85 ülke, 220 şehir
gezisi gerçekleştirdik.
Kırgızistan, fotoğraf tutkunları için adeta ilhamın ve görsel şölenin hiç bitmediği bir açık hava stüdyosudur. Kazakistan’da fotoğraf çekilecek en güzel noktalar nereleridir? Bu dağlık ülke, Tanrı Dağları'nın (TianShan) buzul zirvelerinden, engin yaylaların pastoral dinginliğine, kadim göçebe kültürünün samimi portrelerinden, dünyanın en büyük dağ göllerinden birinin epik manzaralarına kadar sonsuz bir kompozisyon zenginliği sunar. Bir fotoğraf makinesi lensi, burada sadece bir kayıt aracı değil, aynı zamanda bozkır rüzgarının sesini, at nallarının tok sesini ve misafirperverliğin sıcaklığını görsel bir dile çeviren bir araç haline gelir. Issık Göl'ün turkuaz suları, SongKöl'ün yansımalı aynası ve Ala Archa'nın heybetli uçurumları, her biri farklı bir hikaye anlatır.
Bu rehber, amatör veya profesyonel tüm fotoğraf meraklılarını, Kırgızistan'ın en nefes kesici karelerinin peşine düşmeye davet ediyor. Bu görsel maceraya çıkmak için ise doğru rota planlaması ve konforlu ulaşım önem taşır. Avrupa Rüyası, Avrupa'dan Kırgızistan'a uzanan seferleriyle, bu fotoğraf safari'sinin ilk karesini sorunsuz bir şekilde çekmenizi sağlar.
Kırgızistan'ın incisi Issık Göl, dünyanın en büyük ikinci dağ gölü ve hiç donmayan sularıyla eşsiz bir manzara sunar. Gölün güney kıyılarındaki Kadın Sünnet Deresi (SkazkaCanyon) ve Jeti-Ögüz (Yedi Öküz) kayalıkları, doğal ışık oyunlarıyla fotoğrafçıları büyüler. Sabahın ilk ışıkları veya gün batımı, kırmızı kumtaşı oluşumlarına altın ve kızıl tonlar katarak dramatik kompozisyonlar yaratır. Göl kenarındaki geleneksel yurt kampları, sırtlarında karlı dağlar olan atlar ve balıkçı tekneleri, kültür ve doğayı bir araya getiren dengeli kareler için mükemmel öğelerdir.
Gölün kuzey kıyısındaki Çolpon-Ata bölgesi ise farklı bir perspektif sunar. Buradan, gölün engin maviliği üzerinde gün batımını çekmek unutulmazdır. Ayrıca, Issık Göl Devlet Tarih ve Kültür Müzesi yakınlarındaki açık hava taş anıtları (balballar) alanında, eski Türk döneminden kalma taş heykelleri, arka planda göl ve dağ manzarasıyla birlikte kadraja almak, tarih ile doğanın güçlü bir sentezini yakalamanızı sağlar. Mevsimlere göre renk değiştiren manzara, her ziyarette farklı bir palet sunar.
Deniz seviyesinden 3016 metre yükseklikteki SongKöl Gölü, Kırgızistan'ın en saf ve en el değmemiş yayla göllerinden biridir. Yaz aylarında, göçebe çobanların yaylaya çıkardığı sürüleri ve onların keçeden yapılma yurtları (boz üy), burada fotoğrafçılar için adeta canlı bir etnografik müze oluşturur. Gölün sakin suları, bulutları ve gökyüzünün tüm maviliğini bire bir yansıtarak, simetrik ve minimalist kompozisyonlar için ideal bir ortam sağlar. Sabah sisi, göl yüzeyinde mistik ve düşsel bir atmosfer yaratır.
Buraya ulaşım, maceranın bir parçasıdır. Kochkor kasabasından başlayan yol, dağ geçitlerinden geçer ve her bir viraj, geniş açı lensinizle çerçeveleyebileceğiniz panoramik manzaralar sunar. Akşamüstü, sürülerin yurda dönüşü ve yurtlardan yükselen duman, sıcak ve samimi yaşam sahneleri çekmek için altın saattir. Gece, ışık kirliliğinden uzakta, yıldız ve Samanyolu fotoğrafçılığı için mükemmel koşullar sunar. SongKöl, hüzünlü bir dinginlik ve özgürlük duygusunu kadrajınıza taşımak isteyenler için vazgeçilmezdir.
