85 ülke, 220 şehir
gezisi gerçekleştirdik.
Sisler arasında kaybolan kaleler, gayda sesiyle uyanan sokaklar, yüzyıllık efsanelerin hâlâ dilden dile dolaştığı köyler ve daha fazlası... İskoçya, bir tatilden çok daha fazlasını vaat eden bir coğrafya. Kim bilir, belki de siz de Highlands'in yeşil tepelerinde bir gün yürürken kendinizi bir masalın içinde bulacaksınız. Bu yazıda, İskoçya gezisi planlayan herkesin aklındaki soruları tek tek yanıtlıyoruz: İskoçya nerede, İskoçya'ya nasıl gidilir, vize süreci nasıl işler ve daha fazlası.
İskoçya, Büyük Britanya Adası'nın kuzey kesiminde yer alıyor ve Birleşik Krallık'ı oluşturan dört ülkeden biri (diğerleri İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda). Yani "İskoçya mı, İngiltere mi?" karışıklığını burada netleştiriyoruz: İskoçya, kendi başına bağımsız bir ülke değil; Birleşik Krallık çatısı altında, kendi kimliğini ve kültürünü güçlü şekilde koruyan bir bölge.
Sınırlarına bakacak olursak: güneyinde İngiltere, doğusunda Kuzey Denizi, batısında ise Atlantik Okyanusu var. Bu konum, ülkeye hem sert hem de son derece etkileyici bir doğa kazandırıyor. Dağlar, göller, adalar ve fiyortlar bir arada.
Başkent
Edinburgh
Resmi Dil
İngilizce (batı kıyılarında İskoç Gaelcesi de konuşuluyor)
Yüzölçümü
7.910 km²
Para Birimi
Sterlin (£)
İklim
Ilıman okyanusal. Yani şemsiyenizi çantanızdan hiç çıkarmayın
İskoçya'nın en dikkat çekici yanı belki de tam bir zıtlıklar ülkesi olması: bir yanda Orta Çağ'dan kalma taş binalar ve gotik kaleler, diğer yanda el değmemiş, neredeyse hiç insan görmemiş vadiler. Highlands bölgesinde dolaşırken devlerin ve perilerin hikâyelerini dinlemek, yerel halkın bu efsaneleri hâlâ ne kadar canlı tuttuğunu görmek gerçekten başka bir deneyim. Unutulmazların arasına girecek bir seyahat rotası…

İskoçya'ya nasıl gidilir sorusunun aslında birden fazla cevabı var. Uçak, tren ve hatta feribot. Hangisi size uygun siz karar verin.
Türkiye'den İskoçya'ya en pratik ve en hızlı yol kesinlikle uçak. İstanbul'dan kalkan uçuşlarla Edinburgh'a yaklaşık 5 saat 40 dakikada, Glasgow'a ise yaklaşık 6 saat 45 dakikada ulaşmak mümkün. Direkt uçuş bulamazsanız endişelenmeyin. Londra üzerinden aktarmalı seçenekler de oldukça yaygın ve genelde daha uygun fiyatlı çıkabiliyor.
Havalimanı seçenekleri şöyle sıralanıyor:
Bilet ararken erken rezervasyon yapmak ve tarihlerinizi biraz esnek tutmak, cebinizi ciddi şekilde rahatlatabilir.
Eğer önce İngiltere'ye gidip oradan devam etmeyi planlıyorsanız, tren gerçekten keyifli bir alternatif. Londra, Manchester gibi şehirlerden Edinburgh, Glasgow ve Inverness'e yüksek hızlı trenlerle rahatça ulaşabilirsiniz. Üstelik pencereden izleyeceğiniz manzara da cabası. Yolculuğun kendisi bile başlı başına bir deneyime dönüşüyor.
Belki de en çok gözden kaçan seçenek bu: feribot. Özellikle Kuzey İrlanda üzerinden gitmeyi planlıyorsanız, Belfast'tan Cairnryan'a veya Larne'den Cairnryan'a düzenli feribot seferleri mevcut. Kendi aracınızla seyahat etmeyi düşünüyorsanız ya da deniz yolculuğunun sakinliğini yaşamak istiyorsanız bu, denemeye değer bir rota. Tabii kara yoluna göre biraz daha uzun sürüyor, ama güvertede temiz havayı içinize çekerken bunun pek de dert olmadığını fark edeceksiniz.
