85 ülke, 220 şehir
gezisi gerçekleştirdik.
River Wear'in çevrelediği bir yarımadanın üzerinde, tepeden aşağı bakan görkemli bir Norman katedrali ve onun hemen yanı başında yükselen bir kale hayal edin. Aşağıda ağaçlarla kaplı vadi, üzerinde taş köprüler ve her köşede 1000 yıllık bir hikaye... İşte bu, Durham. İngiltere'nin en eski ve en az bilinen hazinelerinden biri olan bu küçük katedral şehri, hem Harry Potter filmlerine ev sahipliği yapmış olmasıyla hem de dünyanın en eski üniversitelerinden birini barındırmasıyla ünlü. Üstelik UNESCO'nun "dünyanın en güzel katedral manzaralarından biri" dediği bir silüete sahip. Peki bu küçük ama bir o kadar etkileyici şehir gerçekte neler saklıyor? Eğer siz de Durham gezi rehberi arıyorsanız, doğru yerdesiniz. Bu yazı yurtdışına gidecek tüm Türk vatandaşları için hem pratik hem de zengin bir rehber…
Durham, İngiltere'nin kuzeydoğusunda, Kuzey Doğu İngiltere bölgesinde, River Wear'in oluşturduğu doğal bir yarımada üzerinde kurulu. Şehir, Newcastle'a yaklaşık 25 km (tren ile 15-20 dakika), Edinburgh'a yaklaşık 2 saat, Londra'ya ise tren ile yaklaşık 3 saat uzaklıkta.
Türkiye'den Durham'a doğrudan uçuş bulunmuyor. En pratik yol, Londra, Edinburgh veya Manchester gibi büyük şehirlere gerçekleştireceğiniz bir uçuşun ardından Durham'a trenle geçmek. Durham tren istasyonu Doğu Sahil Ana Hattı (East Coast Main Line) üzerinde yer aldığı için Londra, Edinburgh ve Newcastle gibi önemli şehirlerle sık ve hızlı bağlantıya sahip bu da şehri özellikle tren seyahati sevenler için pratik bir durak haline getiriyor.
Bu seyahati gerçekleştirebilmeniz için Türk vatandaşlarının İngiltere vizesine (Visitor Visa) sahip olması gerektiğini unutmayın; İngiltere Schengen bölgesine dahil olmadığından hiçbir Türk pasaportu vize muafiyetinden yararlanamıyor. Kendi başınıza uçuş-tren aktarmalarıyla uğraşmak istemiyorsanız, Avrupa Rüyası'nın Britanya Rüyası Turu kapsamında Durham, rotanın parçası olarak sunuluyor; uçak bileti, otobüs ulaşımı ve konaklama önceden planlanmış oluyor.

Şehrin kalbinde, birbirine bitişik iki UNESCO Dünya Mirası yapısı yükseliyor: Durham Katedrali ve Durham Kalesi. Norman mimarisinin en etkileyici örneklerinden biri olan katedral, Aziz Cuthbert'in kalıntılarını barındırıyor ve İngiliz mimari tarihinin dönüm noktalarından biri sayılıyor. İçeride yer alan devasa Norman sütunları, geometrik oyma desenleriyle katedralin en dikkat çekici detaylarından; tavanın taş kaburgalarla örülü kemer sistemi ise dönemin mühendislik ustalığını gözler önüne seriyor. Katedralin kulesine tırmananlar, nefesi biraz kesilen bir merdiven çıkışının ardından şehri ve River Wear vadisini kuşbakışı görme fırsatı buluyor.
Hemen yanı başındaki Durham Kalesi ise 900 yılı aşkın bir geçmişe sahip; bugün ise Durham Üniversitesi'nin kurucu kolejlerinden birine ev sahipliği yapıyor. Kalenin Norman dönemine ait büyük salonu ve iç avlusu, rehberli turlarla ziyaret edilebiliyor; bu turlar sırasında kalenin savunma amaçlı mimarisinin yüzyıllar içinde nasıl bir eğitim kurumuna dönüştüğünü de öğrenmek mümkün.
Palace Green, katedral ile kale arasında uzanan geniş çimenlik alan; hem şehrin en fotojenik köşelerinden biri hem de yaz aylarında düzenlenen açık hava etkinliklerinin, konserlerin ve üniversite mezuniyet törenlerinin merkezi. Akşamüstü buraya oturup katedralin cephesini seyretmek, Durham'ın en sakin anlarından birini yaşamanın en kolay yolu.
