85 ülke, 220 şehir
gezisi gerçekleştirdik.
Roma toprakları üzerinde yükselen ebedi şehir her köşesinde farklı bir kutsallık barındıran muazzam bir merkezdir. Avrupa Rüyası ile düzenlenen seyahat rotaları her zaman maneviyat dolu duraklara yer verir. Roma dini tarihi incelendiğinde kentin neden dünya inanç merkezi haline geldiği çok net anlaşılır. Antik dönemlerden itibaren toplumun her kesimini etkileyen güçlü kurallar silsilesi kentin ruhunu beslemiştir. Politeist yapıdan tektanrılı inanca geçiş süreci sancılı fakat dönüştürücü olmuştur. Şehir sadece bir yerleşim yeri değil aynı zamanda ruhani bir sığınak olarak kabul edilir.
Antik dönemde yaşayan insanlar doğa olaylarını tanrılarla ilişkilendirmiştir. Jüpiter veya Mars gibi figürler toplumun her alanında belirleyici rol oynamıştır. Roma dini inançları o dönemde devlet işleri ile iç içe geçmiş bir vaziyette yürütülmüştür. Tapınaklar şehrin en görkemli yerlerine inşa edilerek tanrılara olan saygı gösterilmiştir. İmparatorluk genişledikçe farklı kültürlerin etkileri de kente sızmaya başlamıştır. Ancak asıl büyük değişim Hristiyanlığın yavaş yavaş kabul görmesi ile yaşanmıştır. İlk başlarda yasaklanan ve zulüm gören inanışlar zamanla resmi din statüsüne kavuşmuştur. İmparator Konstantin döneminde Milvion Köprüsü Savaşı sonrası ilan edilen hoşgörü fermanı büyük bir dönüm noktasıdır. O andan itibaren kentin çehresi değişmeye başlamış ve kiliseler yükselmeye başlamıştır. Kadim mabetlerin yerini alan bazilikalar yeni bir dönemin habercisi olmuştur. Söz konusu dönüşüm bugün gördüğümüz devasa yapıların temelini atmıştır.
Dördüncü yüzyıl itibarıyla kentin her yerinde yeni ibadethaneler yükselirken eski pagan gelenekleri de form değiştirmiştir. Roma'da Hristiyanlık yayıldıkça eski tapınakların taşları yeni kiliselerin inşasında kullanılmıştır. Sanat ve mimari tamamen İncil öykülerini anlatmaya odaklanmıştır. Mozaikler ve freskler okuma yazma bilmeyen halka kutsal metinleri öğretmek için birer araç haline gelmiştir. Roma'da dini yerler sadece dua edilen mekanlar değil aynı zamanda toplumsal dayanışma merkezleri olmuştur. Şehrin yer altındaki katakompları ise ilk inananların gizli sığınakları ve şehitlikleri olarak önemini korumuştur. Bugün bile o dar tünellerde dolaşırken geçmişin derin izlerini hissetmek mümkündür. Her taşın altında bir azizin veya azizenin hikayesi yatar. Avrupa Rüyası katılımcıları rehberler eşliğinde o derin tarihle buluşurken kentin neden kutsal kabul edildiğini bizzat yerinde görürler. İnancın sanata dönüştüğü o eşsiz noktalar ziyaretçileri bambaşka bir dünyaya götürür.
Günümüzde İtalya başkenti denilince akla gelen ilk olgu kuşkusuz güçlü manevi atmosferdir. Roma Katolik kültürü kentin mutfağından sosyal yaşamına kadar her alana sirayet etmiştir. Pazar günleri çalınan çan sesleri insanların günlük ritmini belirleyen bir unsurdur. Şehirde yaşayan halk için inanç sadece bir ibadet değil aynı zamanda bir yaşam biçimidir. Roma'da dini ziyaretler gerçekleştiren turistler yerel halkın bu bağlılığına hayran kalır. Her mahallenin kendine has bir koruyucu azizi bulunur ve o aziz adına büyük törenler düzenlenir. Aile değerleri ve yardımlaşma geleneği de inancın bir parçası olarak kabul edilir. Modern dünyanın hızı içerisinde kadim geleneklerini korumayı başaran ender şehirlerden biridir. Sosyal hayatın merkezinde yer alan meydanlar genellikle görkemli bir kilisenin önünde bulunur. İnsanlar ibadet sonrası o meydanlarda sosyalleşir ve hayatın tadını çıkarır.

