85 ülke, 220 şehir
gezisi gerçekleştirdik.
Arnavutluk’un güneyinde, zorlu dağların eteklerinde kurulmuş bir şehir olan Gjirokastër, ziyaretçilerini ilk bakışta masalsı bir gri içerisinde hissettirir. Zamanın durduğu büyüleyici bir alan olan destinasyon, farklı bir deneyim yaşamak isteyenler için önemli bir tercih olacaktır. Taş Şehir lakabını sonuna kadar hak eden bu özel yerleşim, Arnavutluk’la beraber Balkanlar’ın en iyi korunmuş Osmanlı kentlerinden biridir. Bölge, 2005 yılından bu yana UNESCO tarihi miras listesine kabul edilmiştir. Şehre adım attığınız anda, göreceğiniz her varlık ve yapının geçmişi ve tarihi karşınıza çıkacaktır. Gjirokaster gezi rehberi, bu noktada keyifli bir şekilde bölgeyi gezmenizi sağlayacaktır.
Gjirokastër, ünlü yazar İsmail Kadare’nin kalemine konu olmuştur. Yapılan benzetme adeta dik bir yamaca tutunmuş, her penceresi başka bir pencereyi izleyen harika bir mimari yapıdır. Heybetli kalesi, kule benzeri taş evleri ve dar ve inişli çıkışlı sokaklarıyla şehir, modern kalabalıktan ve yoğunluktan kaçarak kendini doğanın ve tarihin kucağına atmak isteyenler için iyi bir seçenek olacaktır. Gjirokaster gezi planlaması sayesinde bölgeyi farklı şekillerde keşfedebileceksiniz. Kendinizi tarihin yansıması içerisine atabilirseniz aynı zamanda mimari güzellikleri izleyerek güzel bir tur planı çıkarabilirsiniz. Sizler için Avrupa Rüyası rehberliğinde şehrin binlerce yıllık tarihini anlatan keyifli bir rehber yazısı hazırladık. Gjirokaster’ın tüm detaylarına hakim olacağınız bir yazı sizi bekliyor.
Arnavutluk’un güneyine doğru yol alırken, Drino Vadisi’nin üzerinde adeta bir eser gibi yükselen Gjirokastër’i gördüğünüzde, neden buraya “Gri Şehir” ya da “Taş Şehir” dendiğini hemen fark edeceksiniz. Burası, insanların doğanın sert taşlarını harika birer mimari yapı haline getirilmiş şehir olarak karşımıza çıkmaktadır. Gjirokastër’i dünyadaki diğer pek çok tarihi şehirden ayıran en çarpıcı özellik, alışmış olduğumuz kırmızı kiremitli çatılar yerine Arnavutluk gri kalker taşı adı verilen el emeğiyle yapılmış düz levhaların kullanılmasıdır. Özellikle çatılar yağmur aldığında gümüş gibi parlayan yapılar mistik bir görüntüye neden olmaktadır.
Sadece çatılar değil duvarlar, pencereler ve hatta yokuşlu dar sokaklar bile aynı gri taşlarla örülmüştür. Bu mimari tercih, şehre sadece dayanıklılık değil, aynı zamanda destansı ve biraz da melankolik bir görüntü katar. Adım attığınız her kaldırım, yüzyılların yükünü ve tarihini taşıyan bir durumdadır. Bu şehri anlamak için sadece sokaklarında yürümek yetmez; onun ruhunu yakından görmek gerekir. Dünyaca ünlü Arnavut yazar İsmail Kadare, doğup büyüdüğü bu şehri Taş Şehir Günlüğü adlı romanında başrole alır. Kadare şehri, bu kitapta birçok farklı betimlemeyle okuyucularına ulaştırılmıştır. Onun satırları arasında dolaşırken, Gjirokastër’in sadece binalardan ibaret olmadığını, her taşının bir anı ve yaşantı taşıdığını fark edeceksiniz. Taşların sertliğiyle hikayelerin birleşimi çok keyifli bir Gjirokaster tarih gezisi haline gelecektir.
Gjirokastër, sadece Arnavutluk’un değil, tüm Balkanlar’ın en dikkat çeken tarih duraklarından biridir. 2005 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen bu şehir, dünya çapında bir değer olarak kabul görmektedir. Peki, Gjirokastër’i bu şekilde önemli kılan nedir denildiğinde şehrin tanıklık ettiği tarih diyebiliriz. Şehrin zamana karşı direnen ve günümüze neredeyse ilk hali gibi ulaşan muazzam Osmanlı kentsel dokusu yapılardan sokak aralarına kadar her detayda kendini göstermektedir. Şehrin mimari kimliği, 17. yüzyıldan itibaren şekillenen ve küle olarak adlandırılan karakteristik evlerle kuruludur. Bu yapılar, sadece birer konut değil, aynı zamanda şehri savunma amaçlı inşa edilmiş küçük kaleler olarak üretilmiştir.