Şehrin eski merkezi, dar Arnavut kaldırımlı sokakları ve butik dükkânlarıyla yürüyerek keşfedilmeyi hak eden bir bölge. Market Place, şehrin geleneksel pazar meydanı; çevresindeki tarihi binalar ve at üstünde heykeliyle Durham'ın günlük hayatının nabzının attığı bir nokta. Buradan başlayan dar sokaklar, sizi hem yerel butiklere hem de nehir kıyısına indiren merdivenli patikalara bağlıyor.
River Wear'in üzerindeki tarihi taş köprüler de gezi rotasının önemli duraklarından. Prebends Bridge, 18. yüzyıldan kalma zarif kemerleriyle, katedral ve kalenin ağaçların arasından süzülen o meşhur silüetinin en iyi görüldüğü nokta. Şehrin en çok fotoğraflanan manzarası burada oluşuyor. Elvet Bridge ise şehrin farklı yakalarını birbirine bağlayan, Orta Çağ'dan kalma bir diğer tarihi geçit; köprünün üzerinden bakıldığında nehir kıyısındaki kayık kulüplerini ve yürüyüş yollarını görmek mümkün.
Biraz daha farklı bir deneyim arayanlar için Oriental Museum, Durham Üniversitesi'ne bağlı, İngiltere'nin Asya sanatına adanmış tek müzesi olma özelliğini taşıyor; Çin, Japon ve Orta Doğu koleksiyonlarıyla şehrin beklenmedik bir yüzünü gösteriyor. Tarihe biraz daha bilimsel bir açıdan bakmak isteyenler ise Durham Üniversitesi Müzesi ve Arkeoloji Koleksiyonunu değerlendirebilir.
Durham Katedrali'nin Harry Potter filmleriyle bağlantısı, şehri ziyaret eden pek çok kişinin ilgisini çeken bir detay. Katedralin muhteşem kloster (manastır avlusu) bölümü, ilk iki Harry Potter filminde Hogwarts'ın iç mekân sahnelerinin çekimlerinde kullanılmış. Bu nedenle katedrali gezerken bir yandan gerçek bir Orta Çağ başyapıtını, bir yandan da büyülü bir sinema hafızasını aynı anda deneyimliyorsunuz. Katedral hâlâ aktif bir ibadet mekânı olduğu için ziyaret saatlerini ve olası kapalı bölümleri önceden kontrol etmekte fayda var.
Durham, İngiltere'nin Oxford ve Cambridge'den sonra en eski üçüncü üniversitesine ev sahipliği yapıyor. 1832 yılında kurulan Durham Üniversitesi, Oxbridge'e benzer bir "college" (kolej) sistemiyle işliyor; öğrenciler farklı kolejlere bağlı olarak eğitim görüyor, bu da şehre canlı, genç ve akademik bir atmosfer katıyor. Bu üniversite kimliği, Durham'ı sadece bir tarih müzesi olmaktan çıkarıp yıl boyunca nabzı atan, kafe kültürü zengin bir şehre dönüştürüyor. Özellikle akademik gezi ve eğitim turizmiyle ilgilenen gezginler için Durham, İngiliz üniversite kültürünü Oxford ya da Cambridge'e göre çok daha sakin ve az kalabalık bir ortamda deneyimleme fırsatı sunuyor.

Durham'ın en huzurlu deneyimlerinden biri, şehri çevreleyen River Wear kıyısında geçirdiğiniz zaman. Nehirde kürek çekme (rowing) tekneleri kiralayarak katedrali ve kaleyi sudan görmek, Durham'a özgü, yerel halkın da sıkça yaptığı bir aktivite. Nehir kıyısındaki yürüyüş yolları, özellikle Prebends Bridge çevresi hem doğa yürüyüşü hem de fotoğraf molası için ideal. Yaz aylarında düzenlenen Durham Regatta (kürek yarışları) da şehrin nehir kültürünün bir parçası olarak dikkat çekiyor.
Şehir merkezinin hemen dışında yer alan Durham Üniversitesi Botanik Bahçesi, dünyanın dört bir yanından getirilmiş bitki türlerini barındıran, sakin bir mola noktası. Özellikle aile gezginleri ve doğa fotoğrafçılığıyla ilgilenenler için şehrin tarihi dokusundan biraz uzaklaşıp yeşilin içinde vakit geçirmek isteyenlere iyi bir alternatif sunuyor.
