Yurtdışında nakit Euro veya uluslararası geçerli kredi kartlarıyla da harcama yapabilirsiniz.
Güvenli, 3D destekli online ödeme sistemi
Bütçene uygun ödeme planı ile hayalindeki tura çık.
Seyahat öncesi ve sırasında bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz.
Vize süreci, valiz listesi, önemli ipuçları ve daha fazlası.
Bugüne kadar 19.000’den fazla gezginle Avrupa’yı keşfettik.
Planlar değişebilir, biz daima buradayız.