Alt katların penceresiz taş duvarları, üst katlardaki zarif ahşap işlemeler ve balkonlarla Gjirokaster tarihi bir yansımasıdır. Ancak şehre asıl karakterini veren, şüphesiz tüm yapıların çatısında kullanılan gri kalker taşlarıdır. Balkanlar’daki diğer pek çok yerleşim yeni ve modern yapılarla kurulurken Gjirokaster coğrafi olarak izole olması ve mimari sağlamlığı sayesinde özgün bir yapıya erişmiştir. Daracık taş sokaklarda yürürken, her köşede karşınıza çıkan asırlık çeşmeler ve mimari harika olan konaklar, Osmanlı sivil mimarisinin zirvesi Gjirokaster’de vücüt bulmasını sağlamıştır. Burası, tarihin yalnızca bir dekor olmadığını birebir şahit olabileceğiniz önemli bir deneyim yeridir.

Gjirokastër’in neresinde olursanız olun, başınızı her kaldırdığınızda bölgede yer alan yapıyı göreceksiniz. Gjirokastër Kalesi, bölgenin en eski mimari yapılarından biridir. Bir gemi güvertesini andıran silüetiyle şehrin en tepe noktasında yer alan yapı, Balkanlar’ın en büyük kalelerinden biri olarak kendisine bir unvan kazanmıştır. Eski dönemlerde stratejik bir konumda yer almasıyla, oldukça kullanışlı olan bu kule özellikle Tepedelenli Ali Paşa döneminde restorasyona girerek daha görkemli bir görünüme sahip olmuştur. Bu devasa surlar, sadece bir şehri barındırmaz bununla birlikte koca bir tarihe ev sahipliği yapar.
Kalenin içine adım attığınızda tarih, sadece taşlarla değil, sergilenen askeri kalıntılarla da dikkat çeker. Gjirokaster Ulusal Silah Müzesi, eski dönemlerden ikinci dünya savaşına kadar oldukça geniş skalada ürünler barındırmaktadır. Kalenin açık avlusunda şaşırtıcı bir detay vardır bu da bir Amerikan uçağıdır. Soğuk Savaş döneminde zorunlu iniş yapan uçak, bir daha gitmemek üzere bölgede kalmıştır. Günümüzde ise dikkat çeken bir tarihi parçadır. Gjirokaster tur gezisi taçlandırmak için kalenin en uç kısmında yükselen Saat Kulesi’ne yönelmelisiniz. Burası, Drino Vadisi’nin uçsuz bucaksız manzarasını ve gri taş evlerin oluşturduğu o kompleks görüntüyü doyasıya seyretmek için çok güzel bir bölgedir. Gökyüzüne hem bu kadar yakın hem de tarih dolu bir alanda zaman geçirmek size keyif verecektir.
Gjirokastër’in dar yokuşlarında yürürken her konak size farklı bir hikaye anlatacaktır ancak bazı evler, şehrin mimari yapısını bir anıt gibi bize aktarmaktadır. Bu evler, sadece birer barınak değil aynı zamanda bir kültürün taşa işlenmiş halidir. Şehrin en görkemli ve en eski yapılarından biri olan Gjirokaster Zekate Evi, 1812 yılında inşa edilmiş bir evdir ancak kule tipindedir. İkiz kuleli yapısıyla adeta küçük bir şatoyu andıran bu konak, alt katları savunma amaçlı muhteşem bir görüntüye sahipken üst katları ise mimari harikadır. Evin üst katlarında oldukça güzel manzaralara şahitlik edeceksiniz.
Zekate’ye rakip olacak kadar keyifli bir diğer durak ise Skenduli Evi’dir. Tam 64 penceresi ve 9 bacasıyla dönemin sosyal statüsünü doğrudan yansıtır. Günümüze kadar ilk yapıldığı dokuyu halen aktif bir şekilde koruyan nadir yapılardandır. İçerideki ahşap işçiliği, tavan süslemeleri ve her biri farklı amaçla tasarlanmış odalar, Osmanlı mimarisinin zengin içeriğini doğrudan yansıtır. Aynı zamanda farklı bir yapılaşma da bu şehirde kendine yer bulmuştur. Enver Hoca döneminde, olası bir nükleer saldırıya karşı inşa edilen devasa tüneller, şehrin taş dokusunun karanlık ve stratejik yüzünü sergiler. 800 metrelik bu yeraltı sığınağı, Gjirokastër açık hava müzesi olarak da geçmektedir. Aynı zamanda yalnızca bir müze değil tarihin bir yansıması olarak da sayılmaktadır.