Başkent Bişkek'e sadece 40 kilometre mesafedeki Ala Archa Milli Parkı, şehir karmaşasından kaçıp doğanın ihtişamını fotoğraflamak isteyenler için bir nimettir. Parkın ana vadisinde akan hırçın Ala Archa Nehri, granit kayalıkları yararak ilerler ve uzun pozlama (longexposure) tekniğiyle kadrajlanabilecek muhteşem şelaleler ve akarsu manzaraları oluşturur. Vadi boyunca ilerledikçe, SemenovTyan-Shansky (4350 m) ve Korona (4860 m) gibi buzul kaplı zirvelerin heybetli siluetleri yükselir.
Park içindeki yürüyüş parkurları, farklı seviyelerdeki fotoğrafçılara hitap eder. Rahat bir patikada ilerlerken vahşi çiçekler, endemik bitkiler ve dağ keçileri makro ve vahşi yaşam fotoğrafçılığı için fırsatlar sunar. Daha deneyimli yürüyüşçüler ve tırmanışçılar için, RatsekKulübesi'ne (3300 m) çıkan yol, buzulların ve sarp zirvelerin nefes kesici geniş açılı manzaralarını vaat eder. Ala Archa, özellikle sonbaharda, sarı ve altın rengine bürünen yapraklarla birlikte, kontrast renklerle dolu dinamik kareler yakalamanıza olanak tanır.

Issık Göl'ün doğu ucundaki Karakol şehri, tarihi ve kültürel fotoğrafçılık için zengin bir hazinedir. 19. yüzyılda Rus kaşifler tarafından kurulan şehir, Rus Ortodoks Katedrali gibi ahşap mimarinin nadide örneklerine ev sahipliği yapar. Bu renkli ve süslü yapı, özellikle kar fonunda veya mavi bir gökyüzü önünde çarpıcı detay çekimleri sunar. Caminin geleneksel mimarisi ile katedralin Rus tarzı, şehrin kültürel mozaiğini yansıtan ilginç karşıtlıklar oluşturur.
Karakol'un Dungan Camii, benzersiz bir etnik grubun mimari izlerini taşır. Hiç çivi kullanılmadan, geleneksel Çin tarzında inşa edilen caminin renkli süslemeleri, ahşap oymaları ve mitolojik figürleri, makro ve mimari detay fotoğrafçılığı için mükemmel konulardır. Şehrin eski mezarlığı da, farklı dönemlere ve kültürlere ait ilginç mezar taşlarıyla dikkat çeker. Ayrıca, Karakol'un renkli pazarı, günlük hayattan samimi portreler ve dokusal zenginlikler çekmek için canlı bir ortamdır.
Issık Göl'ün güney kıyısında, doğanın bir sanat galerisi gibi sunduğu Kadın Sünnet Deresi, Kırgızistan'ın en fotojenik yerlerinden biridir. Milyonlarca yıllık rüzgar ve su erozyonu, kırmızı, turuncu ve sarı tonlardaki kumtaşlarını, hayvan figürlerini, kaleleri ve labirentleri andıran şaşırtıcı şekillere dönüştürmüştür. Bu oluşumlar, günün farklı saatlerinde değişen ışıkla birlikte tamamen farklı bir karaktere bürünür; öğle saatlerinde canlı renkler, alacakaranlıkta ise derin gölgeler ve dramatik tonlar hakim olur.
Bu doğal heykel parkında fotoğraf çekerken, geniş açılı lenslerle panoramik manzaralar yakalamak kadar, teleobjektiflerle uzaktaki ilginç oluşumları izole etmek veya detay çekimleri yapmak da mümkündür. Kanyonda yürürken her açıdan farklı bir perspektif ve kompozisyon keşfedersiniz. Özellikle gün batımı, kanyonun renklerini ateş kırmızısına çevirir ve bu anı yakalamak için en etkileyici zamandır. Kuru ve tozlu bir ortam olduğundan, fotoğraf ekipmanınızı korumak için önlem almayı unutmayın.
