85 ülke, 220 şehir
gezisi gerçekleştirdik.
Amerika Birleşik Devletleri, sadece bir ülke değil; sonsuz olasılıkların, devasa ufukların ve her köşesinde farklı bir dünyanın kapısını aralayan bir kıta deneyimidir. New York’un gökyüzünü delen ışıltısından Grand Canyon’un kadim sessizliğine uzanan bu coğrafya, her gezginin ruhunda silinmez izler bırakır. Ancak bu devasa dünyayı sadece "gezmiş olmak" ile "iliğine kadar hissetmek" arasında büyük bir fark vardır.
2026 yılında Amerikan rüyasına adım atmayı planlıyorsanız, sıradan turistik rotaların ötesine geçmeye hazırlanın. İşte seyahatinizi bir "tatil" olmaktan çıkarıp, hayatınızın en büyük hikayesine dönüştürecek, heyecan verici ve stratejik 10 tavsiye. Yazımızın sonunda, bu efsanevi yolculuğu Avrupa Rüyası Büyük Amerika Turu ile nasıl bir ayrıcalık şölenine dönüştürebileceğinizi keşfedeceksiniz.
Hayal edin: Manhattan’ın gökyüzünü delen çelik devleri arasından süzülen sabah güneşi yüzünüze vururken, elinizde dumanı üstünde tüten bir New York kahvesiyle sarı taksilerin bitmeyen senfonisini dinliyorsunuz. Sadece birkaç gün sonra ise, Arizona’nın kızıl topraklarında, insanlık tarihinden daha eski olan Grand Canyon’un uçsuz bucaksız sessizliğinde yankılanan rüzgarın sesine kulak veriyorsunuz.
Amerika Birleşik Devletleri; sadece bir ülke ya da bir seyahat rotası değildir. O, her sokağında kendinizi bir Hollywood setinde hissedeceğiniz, her eyaletinde bambaşka bir kültürün kapısını aralayacağınız ve her kilometrede kendi sınırlarınızı yeniden keşfedeceğiniz devasa bir **"olasılıklar evreni"**dir. Özgürlüğün rüzgarıyla saçlarınızın savrulduğu o meşhur otoyollardan, cazın kalbinin attığı loş ışıklı sokaklara kadar Amerika, size bir tatilden çok daha fazlasını; hayatınız boyunca anlatacağınız o efsanevi hikayenin başrolünü vadediyor.
Şimdi hazırsanız, pasaportunuzu yanınıza alın; çünkü bu uçsuz bucaksız coğrafyayı sıradan bir turist gibi değil, her saniyesini ruhunda hisseden bir kaşif gibi gezmenin şifrelerini çözüyoruz. Büyük Amerika Turu ile hayalleri gerçeğe dönüştürmeye, okyanusun ötesindeki bu büyülü dünyaya ilk adımı atmaya var mısınız?
Çoğu gezgin New York’u sadece Manhattan adasından ibaret sanır. Oysa şehrin gerçek ruhu, o ikonik silüete dışarıdan baktığınızda belirir. Brooklyn Bridge Park’ta gün batımını izlerken Manhattan’ın ışıklarının okyanus suyuna yansımasına şahitlik edin. Dumbo bölgesindeki meşhur sokaklarda yürürken kendinizi bir film karesinin içinde bulacaksınız. Unutulmaz bir anı için; Manhattan'dan Brooklyn’e yürüyerek geçmeyi ve rüzgarın size anlattığı şehir hikayelerini dinlemeyi ihmal etmeyin.
Amerika’nın gerçek mücevherleri şehirlerinde değil, doğasındadır. Grand Canyon, Yosemite veya Yellowstone gibi milli parklara gittiğinizde bir "National Parks Passport" edinin. Ziyaret ettiğiniz her parkta pasaportunuza mühür vurdurmak, sadece bir hatıra değil, doğanın büyüklüğüne dair bir saygı duruşudur. Arizona’nın kızıl kayalıkları arasında güneşin batışını izlemek, size modern dünyanın tüm karmaşasını unutturacak kadar güçlü bir manevi deneyimdir.
Kültürü tanımanın yolu sofradan geçer. Filmlerde gördüğünüz o nostaljik, deri koltuklu "Diner"lardan birine girin. Garsonun bardağınıza durmadan kahve doldurduğu (free refill), devasa pancake porsiyonlarının ve çıtır pastırmaların olduğu bir sabah kahvaltısı, Amerikan yaşam tarzının en samimi anıdır. Bu, sadece yemek yemek değil, yerel halkın günlük telaşını ve samimiyetini gözlemlemektir.
Los Angeles’a gittiğinizde sadece Walk of Fame’de yürümekle yetinmeyin. Griffith Gözlemevi'ne çıkın ve "La La Land" filmindeki o meşhur sahneyi anımsayarak şehri tepeden izleyin. Amerika seyahatinin en büyük ayrıcalığı, çocukluğunuzdan beri izlediğiniz o sahnelerin içinde bizzat yer almaktır. Bu duygu, hayal ile gerçeğin birbirine karıştığı o "büyülü gerçekçilik" anıdır.