Durham'a en iyi gezi zamanı için yaz ayları öne çıkıyor; bu dönemde sokak performansları, tiyatro gösterileri ve renkli festivaller şehri canlandırıyor.
Yaz ayları (haziran-ağustos): Sıcaklıklar ılıman seyrediyor ama İngiltere'nin değişken havası burada da geçerli, valizinize ince bir yağmurluk eklemeyi ihmal etmeyin. Bu dönem hem festival takviminin yoğun olduğu hem de uçak/otel fiyatlarının yükseldiği zaman; erken rezervasyon avantaj sağlıyor.
İlkbahar ve sonbahar: Hava dengeli, kalabalık daha az. Katmanlı giyinmek en pratik seçim. Fiyatlar yaz sezonuna göre daha uygun.
Kış ayları: Şehir çok daha sakin; kasım ayında iki yılda bir düzenlenen Lumiere Işık Festivali ile Durham'ın tarihi binaları büyüleyici ışık gösterilerine sahne oluyor. Bu dönem her ne kadar soğuk olsa da görsel açıdan şehri en özel haline getiren zaman dilimlerinden biri. Kalın mont ve atkı şart, ama bu dönem hem uçak bileti hem konaklama açısından yılın en avantajlı zaman dilimi.
Durham'ı Kaç Günde Gezmeli?
Durham'ın kompakt yarımada merkezi sayesinde 1 günde Katedral, Kale, Palace Green ve eski şehir merkezi rahatlıkla gezilebiliyor. Ancak nehirde tekne turu, Botanik Bahçesi ya da bir günübirlik gezi (Beamish Müzesi veya Hadrian Duvarı gibi) eklemek istiyorsanız 2 gün ayırmanız, şehri çok daha derinlemesine deneyimlemenizi sağlıyor.
Durham'da nerede kalınır sorusunun en net cevabı şehir merkezi; ama biraz daha ayrıntıya inmekte fayda var, çünkü Durham'ın kompakt yarımada yapısı konaklama seçimini alışılmışın biraz dışına taşıyor.
Yarımada merkezi (Katedral ve Kale çevresi): Şehrin en tarihi ve en fotojenik bölgesi. Burada kalmak, sabah kahvenizi elinizde katedralin gölgesinde içmek gibi bir ayrıcalık sunuyor. Otel seçenekleri sınırlı ama butik ve tarihi binalarda hizmet veren küçük konaklama yerleri mevcut. Dezavantajı, araçla ulaşımın kısıtlı olması ve bazı yolların dar, yokuşlu Orta Çağ sokaklarından geçmesi ama zaten Durham'da çoğu yeri yürüyerek gezeceğiniz için bu büyük bir sorun teşkil etmiyor.
Nehrin karşı yakası ve şehir merkezi (Market Place çevresi): Yarımadaya çok yakın ama biraz daha geniş otel seçenekleri sunan bir bölge. Zincir oteller ve orta bütçeli konaklama seçenekleri burada yoğunlaşıyor. Katedrale yürüme mesafesinde kalmak isteyip fiyat konusunda biraz daha esneklik arayanlar için ideal bir denge noktası.
Tren istasyonu çevresi: Durham tren istasyonu şehir merkezine oldukça yakın, yürüme mesafesinde sayılabilir. Özellikle Newcastle, Edinburgh veya Londra'ya günübirlik gitmeyi planlıyorsanız ya da erken saatte bir trene yetişecekseniz, istasyona yakın bir otel pratiklik sağlıyor.
Üniversite koleji konaklaması: Durham'a özgü, biraz farklı bir alternatif de burada saklı. Üniversitenin akademik dönem dışında kalan yaz aylarında, bazı kolejler öğrenci odalarını turistlere açıyor. Bu hem bütçe dostu hem de gerçek bir Durham College yaşamını deneyimlemek isteyenler için ilginç bir seçenek. Üstelik bazı kolejler tarihi binalarda, hatta kale gibi yapılarda konumlanmış durumda.
Hangi bölgeyi seçmeli? Eğer öncelikleriniz manzara ve atmosferse, yarımada merkezi kesinlikle tercih edilmeli; fiyat ve seçenek çeşitliliği öncelikliyse Market Place çevresi daha mantıklı bir seçim. Kısa süreli ve yoğun bir ziyaret planlıyorsanız hangi bölgede kalırsanız kalın, şehrin küçüklüğü sayesinde her yer birbirine oldukça yakın. Bu da Durham'ı konaklama açısından stressiz bir şehir yapıyor.
