85 ülke, 220 şehir
gezisi gerçekleştirdik.
Berlin hem Almanya'nın hem de Avrupa'nın tarih süresince yaşadığı sancılı değişimlerin merkezleri arasındadır. Siyasi ve sanatsal bir başkent olmanın yanı sıra inanç ve inançsızlığın bir arada yaşadığı bir merkezdir. Buna rağmen oldukça hoşgörülü bir atmosferi yüzyıllardır korumayı başarır. Avrupa Rüyası ile Berlin sokakları gezinirken gökyüzünde yükselen görkemli katedral kulelerini görebilirsiniz. Diğer tarafta ise modern yaşamın sessizliği içerisinde bulunulan camileri görebilirsiniz. Özellikle Türk nüfusunun çok fazla olması ve yaklaşık %30 oranında bulunması nedeniyle Müslüman kesimde oldukça kalabalıktır. Bu yüzden şehrin her tarafında camiler görebilirsiniz. Ayrıca Berlin din ve inanç yapısı gereği sinagoglar ve tapınaklar da bu şehirde yer alır. Kısaca ülkenin genelinde olduğu gibi başkentte de her inanca ya da inançsızlığı yönelik saygılı bir ortam vardır. Bu atmosferi koruyan sosyal denge sayesinde herkes inanç konusunda başkalarına da saygılı bir şekilde hareket eder.
Berlin'in 20. yüzyılda bölünen bir şehir olmakla birlikte, İkinci Dünya Savaşı sonrasında sekülerleşme süreci söz konusudur. Bunların hepsi birbiriyle bağlantılı olmakla birlikte kozmopolit bir şehir yapısını ortaya çıkarır. Bu ortamda Berlin'de inanç kültürü bireysel tercihlerin ötesindedir. Bununla birlikte inançlara bağlı olarak ibadethanelerin mimarisinin ortaya çıkardığı eserler vardır. Aynı inançlara sahip olmasalar bile, dini bayramlarda birbirlerini tebrik eden ve kutlayan birçok kişiyi görebilirsiniz.
Farklı inançlara sahip olan toplumların yaşadığı bu şehirde bazı dönemlerde farklı dinlere mensup kişilerin bayramları ve özel günleri aynı zaman aralığına denk gelebiliyor. Böyle olunca şehrin her yanında cıvıl cıvıl bir kutlama ve bayramlaşma ortamı keyif veriyor. Diğer taraftan her dinin kendine özgü bayramlarını kutlaması ve sosyal dayanışmanın ortaya çıkması da Almanya'da inanç kültürü açısından gelişmişliği gösterir.
Berlin'de farklı inançların olmasının yanı sıra inançsızlık oranında oldukça yüksektir. Bir zamanlar Sovyet etkisi altındaki Doğu Berlin ve Batı Berlin'in ayrı ayrı 2 ülkeye ait olması bunun kökenini oluşturur. Bu dönemde Doğu Berlin kısmında dinin kamusal alandan büyük ölçüde çekildiği görülür. O dönemde yayılan Berlin’de inançsızlık bugün de Berlin halkında önemli bir ölçüde görülür. Diğer taraftan inancına bağlı ve muhafazakar olan insan topluluklarında görebilirsiniz. Bunların bir arada sorunsuz yaşaması ve farklı dinlere de sempati ve hoşgörü göstermeleri Berlin'in seküler ruhu ve tarihsel mirası ile alakalıdır.
Berlin halkı, inanç özgürlüğü ve farklı yaşam tarzları konusunda saygı göstermesi ile bilinir. Şehirde bulunan kiliseler dini ritüellerin dışında farklı klasik müzik konserleri ya da sanat sergileri için de kullanılır. Ayrıca sosyal sorumluluk projelerine de ev sahipliği yapan pek çok kilise vardır. Bunlar toplumsal hayatın önemli bir parçası olmayı sürdürür. Ayrıca Berlin'de devlet ve din arasındaki ilişki oldukça şeffaf bir zemindir.
