85 ülke, 220 şehir
gezisi gerçekleştirdik.
Edinburgh, İskoçya’nın ruhunu en iyi yansıtan şehir olarak üst sıralarda yer alır. Gotik mimarisi ve tarihi dokusuyla her yıl milyonlarca turisti kendine çeker. Şehre gitmeyi düşünen herkesin aklında genellikle aynı soru vardır. Edinburgh kaç günde gezilir? Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Şehir merkezi oldukça küçük ve bir arada yoğunlaşmıştır. Birçok turistik nokta birbirine yürüme mesafesindedir. Eğer sadece en popüler yerleri görmek isterseniz iki gün size yetecektir. Ancak şehrin gerçek atmosferini tam anlamıyla yaşamak için bu süre biraz kısıtlı kalabilir. Edinburgh’un her köşesinde farklı bir hikaye ve gizem bulunur.
Eski Şehir ve Yeni Şehir bölgeleri UNESCO tarafından koruma altındadır. Bu bölgeleri tam anlamıyla gezmek bile bir tam gününüzü alır. Müzeler, kaleler ve parklar listeye eklendiğinde süre doğal olarak uzar. İskoçya’nın meşhur doğası da görülmesi gerekenler listesi içerisindedir. Edinburgh sadece bir gezi noktası değil, bir deneyim alanıdır. Acele etmeden gezmek size her zaman daha çok şey katar. Bu rehberde Edinburgh seyahatinizi en verimli şekilde planlamanıza yardımcı olacak bilgiler bulunur. İdeal gezi sürelerini ve rotaları detaylıca burada göreceksiniz. Kendi seyahat tarzınıza göre en doğru kararı vermeniz için ipuçları sunacağız. Avrupa Rüyası farkıyla seyahatinizi daha keyifli bir hale getirmeyi planlıyoruz.
Şehir merkezindeki yapılar birbirlerine çok yakındır ve turistler için büyük bir avantaj sağlar. Çoğu turistik yer yürüme mesafesindedir. Sadece şehir merkezindeki ikonik noktaları görmek isterseniz birkaç gün bile yeterli olabilir. Bu süre zarfında kaleyi gezebilir ve Edinburgh Royal Mile Caddesi üzerinde uzun bir yürüyüş yapabilirsiniz. Ancak Edinburgh’un tadını tam anlamıyla çıkarmak için üç gün ayırmanız önerilir. Üç gün boyunca acele etmeden müzeleri ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca Dean Village gibi daha sakin ve yerel köşelere vakit ayırma şansınız olur.
Seyahatinize İskoç Yaylaları’nı dahil etmek istiyorsanız süre dört veya beş güne çıkmalıdır. İskoçya günübirlik turlar şehirden sabah çok erken kalkar ve akşam geç döner. Bu turlar yorucudur ancak İskoçya’nın doğasını görmek için en iyi yoldur. Festival dönemlerinde ise süre planlaması tamamen değişir. Özellikle Ağustos ayında şehirde binlerce etkinlik düzenlenir. Bu dönemde giderseniz en az bir hafta kalmak isteyebilirsiniz. Şehir çok kalabalık olduğu için ulaşım ve gezi süreleri normalden daha uzun sürer. Kışın İskoçya Noel pazarları için iki gün ideal bir süredir. Bahar aylarında ise parklar ve bahçeler için daha fazla zaman ayırmak gerekebilir. Kısacası, genel bir şehir turu için üç tam gün en dengeli süredir. Bu süre içinde hem dinlenebilir hem de şehri keşfedebilirsiniz.
Seyahatinizin ilk gününü şehrin tarihi noktası olan Eski Şehirbölgesine ayırmalısınız. Güne Edinburgh Kalesi ile başlamak en mantıklı seçimdir. Kale, şehrin en yüksek noktasındaki kaya üzerindedir. Kaleyi tam anlamıyla gezmek yaklaşık iki veya üç saatinizi alır. İçeride kraliyet mücevherlerini ve askeri müzeleri mutlaka görmelisiniz. Kaleden çıktıktan sonra doğrudan Royal Mile caddesine inersiniz. Yol boyunca çok sayıda hediyelik eşya dükkanı ve geleneksel İskoç pubları bulunur.