Las Vegas sadece bir kumar şehri değildir; o, dünyanın en büyük eğlence mühendisliğidir. Cirque du Soleil gibi akılalmaz sahne şovlarından birine bilet alın. Teknolojinin, sanatın ve insan vücudunun sınırlarını zorlayan bu gösteriler, size Las Vegas’ın neden "dünyanın eğlence başkenti" olduğunu kanıtlayacaktır.
New York’un hızlı ve "soğuk" entelektüel yapısı ile California’nın "chill" ve sörf kültürüne dayalı rahatlığı arasındaki farkı gözlemlemek büyük bir zevktir. Bu zıtlık, Amerika’nın neden tek bir ülke değil, bir eyaletler birliği olduğunu anlamanızı sağlar. Bir tarafta takım elbiseli iş insanları koştururken, diğer tarafta sahil yolunda kaykay yapan gençlerin enerjisine ortak olun.
Amerika bir alışveriş cennetidir ama doğru yerdeyseniz! Şehir merkezindeki pahalı mağazalar yerine, devasa Premium Outlet’lere bir gününüzü ayırın. Dünyaca ünlü markaları şaşırtıcı fiyatlarla almak, seyahatinizin finansal olarak "karlı" geçmesini sağlar. Ancak unutmayın; yanınızda mutlaka boş bir valiz götürmelisiniz!
Miami sadece plajdan ibaret değildir. Ocean Drive boyunca uzanan pastel renkli Art Deco binaları, 1930’ların estetiğini bugünle buluşturur. Ardından Little Havana’ya geçip gerçek bir Küba kahvesi için. Burası, Amerika’nın içinde başka bir ülkeyi ziyaret etmek gibidir; puro kokuları ve salsa ritimleri arasında kendinizi kaybedin.
Bir NBA maçı izlemek veya bir beyzbol stadyumunda hot-dog yemek, Amerikan ruhuna dokunmanın en hızlı yoludur. Seyircilerin o devasa enerjisi, dev ekran şovları ve devre arası eğlenceleri, sporun nasıl bir şova dönüştüğünü size en canlı haliyle gösterecektir.
Amerika "yolların" ülkesidir. Camı indirin, sevdiğiniz bir müziği açın ve uçsuz bucaksız otoyollarda sürüşün keyfini çıkarın. Tabelaların, küçük kasabaların ve yol üstü motellerinin size sunduğu özgürlük hissi, Amerika seyahatinin asıl amacıdır.

Amerika seyahati, size dünyanın başka hiçbir yerinde bulamayacağınız bir "sınırsızlık" hissi verir. Central Park’ta sincapları beslerken hissettiğiniz huzur ile Times Meydanı’nın kaosu arasındaki denge, ruhunuzu besler. Washington D.C.’de Lincoln Anıtı’nın önünde durup tarihin ağırlığını hissetmek veya San Francisco’da sislerin arasından yükselen Golden Gate Köprüsü’ne bakmak, hayatınız boyunca anlatacağınız o "unutulmaz anlar" listesinin başına yerleşir.
Bu seyahatin en büyük ayrıcalığı, vize sürecinden uçuşuna, konaklamasından ulaşımına kadar her aşamasının size kattığı vizyondur. Dünyayı yöneten kültürün mutfağına girmek, olaylara global bir perspektiften bakmanızı sağlar.
Amerika gibi devasa bir coğrafyayı tek başınıza planlamak; 50 eyalet, farklı trafik kuralları, güvenlik bölgeleri ve yüksek maliyetler arasında kaybolmanıza neden olabilir. Avrupa Rüyası, geliştirdiği Büyük Amerika Turu ile tüm bu karmaşayı sizin için kusursuz bir senfoniye dönüştürüyor.
Hayat, sadece yerinde saymak için çok kısa; bazen okyanusun ötesine geçmek ve sınırları zorlamak gerekir. 2026’da kendinize bir ödül verin; rüyalarınızdaki o sahnelerin başrolü olun. Şeffaf fiyat politikası, güvenilir operasyon gücü ve her saniyesi özenle tasarlanmış rotasıyla Avrupa Rüyası, sizi hayatınızın macerasına davet ediyor. Kontenjanların hızla dolduğu bu rüya yolculukta yerinizi ayırtmak, taksit imkanlarından yararlanmak ve gerçek Amerika’yı keşfetmek için hemen Avrupa Rüyası web sitesini ziyaret edin.
4010+ kez okundu.Yeni turlar, özel fırsatlar ve ilham verici seyahat içerikleri için e-posta listemize katıl!
gezisi gerçekleştirdik.
gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.
KM yol katettik.