Hıristiyanlık Berlin'in inanç silüetine bakıldığında en baskın dini yapılar kapsar. Bu şehirde yer alan Berliner Dom şehrin sembolleri arasında yer alır. Aynı zamanda Protestan inancının görkemini de gözler önüne serer. Prusya krallarının tarihteki ağırlığı açısından da önemli bir simgedir. Ancak Berlin'de Hristiyanlık inancının tek bir çatı altında toplanmadığını görüyoruz.
Protestanlık ve Lüteriyen en etkin inanç gruplarını oluşturur. Üstelik bu geleneksel tarihin bir parçası olarak eski dönemlerden beri devam eden bir durumdur. Ayrıca Berliner Dom’dan küçük mahalle kiliselerine Hristiyanlık geniş kapsamlıdır. Diğer taraftan Bavyera eyaleti ve Polonya etkisiyle şehirde Katolik nüfusu da oldukça belirgin olduğunu görüyoruz. Berlin'de bulunan Katolik cemaatinin merkezi ve kutsal bölgesi olarak Aziz Hedwig Katedrali modern tasarımıyla da dikkat çeken bir yapıdır.

Başkent Berlin'de kiliseler ibadethane olmakla birlikte şehrin tarihsel geçmişini ve dokusunu da yansıtır. Bu yüzden Berlin'de kentsel hafızanın bekçileri kiliseler olarak kabul edilir. Kurfürstendamm Bölgesinde yer alan Kaiser Wilhelm Anıt Kilisesi yıkık kulesi ile İkinci Dünya Savaşı'ndan beri ayakta durur. Bu kilise barış ve uzlaşı mesajını hala günümüzde temsil eder. Bu kilise, ikinci dünya savaşının yıkıcı lığına karşı şehirde dini mirasın direnişini temsil eder ve bunu günümüze taşıyarak hatırlatır. Bu yapıyı ziyaret ederken Avrupa Rüyası misafirleri inancın kutsal bir şey olmanın dışında yaşanan acılara ve geleceklere dair kurulan hayalleri temsil ettiğini de görür.
Almanya'da Müslüman nüfusun en yoğun olduğu yerler arasında başkent Berlin de yer alır. Özellikle ülkemizden de buraya 1960’lı senelerde başlayan göçler ile başkentte yoğun bir Müslüman nüfusu artışı olmuştur. Günümüzde de burada yerleşik olarak yaşayan Müslümanlar ile birlikte Berlin'in yeni yüzü ve kültürel zenginliği İslam yaygın inanışlar arasındadır. Bugün Berlin'de en yaygın görünen ikinci din İslamiyet’tir.
Kreuzberg ve Neukölln bölgelerinde her yerde Müslüman kültürünü görebilirsiniz. Günlük hayatın her alanında geleneksel Müslüman çarşıları, modern camiler ve restoranlar bir arada bulunur. Berlin'deki İslam inancı sadece Türkiye’den gelenler ile sınırlı değildir. Bu bölgede yaşayan Arap nüfusu ve Afrika nüfusu da Müslüman toplumu oluşturur. Balkanlardan gelen ve buraya yerleşen kişilerle birlikte Müslüman topluluklar çok renkli bir hal almıştır.
Yoğun bir Müslüman nüfusun olması nedeniyle şehirde Müslümanların ibadethaneleri de sık sık görülür. Bu açıdan Berlin'de İslam inancı ve İslami yapılar oldukça popülerdir. Şehirdeki en etkileyici dini yapılar arasında Şehitlik Camii yer alır. Burada klasik Osmanlı mimarisinin zarafetini tam Berlin'in kalbinde görebilirsiniz. Columbiadamm civarında yer alan bu cami Müslümanlar için önemli bir ibadet yeridir.
Bununla birlikte farklı inançlara sahip kişilere de kapılarını açmıştır. Bu yüzden farklı dine mensup olan kişiler burayı İslamiyet hakkında bilgi alabilecekleri bir kültür merkezi olarak da görür. Şehirdeki çok sesli yapıya bu İslam inancının da katkısı oldukça belirgindir. Diğer taraftan Berlin'de Ramazan ayı içinde iftar sofraları kurulur ve dini bayramlarda da önemli bir hareketlilik vardır. Başkent Berlin bir Alman şehri olmanın yanı sıra küresel bir inanç buluşma noktası olmayı da başarır.