Öğle yemeği molası için Victoria Street bölgesine uğrayabilirsiniz. Burası renkli dükkanlarıyla meşhurdur ve fotoğraf çekmek için harika bir yerdir. Bu bölgede eskiden pazar yeri ve infaz alanı olarak kullanılan tarihi dokuları hissedebilirsiniz. Günümüzde ise şehrin en canlı sosyal alanlarından biridir. İlk gün genellikle yürüyüş ağırlıklı geçer ve yorucu olabilir. Eski Şehir’in dar geçitleri farklı bir deneyim yaşatacaktır. Akşam yemeğini tarihi bir pubda yiyerek günün yorgunluğunu atabilirsiniz.

İkinci gününüze Royal Mile caddesinin alt kısmından başlayabilirsiniz. Holyrood Sarayı bu caddenin sonunda yer alır. İngiliz kraliyet ailesinin İskoçya’daki resmi ikametgahıdır ve yerel halk için ziyarete açıktır. Sarayın hemen karşısında ise modern İskoç Parlamento Binası bulunur. Bu iki yapı arasındaki mimari zıtlık oldukça dikkat çekicidir. Sarayı gezdikten sonra doğa ile iç içe olmak için Arthur's Seat’e bir göz atabilirsiniz. Bu tepe sönmüş eski bir volkanik doğa harikasıdır. Zirveye çıktığınızda tüm Edinburgh ayaklarınızın altında kalacaktır.
Arthur'sSeat tırmanışı biraz fiziksel güç gerektirebilir. Ancak yukarıdaki manzara tüm yorgunluğunuzu unutmanızı sağlayacaktır. İnişte ise farklı rotaları takip ederek farklı bir açıdan şehri görebilirsiniz. CaltonHill ise daha kolay ulaşılan bir tepedir ve şehrin ikonik anıtlarını barındırır. Aynı zamanda gün batımını izlemek için en popüler nokta CaltonHill’dir. Şehrin silüetini fotoğraflayarak unutulmaz bir anı elde edersiniz. Edinburg yer altı mahzenleri özelindeki gezen hayalet turları oldukça meşhurdur. İkinci gün hem doğayı hem de şehrin panoramik manzarasını keşfetmiş olursunuz. Edinburgh’un coğrafi yapısı sizi ilk andan beri hayran bırakacaktır.
Üçüncü gününüzde rotanızı şehrin biraz dışındaki gizli kalmış huzur noktalarına çevirebilirsiniz. Dean Village bu noktada en iyi tercihtir. Eskiden bir değirmen köyü olan bu yer, su kenarındaki evleriyle adeta masalda hissettirecek bir görünüme sahiptir. Şehir merkezinden sadece harika bir yürüyüş rotasına dahil olabilirsiniz. Dean Village’dan sonra modern sanat meraklıları için İskoç National Gallery of Modern Art ziyaret edilebilir.
Öğleden sonra Yeni Şehir (bölgesine geçebilirsiniz. Burası 18. yüzyılda planlı bir şekilde inşa edilmiştir. Princes Street ve George Street alışverişin ve sosyal hayatın merkezidir. Mimari olarak şehrin eksi tarafına göre bambaşka bir noktadadır. Princes Street Gardens bahçelerinde kısa bir mola verebilirsiniz. Bu park Eski Şehir ile Yeni Şehir’i birbirinden ayırır. Günün sonunda Stockbridge mahallesine uğramak Avrupa Rüyası İskoç turları içinde önemli bir yere sahiptir. Burası kendine has kafeleri ve butikleriyle çok sevilir. Özellikle hafta sonu hafta sonuna denk gelirseniz İskoçya Stockbridge Market’i oldukça canlı ve hareketli göreceksiniz. Üçüncü gününüzde şehri bir turistten çok bir yerel gibi yaşarsınız.