Tüm bu otel araştırması ve bölge karşılaştırmasıyla uğraşmak istemiyorsanız, Avrupa Rüyası'nın Britanya Rüyası Turu'nda konaklama süreci tamamen sizin dışınızda kalıyor. Her gece konaklamalı, tek başınıza katılsanız bile single fark ödemeden, önceden özenle seçilmiş kaliteli otellerde kalmanın rahatlığını yaşayabiliyorsunuz.
Durham ‘da İngiliz mutfağının klasiklerini bulmak hiç zor değil: Fish & Chips, İngiliz kahvaltısı, Sunday Roast (pazar rostosu), Beef Wellington, Scotch Eggs, nane soslu kuzu kızartma, Pie 'n' Mash ve afternoon tea (beş çayı) şehrin restoran ve kafelerinde sıkça karşınıza çıkan lezzetler arasında. Öğrenci şehri kimliği sayesinde Durham'da uygun fiyatlı, hızlı ve lezzetli kafe kültürü de oldukça gelişmiş; deniz mahsulleri ve İtalyan mutfağından seçenekler de bulmak mümkün. İlginç bir detay olarak, şehrin 850 yıllık olduğu düşünülen tarihi bir yemek kitabına sahip olduğu söyleniyor. Bu da Durham'ın gastronomi geçmişinin ne kadar köklü olduğunu gösteriyor.
Durham, tarihi yarımada merkezinin kompakt yapısı sayesinde büyük ölçüde yürüyerek gezilebilen bir şehir; ancak şehrin tepeye kurulu olması nedeniyle bazı yokuşlu sokaklarla karşılaşabileceğinizi bilmekte fayda var, bu yüzden rahat ayakkabı şart.
Katedral, Kale, Palace Green ve eski şehir merkezi birbirine 5-10 dakikalık yürüme mesafesinde. Şehir merkezi büyük ölçüde araç trafiğine kapalı, dolayısıyla otelinize yerleştikten sonra bir daha araca ihtiyaç duymadan tüm günü gezebilirsiniz.
Şehir içi ulaşımda en pratik seçenek yerel otobüsler; özellikle tren istasyonundan yarımada merkezine ya da yokuşlu bölgelerden kaçınmak isteyenler için işe yarıyor. Biletinizi şoförden nakit veya temassız kartla alabilir, günlük bilet seçenekleriyle sınırsız biniş yapabilirsiniz. Ayrıca şehrin ücretsiz "Cathedral Bus" servisi, çevre otoparklardan şehir merkezine kısa mesafeli bir bağlantı sunuyor — bu servis özellikle araçla gelenler için pratik bir çözüm.
Durham tren istasyonu, Doğu Sahil Ana Hattı üzerinde yer aldığı için Londra, Edinburgh, York ve Newcastle gibi şehirlere sık seferlerle bağlı. Bilet fiyatları erken alındığında oldukça avantajlı olabiliyor, son dakika alımlarında ise hızla yükseliyor; bu yüzden güzergahınız netleştiği an bilet almanızı öneririm. İstasyon şehir merkezine yürüme mesafesinde, bu da varışınızdan itibaren işleri kolaylaştırıyor.
Şehirde bisiklet kiralama noktaları mevcut; özellikle nehir kıyısındaki düz güzergahlarda keyifli bir alternatif. Yarımadanın yokuşlu sokaklarında bisiklet biraz zorlayıcı olabilir, ama şehir dışına açılan yollarda rahatlıkla kullanılabiliyor.
Gece geç saatte otele dönmek isteyenler için şehir merkezinde taksi bulmak zor değil, ayrıca uygulama üzerinden araç çağırmak da mümkün.
Newcastle'a tren ile 15-20 dakika, Edinburgh'a yaklaşık 2 saat, Londra'ya ise yaklaşık 3 saat sürüyor. Günübirlik gezi planlıyorsanız tren en hızlı ve konforlu seçenek.
Tüm bu bilet ve güzergah planlamasıyla uğraşmak istemiyorsanız, organize turlarda şehirlerarası ve şehir içi ulaşım zaten rehber eşliğinde ve konforlu otobüslerle sağlanıyor.
Durham, öğrenci şehri kimliği sayesinde akşamları da oldukça canlı bir atmosfere sahip. Şehir merkezinde her bütçeye ve tarza uygun pub ve bar seçenekleri bulunuyor; geleneksel İngiliz pub kültürünü yaşamak isteyenler için tarihi dokuya sahip mekânlar öne çıkıyor. Lüks bir akşam yemeğinin ardından nehir kıyısında yürüyüş yapmak da Durham'da akşamların vazgeçilmez bir parçası. Özellikle katedralin ışıklandırıldığı saatlerde bu yürüyüş bambaşka bir atmosfer sunuyor.