Şehirdeki dini mozaikler incelenirken Musevi cemaati de dikkate alınmalıdır. Tarihsel ve modern dönemde bakıldığında Musevi toplumu Berlin'de etkin ve aktif olduğunu görebilirsiniz. Bu yüzden Berlin'de küllerinden doğan bir miras olarak Musevilik yaygın inanışlar arasındadır. Hatta bir zamanlar Berlin Avrupa'daki en büyük Musevi topluluğuna ev sahipliği yapmıştır. Holokost sonrasında büyük bir yıkım yaşayan Musevilik, bugün bu mirasın yeniden canlandırılması için büyük çaba gösterir. Şehirde Musevilerin ibadethanesi olan Neue Synagoge altın kubbesiyle yükselir. Şehirdeki en şık dini yapılardan biri olmakla birlikte Berlin'in hoşgörü dönemine ait saygının sembolüdür.
Berlin'de, Doğu Avrupa'dan ve İsrail'den gelen kişilerin Musevi yaşamına dair geleneklerini korudukları görülüyor. Şehirde Yahudilere ait ibadethanelerin yanı sıra okulları da bulabilirsiniz. Ayrıca yine Yahudilerin yaşamını anlatan müzeler ve sanat galerileri de vardır. Yaşanan onca trajediye rağmen hâlâ ayakta duran ve inancını devam ettiren Museviler bulunur. Bu yüzden Berlin Musevi yaşamı diğer inançlarla birlikte Almanya'nın başkentinde varlığını sürdürmeye devam ediyor. Bununla birlikte şehrin birçok farklı bölgesinde Stolpersteine adı verilen pirinç taşlar vardır. Bunlar geçmiş dönemde yaşayan Musevi komşuların anısını yaşatma amacı taşır. Berlin bu inanca karşılık geçmişte hesaplaşma yerine farklı inançların özgürce nefes alabildiği bir geleceği inşa etmiştir.

Berlin'in inanç yapısı dünyada eşi benzeri olmayan bir projeye ev sahipliği yapar. Bu farklı inanışların bir arada sorunsuz bir şekilde yaşayacağını savunan bir projedir. Sağlanan düzen sayesinde herkes inancında özgür bir şekilde yaşarken, başkalarının inancı gibi kendi inancının da devlet güvencesi altında korunduğunu hisseder. Sosyal yaşamın önemli bir dengesi olan bu durum, inançlar arası bir umut projesi sonucunda ortaya çıkar.
Bu proje sayesinde insanların kendi inançlarına sahip çıkması ve diğer inançlara da saygı duyarak bir arada yaşamlarını sürdürmesi hedeflenir. Dünyada eşi benzeri olmayan House of One uygulaması aynı anda bir kiliseyi, camiyi ve sinagogu tek bir çatı altında topluyor. Böylece dinler ve inançlar arası diyaloğu sağlarken bunu barış içerisinde yürütmek mümkündür. Berlin halkı bir kişinin hangi tanrıya inandığına değil, başkasının inancına ne kadar saygı duyduğuna önem verir.
Herkesin inanç özgürlüğüne sahip olduğu bu şehirde bir arada yaşamak en temel gereklilikleri arasındadır. Bunun için Berlin'de inançların birleştirici ruhu her zaman ön plandadır. Şehrin neresine giderseniz gidin her mahallesinde bunu yakından hissedebilirsiniz. Bu şehirde aynı zamanda Budistler, Hindular ve daha farklı inanç grupları da vardır. Bunlar kendi tapınaklarına özgür bir şekilde ibadetlerini gerçekleştirirler.
Berlin'in din ve inanç yapısı bu anlamda bir çatışmanın olmasının önüne geçer. Kültürel bir alışveriş atmosferini en iyi şekilde yaşayan, farklı kültürlere ve inanışlara sahip kişiler bir olmayı ve bir arada olmayı sağlarlar. Şehirde inançlara yönelik sekiler yapı herkese eşit mesafede durmaktadır. Bu sayede herkes kendi inancını en saf haliyle yaşayabilir. Kişisel ve toplumsal inançların koruma altında olması açısından bu özellikler bir kalkan gibidir.