Edinburgh, Harry Potter serisinin doğduğu ve şekillendiği şehir olarak bilinir. J.K. Rowling serinin başlangıcını buradaki küçük kafelerde yapmıştır desek yeridir. Bu yüzden hayranlar için şehirde çok özel bir rota bulunur. Rota genellikle The Elephant House kafesi ile başlar. Bölgenin yanındaki Greyfriars Kirkyard Mezarlığı mutlaka gezilmesi gereken bir yerdir. Mezarlıktaki isimlerin birçoğu kitaplardaki karakterlere isim babalığı yapmıştır. Edinburgh Harry Potter rotası son dönemlerde popüler bir içerik halini almıştır.
Mezarlıktan sonra Victoria Street’e geçebilirsiniz.Cadde üzerinde çok sayıda büyücülük ve şaka dükkanı bulunur. Edinburgh Harry Potter turları içine katılarak sevdiğiniz romanın dünyasına daha yakından tanıklık edebilirsiniz. Şehirdeki bazı okulların mimarisi ise doğrudan Hogwarts’ı andırır. George Heriot’s School bu okulların en bilinenidir. Şehrin her köşesinde büyüleyici ve ikliminden kaynaklanan puslu bir hava vardır. Rowling’in seriyi tamamladığı Balmoral Hotel ise rotanın son durağı olacaktır.Bu rota yaklaşık yarım gününüzü alır ve oldukça keyif vericidir.

Eğer Edinburgh’da üç günden fazla vaktiniz varsa günübirlik İskoçya turları harika bir fırsattır. İskoçya’nın o meşhur göllerini ve puslu dağlarını görmek için şehirden uzaklaşmalısınız. LochNess ve Highlands turları turistler arasında en popüler olanlardır. Bu turlar genellikle 10-12 saat kadar sürer ve bir bütün gününüzü alacaktır. Yol boyunca Glencoe vadisinin muazzam manzarasını görebilirsiniz. Ayrıca Stirling Kalesi ve Wallace Anıtı gibi tarihi noktalar da turistlerin isteklerine göre rotaya eklenir. Trenle ulaşım sağlanan yerler de oldukça keyifli bir seçenek olacaktır.
Örneğin St. Andrews kasabasına gitmek sadece bir saat sürer. Burası golfün doğduğu yerdir ve muazzam sahillere sahiptir. Viski meraklıları için ise İskoçya damıtımevi turları önerilir. Şehre yakın bölgelerde çok sayıda yerel viski üretim tesisi bulunur. Doğa tutkunları için PentlandsHills bölgesinde yürüyüş yapmak iyi bir alternatiftir. Şehrin hemen güneyindeki bu tepeler kendinizi İskoç yaylalarında hissettirecektir. İskoçya günübirlik geziler için Edinburgh mükemmel bir merkez halindedir. Her sabah farklı bir yöne giden turlara katılarak deneyiminizi zenginleştirebilirsiniz. İskoçya’nın sadece başkentten ibaret olmadığını bu gezilerde çok iyi anlarsınız.
Edinburgh seyahatinizi planlarken takvime mutlaka göz atmalısınız. Şehir her yıl Ağustos ayında dünyanın en büyük sanat festivaline ev sahipliği yapar. Fringe Festivali sırasında sokaklar tamamen dolup taşar. Dünyanın her yerinden binlerce sanatçı ve turist buraya doğru gelir. Bu dönemde giderseniz şehri gezmek için çok daha yoğun bir hal alır. Çeşitli mekanlarda yer bulmak bile zorlaştığından haftalar öncesinde rezervasyon yapmanız gerekebilir. Bu noktada Edinburgh festival seçenekleri de değerlendirebilirsiniz.