Dünyanın en küçük devleti olmasına rağmen etkisi kıtaları aşan bir merkezden bahsetmek gerekir. Roma'da Papa yönetimindeki bu bağımsız bölge tüm Katolik dünyasının kalbidir. Aziz Petrus Meydanı her yıl milyonlarca insanı ağırlayan devasa bir kucaklama alanı gibidir. Roma'da Vatikan sınırları içerisine girmek sanki zaman yolculuğuna çıkmak gibidir. Paha biçilemez sanat eserleri ve devasa kütüphane koleksiyonları burada saklanır. Michelangelo tarafından boyanan Sistine Şapeli tavanı insanlık tarihinin en büyük sanatsal başarılarından biridir. O görkemli yapı içerisinde yürürken sessizliğin ve ihtişamın uyumu insanı büyüler. Roma Katolik inancı açısından burası sarsılmaz bir kale hükmündedir. Her çarşamba düzenlenen genel kabul törenleri inananların Papa ile buluştuğu duygu dolu anlara sahne olur.
Hristiyanlık tarihinde havarilerin lideri olarak kabul edilen Aziz Petrus'un mirası bu makamın temelini oluşturur. Şehirdeki en büyük bazilika onun mezarı üzerine inşa edilmiştir. Roma Katolik kiliseleri arasında en kıdemli olanı Aziz Petrus Bazilikası sayılsa da aslında katedral unvanı San Giovanni in Laterano kilisesine aittir. Papa sadece bir dini lider değil aynı zamanda tarihsel bir figürdür. Kararları ve mesajları dünya siyasetinde bile yankı bulur. Roma dini ritüelleri icra edilirken en üst merci olarak tüm seremoniye yön verir. Paskalya veya Noel gibi dönemlerde yapılan Urbi et Orbi konuşması tüm dünyaya barış ve umut aşılamayı amaçlar. O anlarda meydanda toplanan kalabalıkların coşkusu tarif edilemez bir seviyeye ulaşır. Maneviyatın doruk noktası olan o anlar kentin neden seçilmiş bir yer olduğunu bir kez daha kanıtlar.
İnsanlar hayatları boyunca en az bir kez bu topraklara gelerek ruhsal bir arınma yaşamayı hedefler. Roma dini turizm açısından dünyanın en popüler destinasyonlarının başında gelir. Sadece inançlı olanlar değil tarih ve sanat meraklıları da kentin sunduğu zenginlikten etkilenir. Roma'da dini festivaller döneminde şehir adeta bir açık hava müzesine dönüşür. Sokaklarda gerçekleştirilen yürüyüşler ve ilahiler ortamın havasını tamamen değiştirir. Roma Katolik dini unsurları her adımda karşınıza çıkar. Yedi tepeli şehirde her tepenin zirvesinde bir manastır veya kutsal bir anıt bulunur. Ziyaretçiler o noktalarda hem şehri izler hem de içsel bir yolculuğa çıkar. Avrupa Rüyası turları ile o mistik rotalar en verimli şekilde keşfedilir. Rehberlerin anlattığı hikayeler taş binalara can verir ve geçmişi canlandırır.
