85 ülke, 220 şehir
gezisi gerçekleştirdik.
Bolivya denildiğinde akla gelen en büyüleyici şehirlerden biri şüphesiz Sucre’dir. Tarihi dokusu, beyaz badanalı koloniyal evleri ve enerjik şehir hayatıyla Sucre, ziyaretçilerine adeta bir zaman yolculuğu sunar. Genellikle “Bolivya’nın en güzel şehri” olarak anılan Sucre, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alır ve Güney Amerika gezisi planlayanların mutlaka rotasına eklemesi gereken bir destinasyondur. Bu rehberde, Sucre’nin tarihinden kültürüne, gezilecek noktalarından yerel yaşamına kadar kapsamlı bilgiler bulacaksınız. Ayrıca Avrupa Rüyası Güney Amerika Turu’nun Sucre programına katılarak bu eşsiz deneyimi güvenli ve konforlu şekilde yaşayabilirsiniz.
Sucre, 1538 yılında kurulan ve Bolivya’nın anayasal başkenti olarak tarihte önemli bir rol oynayan bir şehir. Şehir, İspanyol kolonizasyonunun izlerini günümüze kadar korumuş ve beyaz koloniyal evleri, taş yolları ve kiliseleriyle dikkat çeker. UNESCO, Sucre’yi “tarihi kent merkezi ve koloniyal mimarisi” nedeniyle Dünya Mirası Listesi’ne dahil etmiştir.
Şehir aynı zamanda Bolivya’nın bağımsızlık mücadelesinin de merkezi olmuştur. 1825 yılında Bolivya’nın bağımsızlığının ilan edildiği şehir, tarih meraklıları için adeta bir açık hava müzesi niteliğindedir. Şehirde yürüyerek gezmek, sadece görsel bir deneyim sunmakla kalmaz; geçmişin derinliklerine dokunmanıza da olanak tanır.
Şehrin kalbi olan Plaza 25 de Mayo, Sucre’nin en hareketli noktasıdır. Çevresinde başkanlık sarayı, katedral ve koloniyal yapılar bulunur. Burada yürüyüş yaparken hem tarihi atmosferi hissedebilir hem de kafelerde mola vererek yerel yaşamı gözlemleyebilirsiniz.
Tepede yer alan La Recoleta Manastırı, şehri kuşbakışı izlemek için ideal bir noktadır. Tepeden görülen beyaz şehir manzarası, fotoğrafçılar için adeta bir cennet oluşturur. Aynı zamanda manastırın içindeki müze, koloniyal dönem eserleri ve dini objeler hakkında bilgi verir.
Sucre’ye yaklaşık 60 km mesafedeki Tarabuco Pazarı, Bolivya’nın geleneksel tekstil ve el sanatlarını deneyimlemek için ideal bir noktadır. Renkli dokumalar, el yapımı maskeler ve yerel kıyafetler, gezginler için unutulmaz hatıralar sunar.
Bağımsızlık mücadelesini öğrenmek isteyenler için Casa de la Libertad, zorunlu bir duraktır. Müze ve tarihi ev, Bolivya’nın bağımsızlık sürecini detaylı şekilde anlatır. Burada, tarihi belgeler ve eşyalar, ziyaretçilere tarihin canlı bir anlatımını sunar.
Sucre’nin biraz dışında yer alan Parque Cretácico, dinozor ayak izlerinin bulunduğu nadir alanlardan biridir. Doğa yürüyüşü ve tarih meraklıları için hem eğitici hem de ilgi çekici bir destinasyondur.

Sucre’deki mimari, İspanyol kolonizasyonunun estetik anlayışını ve And kültürünü harmanlar. Beyaz badanalı evler, kırmızı kiremit çatılar, taş sokaklar ve balkonlardaki demir işçiliği, şehrin karakteristik özelliklerindendir. Bu mimari, Sucre’yi sadece görsel olarak çekici kılmaz; aynı zamanda kültürel bir anlatı sunar.