Durham'ın yıllık takviminde öne çıkan etkinlikler arasında, işçi hareketinin tarihine adanmış Durham Miners' Gala, edebiyat tutkunları için Durham Kitap Festivali ve iki yılda bir kasım ayında düzenlenen, İngiltere'nin en büyük ışık festivallerinden biri olan Lumiere yer alıyor. Lumiere sırasında şehrin tarihi binaları, katedral dahil, olağanüstü ışık enstalasyonlarıyla süsleniyor ve şehir adeta açık hava bir sanat galerisine dönüşüyor.
Durham'ın stratejik konumu, çevresindeki popüler noktalara kısa sürede ulaşmayı mümkün kılıyor. Newcastle, tren ile sadece 15-20 dakika uzaklıkta; canlı gece hayatı, nehir kıyısı köprüleri ve modern sanat galerileriyle Durham'a tam bir kontrast oluşturuyor. Beamish Açık Hava Müzesi, Viktorya dönemi ve 20. yüzyıl başı Kuzey İngiltere yaşamını canlandıran, ailelerle gezmek için ideal bir tarih deneyim parkı. Roma tarihine meraklı olanlar için Hadrian Duvarı'nın Durham'a yakın bölümleri de günübirlik gezi rotasına dahil edilebilir; bu antik sınır duvarı, Roma İmparatorluğu'nun kuzey ucunu simgeleyen etkileyici bir kalıntı.

Durham'ın şehir merkezindeki dar sokaklarda butik dükkânlar, kitapçılar ve hediyelik eşya mağazaları sıralanıyor. Üniversite şehri kimliği sayesinde ikinci el kitapçılar ve özgün butikler de şehrin alışveriş kültürünün önemli bir parçası. Palace Green çevresinde hafta sonları kurulan yerel pazarlar da otantik bir alışveriş deneyimi arayanlar için değerlendirilebilir.
· Durham Katedrali ve Kalesi, 1986'dan beri birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor.
· Durham Üniversitesi, İngiltere'nin Oxford ve Cambridge'den sonra en eski üçüncü üniversitesi.
· Durham Katedrali'nin klosterleri, ilk iki Harry Potter filminde Hogwarts sahnelerinde kullanılmış.
· Şehir, River Wear'in oluşturduğu doğal bir yarımada üzerine kurulu.
· Lumiere, İngiltere'nin en büyük ışık festivallerinden biri olarak iki yılda bir Durham'da düzenleniyor.
Para birimi: İngiltere'de resmi para birimi Pound Sterlin (£). Nakit ihtiyacınızı minimumda tutmak isterseniz, İngiltere genelinde temassız kart ödemesi neredeyse her yerde (küçük kafeler dahil) geçerli.
Dil: Resmi dil İngilizce. Durham'ın öğrenci şehri kimliği sayesinde turistik bölgelerdeki işletmeler yabancı ziyaretçilere oldukça alışkın.
Saat dilimi: İngiltere, Türkiye'den kışın 2 saat, yaz saati uygulaması aktifken 3 saat geridedir; seyahat tarihinizi netleştirdiğinizde bu farkı tekrar kontrol etmekte fayda var.
Elektrik prizi: İngiltere'de üç pinli İngiliz tipi (Type G) priz kullanılıyor; Türkiye'deki standart prizlerden farklı olduğu için yanınıza bir adaptör almanız gerekiyor.
·İklim: Ilıman okyanusal iklim hâkim; yıl boyunca yağış görülebiliyor, bu yüzden mevsim fark etmeksizin yanınıza hafif bir yağmurluk almanız her zaman akıllıca.
Evet, Türk vatandaşlarının İngiltere'ye seyahat edebilmesi için pasaport türünden bağımsız olarak İngiltere turistik vizesi alması gerekiyor.
Evet, ana noktalar (Katedral, Kale, Palace Green, eski şehir merkezi) tek günde rahatlıkla gezilebiliyor. Nehir turu veya günübirlik gezi için ikinci bir gün faydalı olur.
Turistik bölgelerdeki işletmeler yabancı ziyaretçilere alışkın, temel İngilizce yeterli oluyor. Organize turlarda zaten rehberlik hizmeti alıyorsunuz.