Takvim yaprakları belirli dönemlere geldiğinde şehir bambaşka bir kimliğe bürünür. Roma Katolik bayramları süresince dükkanlar kapanır ve tüm halk kutlamalara katılır. Kutsal Cuma gününde Kolezyum etrafında yapılan haç yolu yürüyüşü en etkileyici sahnelerden biridir. Meşalelerle aydınlanan gece karanlığında binlerce insan sessizce dua eder. Roma'da dini gelenekler yüzlerce yıldır bozulmadan devam ettirilir. Çocukların ilk komünyon törenleri veya düğünler büyük bir özenle planlanır. Herkes en şık kıyafetlerini giyerek meydanlara çıkar. Bayram yemekleri ve özel tatlılar o günlerin vazgeçilmez bir parçasıdır. Geleneksel yapı aile bağlarını güçlendiren bir çimento görevi görür. Şehirdeki her kilise kendi mahalle şenliğini organize ederek birliği pekiştirir.

Binaların yüksekliği ve kubbe yapıları tanrıya yakın olma arzusunu simgeler. Roma dini ve kültürel mirası içinde mimarinin yeri yadsınamaz derecede büyüktür. Barok döneminin süslü detayları veya Rönesansın simetrik dengesi her yapıda farklı bir tat bırakır. Roma’daki kiliselerin tarihi incelenirken hangi dönemin güç sahibi olduğu kolayca anlaşılır. Devasa sütunlar ve altın varaklı süslemeler kilisenin ihtişamını yansıtırken içerideki loş ışık huşu uyandırır. Roma kiliseleri turu yapan biri her durakta farklı bir mimari üslupla karşılaşır. Bazı yapılar antik Roma hamamlarının üzerine kurulmuştur bazıları ise doğrudan tapınakların üzerine inşa edilmiştir. Panteon gibi yapılar ise inanç sistemindeki değişimin en somut kanıtıdır. Eskiden tüm tanrılara adanan o yer
bugün bir kilise olarak hizmet verir. Kubbesindeki delikten süzülen ışık huzmesi kutsal bir dokunuşu andırır.
Şehir turuna çıkanlar için durakların sonu gelmez. Roma'da dini turlar genellikle ana bazilikaları kapsayacak şekilde planlanır. Santa Maria Maggiore veya San PaoloFuori le Mura gibi yerler mutlaka görülmesi gereken noktalardır. Roma'da dini anıtlar sadece heykellerden oluşmaz bazen bir merdiven bile kutsal sayılabilir. İnanışa göre Hazreti İsa'nın tırmandığı kutsal merdivenler burada bulunur ve inananlar o merdivenleri dizleri üzerinde çıkar. Roma'da dini ibadet yerleri her zaman kapılarını tüm ziyaretçilere açık tutar. İçerideki sessizliğe saygı duymak ve atmosferin tadını çıkarmak gerekir. Her köşede bir azizin kalıntısı veya bir mucizenin iziyle karşılaşmak mümkündür. Avrupa Rüyası aracılığıyla o noktalara ulaşan gezginler kentin manevi haritasını adım adım çıkarır. Her durak yeni bir bilgi ve duygu katmanı ekler.
Teknoloji çağında bile insanlar mum yakmaktan veya dilek tutmaktan vazgeçmez. Roma'da Vatikan turları esnasında görülen kalabalıklar inancın zamansızlığını gösterir. İnsanlar kutsal su ile kendilerini takdis eder ve ikonaların önünde saygı duruşunda bulunur. Roma'da kilise ziyaretleri esnasında rastlanan genç kuşaklar geleneğin devam ettiğinin kanıtıdır. Modern hayatın karmaşasından kaçanlar kiliselerin serin ve sessiz avlularında huzur bulur. Roma'da Hristiyan kültürü sadece bir dogma değil aynı zamanda müzik ve resimle yoğrulmuş bir estetik algısıdır. Korolardan yükselen ilahiler taş duvarlarda yankılanarak ruhu dinlendirir. Şehirdeki yaşamın her hücresinde o kadim ritüellerin etkisi hissedilir. Mezuniyet törenlerinden cenazelere kadar her aşamada kilisenin rehberliği aranır.