4.8 değerlendirme
Avrupa Rüyası ile ekonomik bir şekilde tek seferde birçok ülkeyi keşfedin! Ekstra tur ücreti yok, tüm geziler fiyata dahil. Profesyonel kokartlı rehberler, konforlu oteller ve benzersiz rotalar ile Avrupa’yı en keyifli şekilde yaşayın.
Tur sayfasındaki “Başvuru Yap” formunu doldurun ve seyahat sözleşmesini onaylayın. İlk taksiti ödediğinizde kaydınız tamamlanır ve Avrupa Rüyası’yla yolculuğunuz başlar!
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası’nda tek başına katıldığınızda 1000 Euro’ya varan single farkı uygulanmaz. Sizi, mesleğinize ve yaşınıza uygun bir katılımcı ile eşleştiririz; böylece ek ücret ödemeden konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz.
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası, “tüm ekstra turlar dahil” anlayışıyla hareket eder ve sizden hiçbir ekstra tur ücreti talep etmez. Turlarımızdaki tüm ekstra geziler katılımcılarımıza hediye olarak dahildir.
Avrupa Rüyası, herkesin Avrupa’yı keşfedebilmesi için ekonomik turlar sunar. Tüm rotalarımız, katılımcıların en uygun maliyetle en fazla deneyimi yaşaması hedefiyle hazırlanır. Tur ücretleri; toplam tur süresi, konaklama sayısı, gezilen şehirler ve sezona göre değişiklik gösterebilir. Kısacası, Avrupa Rüyası ile en uygun fiyatla Avrupa’yı gezmek mümkün!
Hayır, gerekmiyor. Avrupa Rüyası turlarında yabancı dil bilme şartı yoktur. Tur boyunca yabancı dil bilen profesyonel kokartlı rehberlerimiz size her şehirde eşlik eder ve ihtiyaç duyduğunuzda yardımcı olur. Günlük ifadeleri bilmeniz gezinizde kolaylık sağlar, ancak bilmeseniz de hiç sorun değil rehberlerimiz her adımda yanınızda!
Avrupa Rüyası turlarındaki tüm zaman planlamaları, uzman operasyon birimimiz tarafından önceden test edilip en verimli şekilde hazırlanmıştır. Her şehirde geçirilen süre; şehrin büyüklüğü, popülerliği ve görülmesi gereken yerlerin yoğunluğuna göre belirlenir. Böylece zamanınızı en iyi şekilde değerlendirir, her sabah yeni bir şehirde uyanmanın keyfini yaşarsınız.
Kesinlikle hayır! Avrupa Rüyası turları sıcak ve samimi bir aile ortamında gerçekleşir. Tek başına katılsanız bile kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurar, birlikte keşfetmenin keyfini yaşarsınız. Ayrıca size yaşınıza ve profilinize uygun bir oda ve koltuk arkadaşı eşleştirilir. Yani bu yolculukta asla yalnız kalmazsınız!
Avrupa Rüyası turlarında şehirleri profesyonel kokartlı rehberlerimizle gezersiniz. Her şehre varmadan önce otobüste bilgilendirme yapılır, ardından rehber eşliğinde şehir turu gerçekleştirilir. Tarihi yerleri gezer, rehberimizden öneriler alır ve sonrasında verilen serbest zamanda şehri kendi temponuzda deneyimleyebilirsiniz.
Avrupa Rüyası turlarında her katılımcı 1 orta boy valiz ve 1 sırt çantası getirebilir. Otobüslerde bagaj alanı sınırlı olduğu için büyük boy valizler kabul edilmez. Uçaklı turlarda valiz kilo sınırı, tur öncesinde yol danışmanları tarafından paylaşılır. Tur öncesi size gönderilecek “Bilin İstedik” listesinde, valizinizde bulunması gereken eşyalar detaylı olarak yer alır. Gündüz otobüste ihtiyaç duyabileceğiniz eşyaları sırt çantanıza almayı unutmayın.
Avrupa Rüyası turlarında ekstra tur ücreti alınmaz, bu nedenle harcamalar tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Yemek, alışveriş ve kişisel ihtiyaçlar için 1 haftalık turlarda ortalama 600–700 Euro, 10 günlük turlarda ise 1000 Euro civarı cep harçlığı yeterlidir. Tur öncesinde yol danışmanlarımız size, yanınıza almanız gerekenleri içeren “Bilin İstedik” listesini iletecektir. Yurtdışında nakit Euro veya uluslararası geçerli kredi kartlarıyla da harcama yapabilirsiniz.
Güvenli, 3D destekli online ödeme sistemi
Bütçene uygun ödeme planı ile hayalindeki tura çık.
Seyahat öncesi ve sırasında bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz.
Vize süreci, valiz listesi, önemli ipuçları ve daha fazlası.
Bugüne kadar 19.000’den fazla gezginle Avrupa’yı keşfettik.
Planlar değişebilir, biz daima buradayız.