Gjirokastër’in dik yokuşlarından aşağı doğru yürüdüğünüzde, şehrin oldukça yoğun yeri olan Eski Çarşı sizi tüm kalabalığıyla karşılar. Bir zamanlar Osmanlı ticaretinin merkezi olan bu tarihi bölge, günümüzde de bir alışveriş noktasıdır. Öte yandan modern bir pazar olmasının yanı sıra sizi burada gezerken bir zaman tüneli içerisinde hissettirecektir. Çarşı dükkanlarının kapılarından sarkan renkli dokumalar ve vitrinlerde sergilenen ilginç objeler, burayı aynı zamanda bir kültür içeriği olarak görebilirsiniz. Gjirokastër’in ruhunu yansıtan taş işçiliği ürünler, Balkan motifleriyle dolu el dokuması kilimler ve komünist dönemden kalma parçalarla dolu antika dükkanları, yanınızda geri götürebileceğiniz iyi bir Arnavutluk anısı olacaktır.
Burada sadece bir eşya değil, bir zanaatın ve sanatçının beslendiği kültürü almaktasınız. Eski Çarşı’nın en büyüleyici yanı, beş sokağın birleştiği o meşhur kesişim noktasıdır. Restore edilen binaların altındaki şık kafelerde bir kahve molası verip yerel halkın günlük hayatına kendinizi dahil edebilirsiniz. Arnavutluk şehir turları içerisinde fotoğraf tutkunları için her köşe başında farklı bir görüntü sunan çarşı, özellikle gün batımında oldukça keyifli bir görüntü sağlar. Burası, Gjirokastër seyahatinizin en canlı ve en kalabalık anlarına ev sahipliği yapar.
Gjirokastër’e ulaşım oldukça rahattır ancak uzun bir yolculuk yapmanız gerekir. Başkent Tiran’dan yaklaşık 4 saatlik bir otobüs veya araç yolculuğuyla şehre varabilirsiniz. Gjirokaster gezi turları içerisinde ulaşım için farklı seçenekler vardır. Otobüsler sıklıkla tercih edilirken aynı zamanda özel araçlar ve daha hızlı ilerleyen minibüsleri tercih edebilirsiniz. Kalesini, çarşısını ve en az iki tarihi evini gezmek için tam bir gün yeterli olacaktır. Ancak şehrin akşam çöken keyifli aurası olan havasını solumak, ışıklandırılmış taş sokaklarda yürümek ve yerel lezzetlerin tadını çıkarmak isterseniz, bir gece konaklamak iyi bir seçenek olacaktır. Şehrin her köşesi fotoğraf karesi kıvamında olsa da bu karelere erişmek için yürüyerek keşfetmelisiniz.
Balkanlar’ın ruhunu en doğal haliyle hissedebileceğiniz Gjirokaster tur içerikleri hem bütçe dostu seyahat imkanları hem de büyüleyici doğasıyla keşfedilmeyi bekleyen güzel bir konum olarak karşımıza çıkmaktadır. Osmanlı mirasının modern Avrupa yapısıyla harmanlandığı bu biricik şehirde, ortak geçmişimizin izlerini sürmek isteyenler için Avrupa Rüyası ile Gjirokaster gezi rotası kusursuz bir tercih sunuyor. Bir seyahatin ötesinde adete bir kültür turu olarak bu gezi rotasını görebilirsiniz.
Sektördeki köklü tecrübesiyle Balkanlar’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir rotada profesyonel tur planlamalarını müşterilerle buluşturan Avrupa Rüyası, hayalinizdeki tatili size yaşatır. Uzman ekibimiz tarafından kalite ve uygun fiyat dengesi gözetilerek hazırlanmış olan bu planlamalar, keyifli bir şekilde Gjrokaster Arnavutluk gezi turu yapmanızı sağlayacaktır. Güncel tatil programlarınıza göre uygun bir içerik bulmak için firmamızla iletişime geçebilirsiniz. Web sitemizde, hazırlamış olduğumuz turlar hakkında birçok detay bulunmaktadır. Aynı zamanda tur planları hakkında sorularınız varsa sitemizde bunlara cevap bulabileceksiniz.
4040+ kez okundu.Yeni turlar, özel fırsatlar ve ilham verici seyahat içerikleri için e-posta listemize katıl!
gezisi gerçekleştirdik.
gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.
KM yol katettik.
4.8 değerlendirme
Avrupa Rüyası ile ekonomik bir şekilde tek seferde birçok ülkeyi keşfedin! Ekstra tur ücreti yok, tüm geziler fiyata dahil. Profesyonel kokartlı rehberler, konforlu oteller ve benzersiz rotalar ile Avrupa’yı en keyifli şekilde yaşayın.