Keşfedilmeyi bekleyen binlerce detay barındıran o yer her gidişte farklı bir yüzünü gösterir. Roma din yapısı çok katmanlı ve karmaşıktır. Alt katlarda antik inançlar üst katlarda ise ortaçağ ve rönesans inançları kat kat istiflenmiştir. Roma'da Katolik olmak bir kimlik meselesidir ve o kimlik her yerde gururla sergilenir. Ziyaretçiler için ise o dünyayı gözlemlemek büyük bir ayrıcalıktır. Roma'da inançlar arasındaki geçişleri görmek ve tarihin nasıl tekerrür ettiğini anlamak zihin açıcı bir deneyimdir. Şehirdeki Roma'da kutsal yerler sadece binalardan ibaret değildir bazen bir meydandaki çeşme bile kutsal bir anlam taşıyabilir. İnsanların o noktalarda topluca dua etmesi veya şarkı söylemesi kentin sosyal dokusunu oluşturur. Roma'da dini yerleri ziyaret etmek sadece bir turistik faaliyet değil aynı zamanda insanlık tarihine yapılan bir saygı duruşudur. Her adımda hissedilen o derin maneviyat şehri diğer tüm Avrupa başkentlerinden ayırır.
Roma dini ve kültürel mirası keşfedilirken doğru bir rehberlik almak o deneyimi unutulmaz kılar. Avrupa Rüyası tarafından organize edilen seyahatler şehrin tüm manevi duraklarını profesyonel bir bakış açısıyla gezmenize imkan tanır. Avrupa Rüyası rotaları kapsamında kentin en özel kiliseleri ve Vatikan gibi devasa merkezler uzman eşliğinde ziyaret edilir. Seyahat boyunca hem tarihi bilgileri öğrenir hem de kentin mistik havasını en doğal haliyle solursunuz. Avrupa Rüyası sayesinde konaklama ve ulaşım gibi detaylarla uğraşmadan sadece keşfetmeye odaklanabilirsiniz. Her şey dahil Roma turları içinde ihtiyacınız olan tüm hizmetler mevcuttur. Bu eşsiz hizmet anlayışı ile her durak yeni bir keşfe dönüşür. Siz de ebedi şehrin sokaklarında kaybolmak ve o kadim inanç sistemini yakından tanımak isterseniz rotanızı mutlaka bu tarafa çevirmelisiniz. Şehrin her taşında bir hikaye ve her meydanında bir mucize saklıdır. Avrupa Rüyası firmamız o kapıları sizin için sonuna kadar açar.
4000+ kez okundu.Yeni turlar, özel fırsatlar ve ilham verici seyahat içerikleri için e-posta listemize katıl!
gezisi gerçekleştirdik.
gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.
KM yol katettik.
4.8 değerlendirme
Avrupa Rüyası ile ekonomik bir şekilde tek seferde birçok ülkeyi keşfedin! Ekstra tur ücreti yok, tüm geziler fiyata dahil. Profesyonel kokartlı rehberler, konforlu oteller ve benzersiz rotalar ile Avrupa’yı en keyifli şekilde yaşayın.
Tur sayfasındaki “Başvuru Yap” formunu doldurun ve seyahat sözleşmesini onaylayın. İlk taksiti ödediğinizde kaydınız tamamlanır ve Avrupa Rüyası’yla yolculuğunuz başlar!
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası’nda tek başına katıldığınızda 1000 Euro’ya varan single farkı uygulanmaz. Sizi, mesleğinize ve yaşınıza uygun bir katılımcı ile eşleştiririz; böylece ek ücret ödemeden konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz.
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası, “tüm ekstra turlar dahil” anlayışıyla hareket eder ve sizden hiçbir ekstra tur ücreti talep etmez. Turlarımızdaki tüm ekstra geziler katılımcılarımıza hediye olarak dahildir.