İskoçya için ayrı bir vize kategorisi yok. Edinburgh’un gotik sokaklarına da gitseniz, Londra'nın kalabalık caddelerine de, başvurduğunuz vize aynı: Birleşik Krallık vizesi. Bu vize elinizde olduğunda İskoçya'nın yanı sıra İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda'ya da geçiş hakkınız oluyor.
Her başvuru kendine özgü olduğundan, konsolosluğun ya da yetkili vize merkezinin o anki güncel belge listesini mutlaka kontrol etmek gerekiyor.
Standart ziyaretçi vizesi başvuruları genellikle 3 ila 15 iş günü içinde sonuçlanıyor. Yaz aylarında ya da tatil dönemlerinde bu süre uzayabiliyor. Dolayısıyla seyahat tarihinizi planlarken kendinize biraz pay bırakmanızda fayda var.
Hayır, maalesef değil. Schengen bölgesi ülkelerine tanınan vize muafiyeti Birleşik Krallık için geçerli değil. Yani ister bordo ister yeşil pasaport sahibi olun, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Standard Visitor Visa almadan İskoçya'ya giriş yapması mümkün değil. Vize sürecinde evrak karmaşasından ve ret cevabı almamak için yurtdışı vize danışmanlık hizmeti vermekte Avrupa Rüyası gibi profesyonel tur acenteleri ile güvenli ve konforlu seyahat gerçekleştirebilirsiniz.

İskoçya'da hava koşulları neredeyse gün içinde bile değişebiliyor. Yerel halkın sık söylediği bir söz var: havayı beğenmediysen beş dakika bekle. Kısaca mutlaka sevdiğin bir hava durumu seni karşılayacak diyorlar.
İlkbahar ve Yaz (Nisan – Ağustos): Sıcaklıkların en makul seviyelere ulaştığı, gündüzlerin uzun ve Highlands'in yemyeşil olduğu dönem. Yaz ayında bile yanınıza ince bir hırka almayı ihmal etmeyin.
Sonbahar (Eylül – Ekim): Yaz festivallerinin ardından İskoçya kızıla ve sarıya bürünüyor. Highlands'deki vadilerin renk değişimi fotoğraf tutkunları için adeta bir şölen.
Kış (Kasım – Mart): Günler kısalıyor, hava ciddi anlamda soğuyor. Noel pazarları ve şömine başında geçen akşamlar kışın kendine özgü büyüsünü oluşturuyor.
Festival Takvimine Göre Planlama
Hareketlilik genellikle mayıs ayında viski etkinlikleriyle başlıyor, ağustos ayında Edinburgh Fringe Festivali ve Royal Military Tattoo gösterisiyle zirveye ulaşıyor, eylül ayındaki Highland Games ile de yavaşça duruluyor.
Edinburgh Kalesi, sönmüş bir yanardağın tepesine kurulu, yüzyıllardır şehrin siluetine hakim olan gerçek sembol. Hemen yanı başında Royal Mile, dar sokakları ve tarihi binalarıyla sizi zamanda yolculuğa çıkarıyor. İskoçya Ulusal Müzesi ve Vermeer, Raphael, Monet gibi ustaları barındıran İskoçya Ulusal Galerisi de listenizde olmalı. 1670'ten beri şehirde yer alan Kraliyet Botanik Bahçesi ise huzur arayanlar için ideal.
Kelvingrove Sanat Galerisi ve Müzesi, 8 binin üzerinde esere ev sahipliği yaparken, Riverside Müzesi Clyde Nehri kıyısında büyüleyici objeler sergiliyor. Orta Çağ'dan kalma Glasgow Katedrali'nin vitray pencereleri de görülmeye değer. Müze ve galerilerin çoğu ücretsiz.
Yeşil vadiler, sisli dağlar ve yüzyıllık efsanelerin dilden dile aktarıldığı bu bölgede Loch Ness'i ziyaret etmeden dönmek olmaz. Stirling'e giderseniz Stirling Kalesi'nin büyük salonlarını ve bahçelerini kaçırmayın.
Dramatik kayalıkları ve vahşi doğasıyla İskoçya'nın en fotojenik köşesi. Old Man of Storr'un bazalt sütunu, Fairy Pools'un kristal berraklığındaki suları ve Quiraing'in labirent gibi platosu doğa yürüyüşü tutkunlarını büyülüyor. Adanın en eski damıtımevi Talisker'da bir viski tadımı da harika bir ekleme.