Kış aylarında ise Noel pazarları ve Hogmanay kutlamaları ön plana çıkar. Hogmanay kutlamaları dünyaca meşhurdur ve büyük bir sokak partisi şeklinde geçer. Bu özel dönemlerde konaklama fiyatları ciddi oranda artış gösterir. Eğer daha sakin ve ekonomik bir gezi istiyorsanız Mayıs veya Eylül aylarını tercih etmeniz cebiniz için de faydalı olacaktır. Festival dışı dönemlerde üç gün tüm şehri görmek için yeterli bir süredir. Ancak festival döneminde bu süre esneklik gösterebilir. Etkinliklere vakit ayırırken şehrin tarihi yerlerini gezmeyi de ihmal etmeyin. Edinburgh’un ruhu bu devasa festivallerle birleştiğinde bambaşka bir enerjiye bürünerek turistleri büyülemektedir.
Edinburgh, küçük bir şehir yapısına sahip olması ve zengin tarihiyle her gezgini mutlu eden bir şehirdir. İdeal bir Edinburgh gezisi için üç tam gün ayırmak, şehrin hem turistik hem de gizli kalmış köşelerini keşfetmek için en dengeli süredir. Dilerseniz Eski Şehir’in dar sokaklarında kaybolabilir, Yeni Şehir’in modern havasına eşlik edebilirsiniz. Eğer İskoçya’nın doğasına da dokunmak isterseniz süreyi beş güne çıkararak unutulmaz bir deneyim yaşayabilirsiniz. Bir Edinburgh gezi rotası planlarken isteklerinize ve beğenilerinize kulak verin. Harry Potter hayranıysanız veya tarih meraklısıysanız uğrayacağınız duraklar değişecektir. Edinburgh sizi asla hayal kırıklığına uğratmaz ve her anında farklı bir hikaye sunar.
Avrupa Rüyası firması sayesinde Edinburgh gezisi planlarken tüm bu keyifli aktiviteleri atlamadan hareket edebileceksiniz. Firmamız uzun yıllardır sektör içerisinde aktif bir şekilde hizmet vermektedir. Bu hizmetlerden yararlanmak için firmamızın web sitesine göz atabilirsiniz. Avrupa Rüyası ile Edinburgh’ta tur rotası olarak birçok seçenekle sizleri karşı karşıya bırakmaktayız. Bütçenize ve aynı zamanda isteklerinize göre iyi bir tur planlamasını seçerek tatil boyunca yalnızca seyahatinizin keyfini çıkarın. Detaylar hakkında bilgi almak ve her şey dahil olan turlarımızdan faydalanmak için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
4000+ kez okundu.Yeni turlar, özel fırsatlar ve ilham verici seyahat içerikleri için e-posta listemize katıl!
gezisi gerçekleştirdik.
gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.
KM yol katettik.
4.8 değerlendirme
Avrupa Rüyası ile ekonomik bir şekilde tek seferde birçok ülkeyi keşfedin! Ekstra tur ücreti yok, tüm geziler fiyata dahil. Profesyonel kokartlı rehberler, konforlu oteller ve benzersiz rotalar ile Avrupa’yı en keyifli şekilde yaşayın.
Tur sayfasındaki “Başvuru Yap” formunu doldurun ve seyahat sözleşmesini onaylayın. İlk taksiti ödediğinizde kaydınız tamamlanır ve Avrupa Rüyası’yla yolculuğunuz başlar!
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası’nda tek başına katıldığınızda 1000 Euro’ya varan single farkı uygulanmaz. Sizi, mesleğinize ve yaşınıza uygun bir katılımcı ile eşleştiririz; böylece ek ücret ödemeden konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz.
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası, “tüm ekstra turlar dahil” anlayışıyla hareket eder ve sizden hiçbir ekstra tur ücreti talep etmez. Turlarımızdaki tüm ekstra geziler katılımcılarımıza hediye olarak dahildir.