Jeti-Ögüz adı, "yedi öküz" anlamına gelir ve bir dizi kırmızı kumtaşı kayalığının oluşturduğu ikonik silueti ifade eder. Bu devasa kızıl formasyonlar, yeşil çam ormanları ve çayırların arka planında yükselerek, renk ve doku kontrastı açısından muhteşem fotoğraf fırsatları sunar. Efsaneye göre bu kayalıklar, bir han için savaşan yedi yiğidi temsil eder. Ana kayalık grubunun hemen arkasında, daha az bilinen ancak bir o kadar etkileyici "Kırık Kalp" kayalığı bulunur; bu, romantik ve dramatik kompozisyonlar için ideal bir konudur.
Kanyonun iç kısımlarına doğru ilerledikçe, şifalı olduğuna inanılan termal kaynaklara ve geleneksel yurt kamplarına ulaşırsınız. Bu kamplarda, dağ manzarası önünde duran atlar veya yurt kapısında oturan yaşlı göçebeler, portre fotoğrafçılığı için mükemmel fırsatlardır. Jeti-Ögüz, hem geniş manzara hem de insanı doğayla bütünleştiren hikayeli kareler çekmek isteyenler için çok yönlü bir lokasyondur. Sabah erken saatler, kayalıkların üzerine vuran yumuşak ışıkla en iyi sonucu verir.
Başkent Bişkek, şehir içi fotoğrafçılık ve sokak portreleri için dinamik bir sahne sunar. Ala-Too Meydanı, şehrin kalbidir ve burada bulunan dev Kırgızistan Bayrağı, etkileyici bir ön plan öğesi olarak tarihi müze binası ile birlikte kadrajlayabilir. Meydandaki "Manas" heykeli ve Milli Tarih Müzesi'nin görkemli cephesi, güçlü mimari kompozisyonlar oluşturur. Eski Meydan ise daha sakin bir atmosfere ve Sovyet döneminden kalma anıtsal yapılara sahiptir.
Şehrin birçok parkı, özellikle Panfilov Parkı ve Duboviy Park, günlük hayattan samimi sahneler yakalamak için idealdir. Yaşlıların satranç oynadığı, ailelerin piknik yaptığı veya gelin-damat fotoğrafı çektirdiği anlar, kültüre dair gerçekçi portreler sunar. Bişkek'teki Oş Pazarı, bir fotoğrafçı için duyulara hitap eden bir cennettir. Baharat yığınlarının renk cümbüşü, tezgahtarların canlı ifadeleri, geleneksel şapkalar ve el dokuması halılar, dokusal ve renk odaklı kareler için sınırsız malzeme sağlar.

Orto-Tokoy Su Deposu, Kırgızistan'ın iç kesimlerinde, genellikle turist rotalarının dışında kalan gizli bir hazinedir. Bu insan yapımı rezervuar, çevresindeki çorak, kırmızımsı tepelerle birlikte, Arizona'daki manzaraları anımsatan sıra dışı ve neredeyse "marslı" bir peyzaj oluşturur. Su seviyesinin düşük olduğu dönemlerde ortaya çıkan batık ağaç gövdeleri, su yüzeyinde hayalet gibi yükselerek, soyut ve melankolik kompozisyonlar için güçlü öğeler haline gelir.
Bu bölge, minimalizm ve renk kontrastı peşinde koşan fotoğrafçılar için idealdir. Mavi su, kırmızı toprak ve açık mavi gökyüzü arasındaki tezatlık, güçlü ve grafiksel kareler yaratmanıza olanak tanır. Geniş açılı lenslerle çekilen panoramik manzaralar, izole edilmiş ağaç gövdelerinin dramatik portreleri kadar etkileyicidir. Bölgeye ulaşım biraz zorlu olsa da, elde edilecek özgün ve az bilinen manzaralar, bu çabaya değecektir. Sessizlik ve ıssızlık, buraya ayrı bir gizem katmaktadır.