Şehirde dolaşırken, her köşe başında tarihî bir yapı veya küçük bir müze bulmak mümkündür. Bu yüzden yürüyerek keşif yapmak, Sucre’nin ruhunu anlamak için en doğru yöntemdir. Avrupa Rüyası turu kapsamında, profesyonel rehberler eşliğinde yapılan şehir turları, bu mimari detayları ve tarihî bağlamı derinlemesine öğrenme fırsatı sunar.
Sucre, aynı zamanda Bolivya mutfağının lezzetlerini deneyimleyebileceğiniz bir destinasyondur. Yerel restoranlarda, salteñas (etli börekler), mondongo (baharatlı et yemeği) ve api con pastel gibi yöresel tatları deneyebilirsiniz.
Şehirdeki kafeler ve restoranlar, koloniyal atmosferi yansıtan dekorasyonlarıyla öne çıkar. Bu mekanlarda hem lezzetli yemekler tadabilir hem de Sucre’nin sanatsal ve kültürel enerjisini deneyimleyebilirsiniz.
Sucre’yi keşfetmenin en etkili yolu, şehrin dar taş sokaklarında yürüyerek kaybolmaktır. Her köşe başı tarih fısıldar; koloniyal evlerin balkonları, taş zeminler ve küçük meydanlar ziyaretçiyi zamanda yolculuğa çıkarır. Özellikle sabahın erken saatlerinde, sokakların sessizliği ve yumuşak ışık, fotoğrafçılar için eşsiz kareler sunar. Rehberler eşliğinde yapılan yürüyüş turları, yalnızca ana cadde ve meydanları değil, genellikle turistlerin gözünden kaçan yerel kafeler, el sanatları dükkanları ve küçük müzeleri de kapsar. Bu sayede Sucre’yi hem görsel hem de kültürel açıdan tam anlamıyla deneyimlemek mümkün olur.
Şehrin kalbi olarak bilinen Plaza 25 de Mayo, Sucre gezisinin başlangıç noktasıdır. Çevresinde yer alan Metropolitan Katedral, Başkanlık Sarayı ve Kolonyal Evler, ziyaretçilere şehrin tarihî dokusunu gözler önüne serer. Meydan, yalnızca mimari güzellik sunmakla kalmaz; aynı zamanda yerel yaşamın ritmini gözlemlemek için ideal bir noktadır. Sokak sanatçıları, kafelerde oturan insanlar ve pazar tezgâhları, ziyaretçilere Sucre’nin enerjisini hissettirir. Avrupa Rüyası tur programında, rehberler bu meydanı detaylı olarak tanıtır ve ziyaretçilere her yapının tarihî önemini anlatır.
La Recoleta Manastırı ve Tepesi, Sucre’nin panoramik manzarasını görmek için vazgeçilmez bir noktadır. Tepeden görülen beyaz şehir görüntüsü, özellikle gün doğumu ve gün batımında büyüleyici bir tabloya dönüşür. Tepede yer alan manastır, aynı zamanda Kolonyal döneme ait dini eserler ve sanat objeleri ile zenginleştirilmiş bir müze niteliğindedir. Avrupa Rüyası turu kapsamında bu noktada yapılan durak, ziyaretçilere hem fotoğraf fırsatları hem de tarihî bilgilerin aktarılmasını sağlar.
Sucre çevresindeki Tarabuco Pazarı, geleneksel Bolivya tekstili ve el sanatlarını deneyimlemek için ideal bir destinasyondur. Burada renkli dokumalar, el yapımı maskeler ve geleneksel kıyafetler, kültürel bir ziyafet sunar. Şehir içindeki küçük pazarlar da yerel lezzetleri ve zanaatkârlığı görmek için fırsat yaratır. Avrupa Rüyası tur programında, rehberler pazarı ziyaret ederek ürünlerin anlamını, üretim tekniklerini ve tarihî bağlamını anlatır. Bu sayede ziyaretçiler, Sucre’yi sadece görsel olarak değil, kültürel açıdan da deneyimlemiş olur.