Avrupa Rüyası, herkesin Avrupa’yı keşfedebilmesi için ekonomik turlar sunar. Tüm rotalarımız, katılımcıların en uygun maliyetle en fazla deneyimi yaşaması hedefiyle hazırlanır. Tur ücretleri; toplam tur süresi, konaklama sayısı, gezilen şehirler ve sezona göre değişiklik gösterebilir. Kısacası, Avrupa Rüyası ile en uygun fiyatla Avrupa’yı gezmek mümkün!
Hayır, gerekmiyor. Avrupa Rüyası turlarında yabancı dil bilme şartı yoktur. Tur boyunca yabancı dil bilen profesyonel kokartlı rehberlerimiz size her şehirde eşlik eder ve ihtiyaç duyduğunuzda yardımcı olur. Günlük ifadeleri bilmeniz gezinizde kolaylık sağlar, ancak bilmeseniz de hiç sorun değil rehberlerimiz her adımda yanınızda!
Avrupa Rüyası turlarındaki tüm zaman planlamaları, uzman operasyon birimimiz tarafından önceden test edilip en verimli şekilde hazırlanmıştır. Her şehirde geçirilen süre; şehrin büyüklüğü, popülerliği ve görülmesi gereken yerlerin yoğunluğuna göre belirlenir. Böylece zamanınızı en iyi şekilde değerlendirir, her sabah yeni bir şehirde uyanmanın keyfini yaşarsınız.
Kesinlikle hayır! Avrupa Rüyası turları sıcak ve samimi bir aile ortamında gerçekleşir. Tek başına katılsanız bile kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurar, birlikte keşfetmenin keyfini yaşarsınız. Ayrıca size yaşınıza ve profilinize uygun bir oda ve koltuk arkadaşı eşleştirilir. Yani bu yolculukta asla yalnız kalmazsınız!
Avrupa Rüyası turlarında şehirleri profesyonel kokartlı rehberlerimizle gezersiniz. Her şehre varmadan önce otobüste bilgilendirme yapılır, ardından rehber eşliğinde şehir turu gerçekleştirilir. Tarihi yerleri gezer, rehberimizden öneriler alır ve sonrasında verilen serbest zamanda şehri kendi temponuzda deneyimleyebilirsiniz.
Avrupa Rüyası turlarında her katılımcı 1 orta boy valiz ve 1 sırt çantası getirebilir. Otobüslerde bagaj alanı sınırlı olduğu için büyük boy valizler kabul edilmez. Uçaklı turlarda valiz kilo sınırı, tur öncesinde yol danışmanları tarafından paylaşılır. Tur öncesi size gönderilecek “Bilin İstedik” listesinde, valizinizde bulunması gereken eşyalar detaylı olarak yer alır. Gündüz otobüste ihtiyaç duyabileceğiniz eşyaları sırt çantanıza almayı unutmayın.
Avrupa Rüyası turlarında ekstra tur ücreti alınmaz, bu nedenle harcamalar tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Yemek, alışveriş ve kişisel ihtiyaçlar için 1 haftalık turlarda ortalama 600–700 Euro, 10 günlük turlarda ise 1000 Euro civarı cep harçlığı yeterlidir. Tur öncesinde yol danışmanlarımız size, yanınıza almanız gerekenleri içeren “Bilin İstedik” listesini iletecektir. Yurtdışında nakit Euro veya uluslararası geçerli kredi kartlarıyla da harcama yapabilirsiniz.
Güvenli, 3D destekli online ödeme sistemi
Bütçene uygun ödeme planı ile hayalindeki tura çık.
Seyahat öncesi ve sırasında bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz.
Vize süreci, valiz listesi, önemli ipuçları ve daha fazlası.
Bugüne kadar 19.000’den fazla gezginle Avrupa’yı keşfettik.
Planlar değişebilir, biz daima buradayız.