Batı Tanrı Dağları'nda yer alan Sary-Chelek Biyosfer Rezervi, Kırgızistan'ın en güzel ve bakir doğal alanlarından biridir. Rezervin kalbinde, elmas şeklindeki Sary-Chelek Gölü bulunur. Gölün berrak suları, çevresini saran yoğun ceviz ve meyve ormanlarının yemyeşil yansımalarıyla dolarak, adeta bir ayna işlevi görür. Bu yansımalar, özellikle sakin havalarda, simetrik ve huzur verici manzaralar çekmek için mükemmeldir. Sonbaharda, ormanın tonları altın ve kızıla döner, bu da göl yansımalarını ateş rengine çevirir.
Rezerv içindeki diğer küçük göllere yapılacak yürüyüşler, vahşi doğa ve manzara fotoğrafçılığı için eşsiz fırsatlar sunar. Alanda ayı, vaşak, dağ keçisi gibi hayvanlar yaşar, bu da sabırlı fotoğrafçılar için vahşi yaşam çekimi potansiyeli taşır. Sary-Chelek, doğanın ihtişamını bozulmamış haliyle, sakin ve derinlemesine fotoğraflamak isteyenler için bir sığınaktır. Buraya ulaşım için özel araç ve izin gereklidir; planlamayı önceden yapmak önemlidir.
Narin şehri yakınlarındaki, deniz seviyesinden 3500 metre yükseklikteki bir vadide saklı Tash Rabat Kervansarayı, İpek Yolu'nun en iyi korunmuş anıtlarından biridir. 15. yüzyılda taştan inşa edilen bu yapı, etrafını saran çıplak ve heybetli dağların ortasında, tarihin sessiz bir tanığı gibi durur. Kervansarayın dış cephesi ve iç mekanındaki tonozlu odalar, mimari detay ve doku fotoğrafçılığı için son derece ilham vericidir. Yapının simetrik formu, geniş açılı lenslerle güçlü kompozisyonlar oluşturmaya uygundur.
Tash Rabat'ın asıl büyüsü, çevresiyle olan ilişkisindedir. Kervansarayı, arka plandaki dağlar ve gökyüzü ile birlikte kadraja almak, ölçek ve yalnızlık duygusunu vurgulayan epik manzaralar yaratır. Gün doğumu ve gün batımı, taş yapının rengini altına çevirir ve uzun gölgeler oluşturarak dramatik bir atmosfer yaratır. Yakınlardaki göçebe kamplarında, geleneksel giysiler içindeki atlılar, bu tarihi sahneye canlı bir unsur katabilir. Tash Rabat, tarih, mimari ve doğanın güçlü bir araya geldiği, unutulmaz ve anlamlı fotoğrafların adresidir.
Kırgızistan, her karesinde ayrı bir hikaye barındıran bu görsel şöleni, sabırlı ve meraklı lenslere sunuyor. Bu fotoğraf safari'sine çıkmak, doğru planlama ve esnek bir ulaşım ile daha da keyifli hale gelir.
Avrupa Rüyası, Avrupa'dan Kırgızistan'a uzanan konforlu seferleriyle, sadece bir ulaşım değil, aynı zamanda bu görsel hazine avının bir parçası olma imkanı sağlar. En sevdiğiniz lenslerinizi hazırlayın, bataryalarınızı şarj edin ve bizimle ile birlikte, Kırgızistan'ın sınırsız güzelliklerini kadrajınıza taşıyın.
4000+ kez okundu.Yeni turlar, özel fırsatlar ve ilham verici seyahat içerikleri için e-posta listemize katıl!
gezisi gerçekleştirdik.
gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.
KM yol katettik.
4.8 değerlendirme
Avrupa Rüyası ile ekonomik bir şekilde tek seferde birçok ülkeyi keşfedin! Ekstra tur ücreti yok, tüm geziler fiyata dahil. Profesyonel kokartlı rehberler, konforlu oteller ve benzersiz rotalar ile Avrupa’yı en keyifli şekilde yaşayın.
Tur sayfasındaki “Başvuru Yap” formunu doldurun ve seyahat sözleşmesini onaylayın. İlk taksiti ödediğinizde kaydınız tamamlanır ve Avrupa Rüyası’yla yolculuğunuz başlar!
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası’nda tek başına katıldığınızda 1000 Euro’ya varan single farkı uygulanmaz. Sizi, mesleğinize ve yaşınıza uygun bir katılımcı ile eşleştiririz; böylece ek ücret ödemeden konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz.