Berlin'de yaşıyorsanız tüm inançlara saygının en üst seviyede olduğunu görürsünüz. Burada özgürlüğün kutsandığı bir şehir vardır ve bu şehirde yaşayanlar da bu özgürlükten faydalanırlar. Bu durum Berlin'in ruhani ve manevi derinliği açısından ne kadar üst boyutlarda olduğunu gösterir. Genel olarak bakıldığında kimse sizin inancınızla ya da inançsızlığınızla ilgilenmez tam aksine inanıyorsanız da inanmıyorsanız da bu konuda baskı görmeden yaşayabilmeniz ile ilgilenirler.
Özgürlük denilen şeyin herkesin hakkı olduğu ama sınırsız bir şey olmadığı burada herkes tarafından bilinir ve kabul edilir. Dindar ya da inançsız bir insan bu yönüyle asla yargılanmaz ya da değerlendirilmez. Bu şehri ziyaret ettiğiniz zaman Berlin'de inanç özgürlüğü konusunda oldukça rahat olabilirsiniz. Çok çeşitli inançların olması ve bu çeşitliliğin muazzam uyumunu hissedebilirsiniz. Üstelik burada mensubu olmadığınız dinlerin ibadethanelerini gezebilirsiniz. Önemli olan buradaki kurallara uymanız ve farklı inançlara saygı göstermenizdir.
Berlin'in çok çeşitli ve zengin inanç mozaiğini doğru bir şekilde anlarsanız şehrin ruhuna dokunabilirsiniz. Bu anlamda Avrupa Rüyası ile Berlin'in maneviyatını keşfetmek mümkündür. Berlin rotası içerisinde tarihi binaların yanı sıra farklı dinlere ait yapıları da görebilirsiniz. Bunların hikayelerini dinleyebileceğiniz gibi tarihlerini de öğrenebilirsiniz. Aynı zamanda rehberlerimiz farklı dinlerle alakalı inançlara yönelik merak ettiğiniz konularla alakalı bilgilendirmeler de yapar. Bunu gerçekleştirirken yerel hassasiyetleri ve kültürel nezaket kurallarına uygun şekilde hareket edilir.
Avrupa Rüyası inanç turları sayesinde katedraller, camiler ve sinagoglar gibi pek çok farklı ibadethaneyi gezebilirsiniz. Çok kültürlü ve çok inançlı bir yapıya sahip olan Berlin şehrinde sizi etkileyecek birçok yapıyı ziyaret edebilirsiniz. Hem kendi inancınıza hem de farklı inançlara yönelik bir gezi istiyorsanız, konforlu bir şekilde gezi rotasını sizin için planlayabilir. Bunun için Avrupa Rüyası ile iletişime geçerek istediğiniz planlamaya uygun turlara ulaşabilirsiniz.
4000+ kez okundu.Yeni turlar, özel fırsatlar ve ilham verici seyahat içerikleri için e-posta listemize katıl!
gezisi gerçekleştirdik.
gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.
KM yol katettik.
4.8 değerlendirme
Avrupa Rüyası ile ekonomik bir şekilde tek seferde birçok ülkeyi keşfedin! Ekstra tur ücreti yok, tüm geziler fiyata dahil. Profesyonel kokartlı rehberler, konforlu oteller ve benzersiz rotalar ile Avrupa’yı en keyifli şekilde yaşayın.
Tur sayfasındaki “Başvuru Yap” formunu doldurun ve seyahat sözleşmesini onaylayın. İlk taksiti ödediğinizde kaydınız tamamlanır ve Avrupa Rüyası’yla yolculuğunuz başlar!
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası’nda tek başına katıldığınızda 1000 Euro’ya varan single farkı uygulanmaz. Sizi, mesleğinize ve yaşınıza uygun bir katılımcı ile eşleştiririz; böylece ek ücret ödemeden konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz.