Casa de la Libertad, Sucre gezisinin en önemli duraklarından biridir. Bolivya’nın bağımsızlık mücadelesinde kritik bir rol oynayan bu yapı, günümüzde müze olarak hizmet vermektedir. Ziyaretçiler, tarihî belgeler, silahlar ve dönemin yaşamına dair objeleri görerek, Bolivya tarihine dair derinlemesine bir bakış kazanır. Avrupa Rüyası turu, bu müzeyi rehber eşliğinde gezmeyi içerir; böylece ziyaretçiler hem tarihî bilgi edinir hem de deneyimi bütünsel bir şekilde yaşar.
Sucre’nin beyaz badanalı evleri, kırmızı kiremit çatılar, balkonlar ve taş sokaklar, şehrin karakteristik koloniyal dokusunu oluşturur. Avrupa Rüyası tur programı kapsamında, rehberler bu mimari detayları, kullanılan malzemeleri ve yapım tekniklerini ziyaretçilere aktarır. Bu bilgiler, ziyaretçilere mimari estetiği anlamanın ötesinde, dönemin yaşam tarzını ve kültürel değerleri kavrama fırsatı sunar.
Sucre, sadece görsel ve kültürel deneyim sunmaz; Bolivya mutfağının lezzetlerini tatma fırsatı da verir. Yerel restoranlarda, salteñas, mondongo ve api con pastel gibi yöresel lezzetleri deneyebilirsiniz. Rehberler, hangi yemeklerin geleneksel olduğunu ve hangi mekanlarda özgün tatlar bulunabileceğini paylaşır. Bu, Sucre deneyimini tam anlamıyla çok duyulu bir keşfe dönüştürür.
Avrupa Rüyası Güney Amerika Turu, Sucre deneyimini güvenli, konforlu ve zengin içerikli bir şekilde sunar. Tur kapsamındaki ayrıcalıklar:
Bu ayrıcalıklar sayesinde Sucre, sadece görülecek bir şehir değil; derinlemesine keşfedilen, öğrenilen ve deneyimlenen bir kültür merkezi hâline gelir.
Avrupa Rüyası Güney Amerika Turu ile Sucre’yi ziyaret eden katılımcılar, şehrin koloniyal güzelliğini, tarihini ve kültürünü profesyonel rehberler eşliğinde keşfeder. Bu tur, Güney Amerika seyahatinizi unutulmaz, güvenli ve zengin bir deneyim olarak tamamlamanızı sağlar.
Avrupa Rüyası Güney Amerika Turu, Sucre deneyimini konforlu ve güvenli bir şekilde yaşamanız için tasarlanmıştır. Tur kapsamında:
Avrupa Rüyası turu sayesinde, Sucre’nin koloniyal güzelliğini güvenli bir şekilde keşfeder, Bolivya kültürü ve tarihini profesyonel rehber eşliğinde deneyimleyebilirsiniz. Bu şehir, Güney Amerika seyahatinizin en unutulmaz duraklarından biri olacak.
4000+ kez okundu.Yeni turlar, özel fırsatlar ve ilham verici seyahat içerikleri için e-posta listemize katıl!
gezisi gerçekleştirdik.
gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.
KM yol katettik.
4.8 değerlendirme
Avrupa Rüyası ile ekonomik bir şekilde tek seferde birçok ülkeyi keşfedin! Ekstra tur ücreti yok, tüm geziler fiyata dahil. Profesyonel kokartlı rehberler, konforlu oteller ve benzersiz rotalar ile Avrupa’yı en keyifli şekilde yaşayın.
Tur sayfasındaki “Başvuru Yap” formunu doldurun ve seyahat sözleşmesini onaylayın. İlk taksiti ödediğinizde kaydınız tamamlanır ve Avrupa Rüyası’yla yolculuğunuz başlar!
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası’nda tek başına katıldığınızda 1000 Euro’ya varan single farkı uygulanmaz. Sizi, mesleğinize ve yaşınıza uygun bir katılımcı ile eşleştiririz; böylece ek ücret ödemeden konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz.