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası, “tüm ekstra turlar dahil” anlayışıyla hareket eder ve sizden hiçbir ekstra tur ücreti talep etmez. Turlarımızdaki tüm ekstra geziler katılımcılarımıza hediye olarak dahildir.
Avrupa Rüyası, herkesin Avrupa’yı keşfedebilmesi için ekonomik turlar sunar. Tüm rotalarımız, katılımcıların en uygun maliyetle en fazla deneyimi yaşaması hedefiyle hazırlanır. Tur ücretleri; toplam tur süresi, konaklama sayısı, gezilen şehirler ve sezona göre değişiklik gösterebilir. Kısacası, Avrupa Rüyası ile en uygun fiyatla Avrupa’yı gezmek mümkün!
Hayır, gerekmiyor. Avrupa Rüyası turlarında yabancı dil bilme şartı yoktur. Tur boyunca yabancı dil bilen profesyonel kokartlı rehberlerimiz size her şehirde eşlik eder ve ihtiyaç duyduğunuzda yardımcı olur. Günlük ifadeleri bilmeniz gezinizde kolaylık sağlar, ancak bilmeseniz de hiç sorun değil rehberlerimiz her adımda yanınızda!
Avrupa Rüyası turlarındaki tüm zaman planlamaları, uzman operasyon birimimiz tarafından önceden test edilip en verimli şekilde hazırlanmıştır. Her şehirde geçirilen süre; şehrin büyüklüğü, popülerliği ve görülmesi gereken yerlerin yoğunluğuna göre belirlenir. Böylece zamanınızı en iyi şekilde değerlendirir, her sabah yeni bir şehirde uyanmanın keyfini yaşarsınız.
Kesinlikle hayır! Avrupa Rüyası turları sıcak ve samimi bir aile ortamında gerçekleşir. Tek başına katılsanız bile kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurar, birlikte keşfetmenin keyfini yaşarsınız. Ayrıca size yaşınıza ve profilinize uygun bir oda ve koltuk arkadaşı eşleştirilir. Yani bu yolculukta asla yalnız kalmazsınız!
Avrupa Rüyası turlarında şehirleri profesyonel kokartlı rehberlerimizle gezersiniz. Her şehre varmadan önce otobüste bilgilendirme yapılır, ardından rehber eşliğinde şehir turu gerçekleştirilir. Tarihi yerleri gezer, rehberimizden öneriler alır ve sonrasında verilen serbest zamanda şehri kendi temponuzda deneyimleyebilirsiniz.
Avrupa Rüyası turlarında her katılımcı 1 orta boy valiz ve 1 sırt çantası getirebilir. Otobüslerde bagaj alanı sınırlı olduğu için büyük boy valizler kabul edilmez. Uçaklı turlarda valiz kilo sınırı, tur öncesinde yol danışmanları tarafından paylaşılır. Tur öncesi size gönderilecek “Bilin İstedik” listesinde, valizinizde bulunması gereken eşyalar detaylı olarak yer alır. Gündüz otobüste ihtiyaç duyabileceğiniz eşyaları sırt çantanıza almayı unutmayın.
Avrupa Rüyası turlarında ekstra tur ücreti alınmaz, bu nedenle harcamalar tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Yemek, alışveriş ve kişisel ihtiyaçlar için 1 haftalık turlarda ortalama 600–700 Euro, 10 günlük turlarda ise 1000 Euro civarı cep harçlığı yeterlidir. Tur öncesinde yol danışmanlarımız size, yanınıza almanız gerekenleri içeren “Bilin İstedik” listesini iletecektir. Yurtdışında nakit Euro veya uluslararası geçerli kredi kartlarıyla da harcama yapabilirsiniz.
Güvenli, 3D destekli online ödeme sistemi
Bütçene uygun ödeme planı ile hayalindeki tura çık.
Seyahat öncesi ve sırasında bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz.
Vize süreci, valiz listesi, önemli ipuçları ve daha fazlası.
Bugüne kadar 19.000’den fazla gezginle Avrupa’yı keşfettik.
Planlar değişebilir, biz daima buradayız.