Avrupa Rüyası, herkesin Avrupa’yı keşfedebilmesi için ekonomik turlar sunar. Tüm rotalarımız, katılımcıların en uygun maliyetle en fazla deneyimi yaşaması hedefiyle hazırlanır. Tur ücretleri; toplam tur süresi, konaklama sayısı, gezilen şehirler ve sezona göre değişiklik gösterebilir. Kısacası, Avrupa Rüyası ile en uygun fiyatla Avrupa’yı gezmek mümkün!
Hayır, gerekmiyor. Avrupa Rüyası turlarında yabancı dil bilme şartı yoktur. Tur boyunca yabancı dil bilen profesyonel kokartlı rehberlerimiz size her şehirde eşlik eder ve ihtiyaç duyduğunuzda yardımcı olur. Günlük ifadeleri bilmeniz gezinizde kolaylık sağlar, ancak bilmeseniz de hiç sorun değil rehberlerimiz her adımda yanınızda!
Avrupa Rüyası turlarındaki tüm zaman planlamaları, uzman operasyon birimimiz tarafından önceden test edilip en verimli şekilde hazırlanmıştır. Her şehirde geçirilen süre; şehrin büyüklüğü, popülerliği ve görülmesi gereken yerlerin yoğunluğuna göre belirlenir. Böylece zamanınızı en iyi şekilde değerlendirir, her sabah yeni bir şehirde uyanmanın keyfini yaşarsınız.
Kesinlikle hayır! Avrupa Rüyası turları sıcak ve samimi bir aile ortamında gerçekleşir. Tek başına katılsanız bile kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurar, birlikte keşfetmenin keyfini yaşarsınız. Ayrıca size yaşınıza ve profilinize uygun bir oda ve koltuk arkadaşı eşleştirilir. Yani bu yolculukta asla yalnız kalmazsınız!
Avrupa Rüyası turlarında şehirleri profesyonel kokartlı rehberlerimizle gezersiniz. Her şehre varmadan önce otobüste bilgilendirme yapılır, ardından rehber eşliğinde şehir turu gerçekleştirilir. Tarihi yerleri gezer, rehberimizden öneriler alır ve sonrasında verilen serbest zamanda şehri kendi temponuzda deneyimleyebilirsiniz.
Avrupa Rüyası turlarında her katılımcı 1 orta boy valiz ve 1 sırt çantası getirebilir. Otobüslerde bagaj alanı sınırlı olduğu için büyük boy valizler kabul edilmez. Uçaklı turlarda valiz kilo sınırı, tur öncesinde yol danışmanları tarafından paylaşılır. Tur öncesi size gönderilecek “Bilin İstedik” listesinde, valizinizde bulunması gereken eşyalar detaylı olarak yer alır. Gündüz otobüste ihtiyaç duyabileceğiniz eşyaları sırt çantanıza almayı unutmayın.
Avrupa Rüyası turlarında ekstra tur ücreti alınmaz, bu nedenle harcamalar tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Yemek, alışveriş ve kişisel ihtiyaçlar için 1 haftalık turlarda ortalama 600–700 Euro, 10 günlük turlarda ise 1000 Euro civarı cep harçlığı yeterlidir. Tur öncesinde yol danışmanlarımız size, yanınıza almanız gerekenleri içeren “Bilin İstedik” listesini iletecektir. Yurtdışında nakit Euro veya uluslararası geçerli kredi kartlarıyla da harcama yapabilirsiniz.
Güvenli, 3D destekli online ödeme sistemi
Bütçene uygun ödeme planı ile hayalindeki tura çık.
Seyahat öncesi ve sırasında bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz.
Vize süreci, valiz listesi, önemli ipuçları ve daha fazlası.
Bugüne kadar 19.000’den fazla gezginle Avrupa’yı keşfettik.
Planlar değişebilir, biz daima buradayız.