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası, “tüm ekstra turlar dahil” anlayışıyla hareket eder ve sizden hiçbir ekstra tur ücreti talep etmez. Turlarımızdaki tüm ekstra geziler katılımcılarımıza hediye olarak dahildir.
Avrupa Rüyası, herkesin Avrupa’yı keşfedebilmesi için ekonomik turlar sunar. Tüm rotalarımız, katılımcıların en uygun maliyetle en fazla deneyimi yaşaması hedefiyle hazırlanır. Tur ücretleri; toplam tur süresi, konaklama sayısı, gezilen şehirler ve sezona göre değişiklik gösterebilir. Kısacası, Avrupa Rüyası ile en uygun fiyatla Avrupa’yı gezmek mümkün!
Hayır, gerekmiyor. Avrupa Rüyası turlarında yabancı dil bilme şartı yoktur. Tur boyunca yabancı dil bilen profesyonel kokartlı rehberlerimiz size her şehirde eşlik eder ve ihtiyaç duyduğunuzda yardımcı olur. Günlük ifadeleri bilmeniz gezinizde kolaylık sağlar, ancak bilmeseniz de hiç sorun değil rehberlerimiz her adımda yanınızda!
Avrupa Rüyası turlarındaki tüm zaman planlamaları, uzman operasyon birimimiz tarafından önceden test edilip en verimli şekilde hazırlanmıştır. Her şehirde geçirilen süre; şehrin büyüklüğü, popülerliği ve görülmesi gereken yerlerin yoğunluğuna göre belirlenir. Böylece zamanınızı en iyi şekilde değerlendirir, her sabah yeni bir şehirde uyanmanın keyfini yaşarsınız.
Kesinlikle hayır! Avrupa Rüyası turları sıcak ve samimi bir aile ortamında gerçekleşir. Tek başına katılsanız bile kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurar, birlikte keşfetmenin keyfini yaşarsınız. Ayrıca size yaşınıza ve profilinize uygun bir oda ve koltuk arkadaşı eşleştirilir. Yani bu yolculukta asla yalnız kalmazsınız!
Avrupa Rüyası turlarında şehirleri profesyonel kokartlı rehberlerimizle gezersiniz. Her şehre varmadan önce otobüste bilgilendirme yapılır, ardından rehber eşliğinde şehir turu gerçekleştirilir. Tarihi yerleri gezer, rehberimizden öneriler alır ve sonrasında verilen serbest zamanda şehri kendi temponuzda deneyimleyebilirsiniz.
Avrupa Rüyası turlarında her katılımcı 1 orta boy valiz ve 1 sırt çantası getirebilir. Otobüslerde bagaj alanı sınırlı olduğu için büyük boy valizler kabul edilmez. Uçaklı turlarda valiz kilo sınırı, tur öncesinde yol danışmanları tarafından paylaşılır. Tur öncesi size gönderilecek “Bilin İstedik” listesinde, valizinizde bulunması gereken eşyalar detaylı olarak yer alır. Gündüz otobüste ihtiyaç duyabileceğiniz eşyaları sırt çantanıza almayı unutmayın.
Avrupa Rüyası turlarında ekstra tur ücreti alınmaz, bu nedenle harcamalar tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Yemek, alışveriş ve kişisel ihtiyaçlar için 1 haftalık turlarda ortalama 600–700 Euro, 10 günlük turlarda ise 1000 Euro civarı cep harçlığı yeterlidir. Tur öncesinde yol danışmanlarımız size, yanınıza almanız gerekenleri içeren “Bilin İstedik” listesini iletecektir. Yurtdışında nakit Euro veya uluslararası geçerli kredi kartlarıyla da harcama yapabilirsiniz.
Güvenli, 3D destekli online ödeme sistemi
Bütçene uygun ödeme planı ile hayalindeki tura çık.
Seyahat öncesi ve sırasında bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz.
Vize süreci, valiz listesi, önemli ipuçları ve daha fazlası.
Bugüne kadar 19.000’den fazla gezginle Avrupa’yı keşfettik.
Planlar değişebilir, biz daima buradayız.