Glenfinnan Viaduct, filmlerdeki Hogwarts Express sahnelerinin çekildiği ikonik viyadük. Edinburgh'da The Elephant House Cafe'de bir kahve içip J.K. Rowling'in ilk kitabı burada yazdığını hatırlayabilir, Victoria Street'te Diagon Alley'in ilham kaynağı olan renkli dükkanlar arasında dolaşabilirsiniz.
Luss'un taş evleri ve göl kenarındaki huzuru, Crail'in balıkçı köyü atmosferi, Aberfoyle'un orman patikaları her biri kendine has bir hikâye anlatıyor.

ScotRail tarafından işletilen demiryolu ağı, Edinburgh, Glasgow, Aberdeen, Perth ve Inverness gibi büyük şehirleri birbirine bağlıyor. Trenler Wi-Fi destekli ve konforlu. Glasgow-Edinburgh hattı özellikle yoğun ve hızlı çalışıyor. Uzun süreli seyahat planlıyorsanız ScotRail Pass almayı düşünün.
Trenden daha uygun fiyatlı olan otobüsler, özellikle Skye Adası ve Highlands'in bazı bölgeleri gibi trenlerin ulaşamadığı yerlere gitmek için ideal. Ülkenin ulusal operatörü Scottish Citylink, uzun mesafe seferlerini düzenliyor. Güzergâh ve saatleri Traveline Scotland üzerinden kontrol edebilirsiniz.
Glasgow'da tek hatlı, dairesel bir metro sistemi (Glasgow Subway) var. Edinburgh'da ise havalimanından şehir merkezine uzanan bir tramvay hattı bulunuyor. Travelcards ya da Ridacard gibi kartlar hem zaman hem bütçe açısından avantaj sağlıyor.
Özellikle Highlands ve Isle of Skye gibi bölgelerde araç kiralamak ciddi bir esneklik kazandırıyor. İskoçya'da trafik soldan akıyor ve kırsal bölgelerdeki "single track" tek şeritli yollar, deneyimli sürücüler için bile biraz alışma gerektirebiliyor.
İskoçya genel olarak orta-üst bütçe gerektiren bir destinasyon, ama ulaşım maliyetleri bütçenize pek ağır gelmiyor. Edinburgh ve Glasgow'da günlük harcamalar orta-yüksek seviyede seyrederken, Dundee gibi şehirlerde çok daha ekonomik bir tatil mümkün.
Para konusunda pratik bir bilgi: İskoçya'nın resmi para birimi Sterlin (£), ancak İskoç bankaları (Bank of Scotland, Royal Bank of Scotland, Clydesdale Bank) kendi banknotlarını basıyor. Yasal olarak İngiliz banknotlarıyla aynı değere sahipler. Kredi kartı kullanımı ülke genelinde çok yaygın; yine de küçük kasabalarda işinize yarayacak 50-100 Sterlin kadar nakit bulundurmanızı öneririz.
Old Town (Eski Kent), Edinburgh Kalesi, Royal Mile ve Holyrood Sarayı gibi ikonik noktalara yürüme mesafesinde, ilk kez şehri ziyaret edenler için en pratik seçenek. Ancak biraz daha pahalı ve turistik.
New Town (Yeni Kent), Georgian mimarisiyle dikkat çekiyor ve Old Town'a kıyasla daha uygun fiyatlı oteller sunuyor. Ana tren istasyonu Edinburgh Waverley de burada.
Bütçe dostu ve sakin bir alternatif için Newington, Leith ve West End bölgelerine göz atabilirsiniz. Leith özellikle gastronomi açısından zengin.
Pratik ipucu: Seyahatinizden iki-üç ay önce rezervasyon yaparsanız, özellikle festival döneminde (ağustos) çok daha uygun fiyatlara yer bulma şansınız artıyor.
Glasgow'da konaklama genellikle şehir merkezi ve West End bölgelerinde yoğunlaşıyor. Highlands'e veya Isle of Skye'a doğru bir rota planlıyorsanız, Fort William, Portree veya Inverness gibi küçük merkezlerde konaklama işinizi kolaylaştırıyor.
Haggis, koyun sakatatlarından yapılan, tuz, yulaf unu ve baharatlarla harmanlanıp geleneksel olarak koyun işkembesine doldurularak pişirilen bir yemek. Ezilmiş şalgam ve patatesle (neeps and tatties) servis edildiğinde şaşırtıcı derecede lezzetli.