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası, “tüm ekstra turlar dahil” anlayışıyla hareket eder ve sizden hiçbir ekstra tur ücreti talep etmez. Turlarımızdaki tüm ekstra geziler katılımcılarımıza hediye olarak dahildir.
Avrupa Rüyası, herkesin Avrupa’yı keşfedebilmesi için ekonomik turlar sunar. Tüm rotalarımız, katılımcıların en uygun maliyetle en fazla deneyimi yaşaması hedefiyle hazırlanır. Tur ücretleri; toplam tur süresi, konaklama sayısı, gezilen şehirler ve sezona göre değişiklik gösterebilir. Kısacası, Avrupa Rüyası ile en uygun fiyatla Avrupa’yı gezmek mümkün!
Hayır, gerekmiyor. Avrupa Rüyası turlarında yabancı dil bilme şartı yoktur. Tur boyunca yabancı dil bilen profesyonel kokartlı rehberlerimiz size her şehirde eşlik eder ve ihtiyaç duyduğunuzda yardımcı olur. Günlük ifadeleri bilmeniz gezinizde kolaylık sağlar, ancak bilmeseniz de hiç sorun değil rehberlerimiz her adımda yanınızda!
Avrupa Rüyası turlarındaki tüm zaman planlamaları, uzman operasyon birimimiz tarafından önceden test edilip en verimli şekilde hazırlanmıştır. Her şehirde geçirilen süre; şehrin büyüklüğü, popülerliği ve görülmesi gereken yerlerin yoğunluğuna göre belirlenir. Böylece zamanınızı en iyi şekilde değerlendirir, her sabah yeni bir şehirde uyanmanın keyfini yaşarsınız.
Kesinlikle hayır! Avrupa Rüyası turları sıcak ve samimi bir aile ortamında gerçekleşir. Tek başına katılsanız bile kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurar, birlikte keşfetmenin keyfini yaşarsınız. Ayrıca size yaşınıza ve profilinize uygun bir oda ve koltuk arkadaşı eşleştirilir. Yani bu yolculukta asla yalnız kalmazsınız!
Avrupa Rüyası turlarında şehirleri profesyonel kokartlı rehberlerimizle gezersiniz. Her şehre varmadan önce otobüste bilgilendirme yapılır, ardından rehber eşliğinde şehir turu gerçekleştirilir. Tarihi yerleri gezer, rehberimizden öneriler alır ve sonrasında verilen serbest zamanda şehri kendi temponuzda deneyimleyebilirsiniz.
Avrupa Rüyası turlarında her katılımcı 1 orta boy valiz ve 1 sırt çantası getirebilir. Otobüslerde bagaj alanı sınırlı olduğu için büyük boy valizler kabul edilmez. Uçaklı turlarda valiz kilo sınırı, tur öncesinde yol danışmanları tarafından paylaşılır. Tur öncesi size gönderilecek “Bilin İstedik” listesinde, valizinizde bulunması gereken eşyalar detaylı olarak yer alır. Gündüz otobüste ihtiyaç duyabileceğiniz eşyaları sırt çantanıza almayı unutmayın.
Avrupa Rüyası turlarında ekstra tur ücreti alınmaz, bu nedenle harcamalar tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Yemek, alışveriş ve kişisel ihtiyaçlar için 1 haftalık turlarda ortalama 600–700 Euro, 10 günlük turlarda ise 1000 Euro civarı cep harçlığı yeterlidir. Tur öncesinde yol danışmanlarımız size, yanınıza almanız gerekenleri içeren “Bilin İstedik” listesini iletecektir. Yurtdışında nakit Euro veya uluslararası geçerli kredi kartlarıyla da harcama yapabilirsiniz.
Güvenli, 3D destekli online ödeme sistemi
Bütçene uygun ödeme planı ile hayalindeki tura çık.
Seyahat öncesi ve sırasında bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz.
Vize süreci, valiz listesi, önemli ipuçları ve daha fazlası.
Bugüne kadar 19.000’den fazla gezginle Avrupa’yı keşfettik.
Planlar değişebilir, biz daima buradayız.