Tur sayfasındaki “Başvuru Yap” formunu doldurun ve seyahat sözleşmesini onaylayın. İlk taksiti ödediğinizde kaydınız tamamlanır ve Avrupa Rüyası’yla yolculuğunuz başlar!
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası’nda tek başına katıldığınızda 1000 Euro’ya varan single farkı uygulanmaz. Sizi, mesleğinize ve yaşınıza uygun bir katılımcı ile eşleştiririz; böylece ek ücret ödemeden konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz.
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası, “tüm ekstra turlar dahil” anlayışıyla hareket eder ve sizden hiçbir ekstra tur ücreti talep etmez. Turlarımızdaki tüm ekstra geziler katılımcılarımıza hediye olarak dahildir.
Avrupa Rüyası, herkesin Avrupa’yı keşfedebilmesi için ekonomik turlar sunar. Tüm rotalarımız, katılımcıların en uygun maliyetle en fazla deneyimi yaşaması hedefiyle hazırlanır. Tur ücretleri; toplam tur süresi, konaklama sayısı, gezilen şehirler ve sezona göre değişiklik gösterebilir. Kısacası, Avrupa Rüyası ile en uygun fiyatla Avrupa’yı gezmek mümkün!
Hayır, gerekmiyor. Avrupa Rüyası turlarında yabancı dil bilme şartı yoktur. Tur boyunca yabancı dil bilen profesyonel kokartlı rehberlerimiz size her şehirde eşlik eder ve ihtiyaç duyduğunuzda yardımcı olur. Günlük ifadeleri bilmeniz gezinizde kolaylık sağlar, ancak bilmeseniz de hiç sorun değil rehberlerimiz her adımda yanınızda!
Avrupa Rüyası turlarındaki tüm zaman planlamaları, uzman operasyon birimimiz tarafından önceden test edilip en verimli şekilde hazırlanmıştır. Her şehirde geçirilen süre; şehrin büyüklüğü, popülerliği ve görülmesi gereken yerlerin yoğunluğuna göre belirlenir. Böylece zamanınızı en iyi şekilde değerlendirir, her sabah yeni bir şehirde uyanmanın keyfini yaşarsınız.
Kesinlikle hayır! Avrupa Rüyası turları sıcak ve samimi bir aile ortamında gerçekleşir. Tek başına katılsanız bile kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurar, birlikte keşfetmenin keyfini yaşarsınız. Ayrıca size yaşınıza ve profilinize uygun bir oda ve koltuk arkadaşı eşleştirilir. Yani bu yolculukta asla yalnız kalmazsınız!
Avrupa Rüyası turlarında şehirleri profesyonel kokartlı rehberlerimizle gezersiniz. Her şehre varmadan önce otobüste bilgilendirme yapılır, ardından rehber eşliğinde şehir turu gerçekleştirilir. Tarihi yerleri gezer, rehberimizden öneriler alır ve sonrasında verilen serbest zamanda şehri kendi temponuzda deneyimleyebilirsiniz.
Avrupa Rüyası turlarında her katılımcı 1 orta boy valiz ve 1 sırt çantası getirebilir. Otobüslerde bagaj alanı sınırlı olduğu için büyük boy valizler kabul edilmez. Uçaklı turlarda valiz kilo sınırı, tur öncesinde yol danışmanları tarafından paylaşılır. Tur öncesi size gönderilecek “Bilin İstedik” listesinde, valizinizde bulunması gereken eşyalar detaylı olarak yer alır. Gündüz otobüste ihtiyaç duyabileceğiniz eşyaları sırt çantanıza almayı unutmayın.
Avrupa Rüyası turlarında ekstra tur ücreti alınmaz, bu nedenle harcamalar tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Yemek, alışveriş ve kişisel ihtiyaçlar için 1 haftalık turlarda ortalama 600–700 Euro, 10 günlük turlarda ise 1000 Euro civarı cep harçlığı yeterlidir. Tur öncesinde yol danışmanlarımız size, yanınıza almanız gerekenleri içeren “Bilin İstedik” listesini iletecektir. Yurtdışında nakit Euro veya uluslararası geçerli kredi kartlarıyla da harcama yapabilirsiniz.
Güvenli, 3D destekli online ödeme sistemi
Bütçene uygun ödeme planı ile hayalindeki tura çık.
Seyahat öncesi ve sırasında bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz.
Vize süreci, valiz listesi, önemli ipuçları ve daha fazlası.
Bugüne kadar 19.000’den fazla gezginle Avrupa’yı keşfettik.
Planlar değişebilir, biz daima buradayız.