İsli mezgit balığı, tuzlanıp dumanda pişirilerek hazırlanıyor. Cullen Skink adlı füme morina balığı, soğan, patates ve kremayla yapılan çorba da mutlaka denenmesi gereken bir klasik.
Scottish Breakfast, sosis, siyah puding, fasulye, haggis ve tattie çöreklerinden oluşan doyurucu bir tabak. Scotch Pie, kuzu kıymasının ince bir hamura sarılıp kızartıldığı bir lezzet.
Shortbread, 18. yüzyıldan kalma tereyağlı bir tarif. Sticky Toffee Pudding, yumuşacık kekin karamel sosu ve dondurmayla buluştuğu bir tatlı. Cranachan, krem şanti ve böğürtlenlerle yapılan daha hafif bir seçenek.
İskoçya, dünyanın viski anavatanı sayılıyor. Ülke genelinde yüzlerce damıtım evi bulunuyor.

Pringle of Scotland, Johnstons of Elgin ve House of Bruar gibi köklü markalar, geleneksel yöntemleri modern tasarımlarla harmanlıyor. Bütçenizi zorlamak istemiyorsanız kuzu yünü ürünler de kaliteli bir alternatif.
Edinburgh'da özel bir şişe arıyorsanız Royal Mile Whiskies ya da Cadenhead's gibi dükkânlar, duty free'de bulamayacağınız özel şişelemeleri sunuyor.
Her klanın kendine özgü bir tartan deseni var. Belki soyadınıza uygun özel bir desen bile bulabilirsiniz. Tartan atkılar ya da sporran gibi aksesuarlar taşıması kolay ve anlamlı bir hediyelik.
Edinburgh'da Old Town geleneksel ürünlere, New Town'daki Princes Street ve George Street lüks markalara ev sahipliği yapıyor. Glasgow'da Style Mile (Buchanan Street, Argyle Street, Sauchiehall Street) alışveriş tutkunlarının uğrak noktası.
Hafta sonları kurulan Stockbridge Pazarı (Edinburgh) ve Barras Pazarı (Glasgow), antika meraklıları için gerçek bir hazine avı.
Dünyanın en büyük sanat festivali kabul edilen Fringe, her ağustos ayında Edinburgh'u adeta uyumayan bir sahneye dönüştürüyor.
Edinburgh Kalesi'nin gölgesinde düzenlenen bu gösteri, havai fişekler ve yüzlerce gaydacının senkronize yürüyüşü eşliğinde gerçekleşiyor.
Yazın, ülkenin kuzeyindeki kasaba ve köylerde düzenlenen bu etkinlik, kütük fırlatma, halat çekme ve çekiç atma gibi geleneksel sporları, gayda yarışmaları ve Highland danslarıyla birleştiriyor.
Shetland Adaları'ndaki ateş festivali Up Helly Aa, Glasgow'daki Celtic Connections müzik festivali gibi niş etkinlikler de listenize girebilir.
Gece hayatını deneyimlemek isteyenlerin uğrak noktası Edinburgh ve Glasgow. Geleneksel İskoç pub'larında bir viski yudumlarken canlı müzik dinlemek, birçok gezginin en sevdiği anılardan biri. Ağustos ayında Fringe Festivali sırasında gece hayatı bambaşka bir boyut kazanıyor. Komedi şovları ve doğaçlama sokak gösterileri geç saatlere kadar devam ediyor.
Zamanı kısıtlı olanlar için 7 günlük bir tur, Edinburgh, Stirling, Highlands, Loch Ness ve Glasgow'u kapsayan klasik rotayı görmek için yeterli.
Kıyı kasabalarında zaman geçirmek ya da Isle of Skye gibi adalara uzanmak istiyorsanız, 10 günlük veya daha uzun bir program çok daha tatmin edici.
Para Birimi
Sterlin (£)
Resmi Dil
İngilizce (batıda İskoç Gaelcesi de konuşulur)
Saat Dilimi
GMT+1 (Türkiye'den 2 saat geride)
Priz Tipİ
Tip G (üç pimli İngiliz tipi priz — dönüştürücü şart)
Vize
Birleşik Krallık vizesi (Standard Visitor Visa) zorunlu
Uçuş Süresi
İstanbul'dan Edinburgh'a yaklaşık 5-6 saat
En İyi Gezi Zaman
Mayıs–Eylül arası (festival dönemi için ağustos)
İklim
Ilıman okyanusal, yıl boyu yağış ihtimali yüksek
Evet. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için Schengen vizesi geçerli değil; Birleşik Krallık vizesi (Standard Visitor Visa) alınması gerekiyor.
İngiliz Sterlini (£). İskoç bankalarının bastığı, farklı tasarımlı ama aynı değere sahip banknotlar da tedavülde.
İlkbahar sonu ve yaz ayları (mayıs–ağustos) en popüler dönem. Festival coşkusunu yaşamak isteyenler için ağustos, sakinlik arayanlar için sonbahar ideal.
Orta-üst bütçe gerektiren bir destinasyon, ama müzelerin çoğu ücretsiz ve ulaşım maliyetleri makul seviyede.
Klasik rota için 7 gün yeterli olsa da, adalara uzanmak ve daha sakin bir tempo istiyorsanız 10 gün ve üzeri öneriyoruz.
Evet, resmi dil İngilizce ve ülke genelinde iletişimde herhangi bir sorun yaşanmıyor.

İskoçya, sisli dağlarından tarihi kalelerine, viski kültüründen Harry Potter'ın ilham aldığı sokaklarına kadar her köşesinde farklı bir hikâye barındıran, gerçekten "bir kez gidip unutulmayan" bir destinasyon. Ama bu kadar katmanlı bir ülkeyi tek başınıza planlamaya kalkışmak, çoğu zaman tatilin kendisinden daha yorucu bir uğraşa dönüşebiliyor. Vize süreci, araç kiralama, single track yolların stresi, hangi gün nereye gidileceğinin hesabı...
İşte tam da bu noktada turla gezmenin farkı ortaya çıkıyor. Yolu değil, manzarayı izlemek; bir taşın önünden geçip gitmek yerine hikâyesini dinlemek; konaklama derdi olmadan her sabah yeni bir şehirde uyanmak... Organize bir tur, İskoçya'yı yüzeysel değil, derinlemesine yaşamanızı sağlıyor.
Avrupa Rüyası, yıllardır binlerce gezgini Avrupa'nın en büyülü rotalarıyla buluşturan, TÜRSAB güvencesine sahip bir seyahat acentesi. Britanya Rüyası Turu ile Edinburgh'un gotik sokaklarından Highlands'in efsanevi topraklarına, Loch Ness'in gizemli sularından Isle of Skye'ın büyülü sessizliğine kadar İskoçya'nın en özel köşelerini profesyonel kokartlı rehberler eşliğinde, konforlu ulaşım ve merkezi konaklama ile keşfediyorsunuz. Hiçbir ekstra tur ücreti ödemeden. Vize danışmanlığından güzergâh planlamasına, en iyi fotoğraf noktalarında durmaktan yerel lezzetleri tanımaya kadar her detay sizin için düşünülmüş oluyor.
Siz sadece gaydanın sesine kulak verin, gerisini Avrupa Rüyası'na bırakın. Çünkü sınırlar aşıldıkça güzelleşir.
4000+ kez okundu.Yeni turlar, özel fırsatlar ve ilham verici seyahat içerikleri için e-posta listemize katıl!
gezisi gerçekleştirdik.
gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.
KM yol katettik.
4.8 değerlendirme
Avrupa Rüyası, herkesin Avrupa’yı keşfedebilmesi için ekonomik turlar sunar. Tüm rotalarımız, katılımcıların en uygun maliyetle en fazla deneyimi yaşaması hedefiyle hazırlanır. Tur ücretleri; toplam tur süresi, konaklama sayısı, gezilen şehirler ve sezona göre değişiklik gösterebilir. Kısacası, Avrupa Rüyası ile en uygun fiyatla Avrupa’yı gezmek mümkün!
Avrupa Rüyası ile ekonomik bir şekilde tek seferde birçok ülkeyi keşfedin! Ekstra tur ücreti yok, tüm geziler fiyata dahil. Profesyonel kokartlı rehberler, konforlu oteller ve benzersiz rotalar ile Avrupa’yı en keyifli şekilde yaşayın.
Tur sayfasındaki “Başvuru Yap” formunu doldurun ve seyahat sözleşmesini onaylayın. İlk taksiti ödediğinizde kaydınız tamamlanır ve Avrupa Rüyası’yla yolculuğunuz başlar!
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası’nda tek başına katıldığınızda 1000 Euro’ya varan single farkı uygulanmaz. Sizi, mesleğinize ve yaşınıza uygun bir katılımcı ile eşleştiririz; böylece ek ücret ödemeden konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz.
Avrupa Rüyası turlarındaki tüm zaman planlamaları, uzman operasyon birimimiz tarafından önceden test edilip en verimli şekilde hazırlanmıştır. Her şehirde geçirilen süre; şehrin büyüklüğü, popülerliği ve görülmesi gereken yerlerin yoğunluğuna göre belirlenir. Böylece zamanınızı en iyi şekilde değerlendirir, her sabah yeni bir şehirde uyanmanın keyfini yaşarsınız.
Avrupa Rüyası turlarında her katılımcı 1 orta boy valiz ve 1 sırt çantası getirebilir. Otobüslerde bagaj alanı sınırlı olduğu için büyük boy valizler kabul edilmez. Uçaklı turlarda valiz kilo sınırı, tur öncesinde yol danışmanları tarafından paylaşılır. Tur öncesi size gönderilecek “Bilin İstedik” listesinde, valizinizde bulunması gereken eşyalar detaylı olarak yer alır. Gündüz otobüste ihtiyaç duyabileceğiniz eşyaları sırt çantanıza almayı unutmayın.
Evcil hayvanları bizler de çok seviyoruz… Ama Avrupa Rüyası turlarına kabul edemiyoruz. Turlarımız grup etkinliği olduğu için farklı hassasiyetlere sahip katılımcılar yer almaktadır. Alerji, sağlık durumu ve genel konfor gibi konuları göz önünde bulundurarak turlarımıza evcil hayvan kabul edemiyoruz. Tüm misafirlerimizin seyahat boyunca rahat ve güvenli bir deneyim yaşaması bizim için öncelik. Bu nedenle anlayışınıza sığınıyoruz.
Avrupa Rüyası turlarında ekstra tur ücreti alınmaz, bu nedenle harcamalar tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Yemek, alışveriş ve kişisel ihtiyaçlar için 1 haftalık turlarda ortalama 600–700 Euro, 10 günlük turlarda ise 1000 Euro civarı cep harçlığı yeterlidir. Tur öncesinde yol danışmanlarımız size, yanınıza almanız gerekenleri içeren “Bilin İstedik” listesini iletecektir. Yurtdışında nakit Euro veya uluslararası geçerli kredi kartlarıyla da harcama yapabilirsiniz.
Kesinlikle hayır! Avrupa Rüyası turları sıcak ve samimi bir aile ortamında gerçekleşir. Tek başına katılsanız bile kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurar, birlikte keşfetmenin keyfini yaşarsınız. Ayrıca size yaşınıza ve profilinize uygun bir oda ve koltuk arkadaşı eşleştirilir. Yani bu yolculukta asla yalnız kalmazsınız!
Hayır, gerekmiyor. Avrupa Rüyası turlarında yabancı dil bilme şartı yoktur. Tur boyunca yabancı dil bilen profesyonel kokartlı rehberlerimiz size her şehirde eşlik eder ve ihtiyaç duyduğunuzda yardımcı olur. Günlük ifadeleri bilmeniz gezinizde kolaylık sağlar, ancak bilmeseniz de hiç sorun değil rehberlerimiz her adımda yanınızda!
Avrupa Rüyası turlarında şehirleri profesyonel kokartlı rehberlerimizle gezersiniz. Her şehre varmadan önce otobüste bilgilendirme yapılır, ardından rehber eşliğinde şehir turu gerçekleştirilir. Tarihi yerleri gezer, rehberimizden öneriler alır ve sonrasında verilen serbest zamanda şehri kendi temponuzda deneyimleyebilirsiniz.
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası, “tüm ekstra turlar dahil” anlayışıyla hareket eder ve sizden hiçbir ekstra tur ücreti talep etmez. Turlarımızdaki tüm ekstra geziler katılımcılarımıza hediye olarak dahildir.
Güvenli, 3D destekli online ödeme sistemi
Bütçene uygun ödeme planı ile hayalindeki tura çık.
Seyahat öncesi ve sırasında bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz.
Vize süreci, valiz listesi, önemli ipuçları ve daha fazlası.
Bugüne kadar 19.000'den fazla gezginle Avrupa'yı keşfettik.
Planlar değişebilir, biz daima buradayız.