Durham, İngiltere'nin genel olarak güvenli kabul edilen küçük şehirlerinden biri; öğrenci nüfusunun yoğunluğu şehre canlı ama sakin bir atmosfer katıyor. Her seyahatte olduğu gibi, gece geç saatlerde temel güvenlik önlemlerini almakta fayda var.
Durham, ilk bakışta İngiltere'nin daha ünlü şehirlerinin gölgesinde kalan sessiz bir katedral kasabası izlenimi verse de aslında hem 1000 yıllık bir mimari başyapıtı hem de büyülü bir sinema hafızasını aynı anda taşıyan katmanlı bir hazine. Katedralin kloster avlusunda yürürken bir yandan Norman ustalarının el işçiliğini, bir yandan da Hogwarts'ın büyülü koridorlarını aynı anda hissediyorsunuz ve işte tam bu çok katmanlı deneyim, Durham'ı tek başına değil bir rotanın parçası olarak gezmeyi anlamlı kılıyor.
Bu noktada Britanya Rüyası devreye giriyor. Avrupa Rüyası'nın özenle test edip mükemmelleştirdiği bu rotada Durham, İngiltere'nin kuzeyine açılan büyülü bir durak olarak sizi karşılıyor; şehri tam da hak ettiği tarihsel bağlamda, Britanya adasının büyük hikayesinin bir parçası olarak deneyimliyorsunuz. Vize sürecinden uçak biletine, otelden şehir içi ulaşıma kadar her detay deneyimli ekip tarafından önceden çözülmüş durumda; üstelik tek başınıza katılsanız bile single fark ödemeden, hiçbir ekstra tur ücretiyle karşılaşmadan Londra'nın ihtişamından Durham'ın katedral sırlarına, oradan İskoçya'nın vahşi doğasına uzanan bu yolculukta yerinizi alabilirsiniz.
4000+ kez okundu.Yeni turlar, özel fırsatlar ve ilham verici seyahat içerikleri için e-posta listemize katıl!
gezisi gerçekleştirdik.
gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.
KM yol katettik.
4.8 değerlendirme
Avrupa Rüyası, herkesin Avrupa’yı keşfedebilmesi için ekonomik turlar sunar. Tüm rotalarımız, katılımcıların en uygun maliyetle en fazla deneyimi yaşaması hedefiyle hazırlanır. Tur ücretleri; toplam tur süresi, konaklama sayısı, gezilen şehirler ve sezona göre değişiklik gösterebilir. Kısacası, Avrupa Rüyası ile en uygun fiyatla Avrupa’yı gezmek mümkün!
Avrupa Rüyası ile ekonomik bir şekilde tek seferde birçok ülkeyi keşfedin! Ekstra tur ücreti yok, tüm geziler fiyata dahil. Profesyonel kokartlı rehberler, konforlu oteller ve benzersiz rotalar ile Avrupa’yı en keyifli şekilde yaşayın.
Tur sayfasındaki “Başvuru Yap” formunu doldurun ve seyahat sözleşmesini onaylayın. İlk taksiti ödediğinizde kaydınız tamamlanır ve Avrupa Rüyası’yla yolculuğunuz başlar!
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası’nda tek başına katıldığınızda 1000 Euro’ya varan single farkı uygulanmaz. Sizi, mesleğinize ve yaşınıza uygun bir katılımcı ile eşleştiririz; böylece ek ücret ödemeden konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz.
Avrupa Rüyası turlarındaki tüm zaman planlamaları, uzman operasyon birimimiz tarafından önceden test edilip en verimli şekilde hazırlanmıştır. Her şehirde geçirilen süre; şehrin büyüklüğü, popülerliği ve görülmesi gereken yerlerin yoğunluğuna göre belirlenir. Böylece zamanınızı en iyi şekilde değerlendirir, her sabah yeni bir şehirde uyanmanın keyfini yaşarsınız.
Avrupa Rüyası turlarında her katılımcı 1 orta boy valiz ve 1 sırt çantası getirebilir. Otobüslerde bagaj alanı sınırlı olduğu için büyük boy valizler kabul edilmez. Uçaklı turlarda valiz kilo sınırı, tur öncesinde yol danışmanları tarafından paylaşılır. Tur öncesi size gönderilecek “Bilin İstedik” listesinde, valizinizde bulunması gereken eşyalar detaylı olarak yer alır. Gündüz otobüste ihtiyaç duyabileceğiniz eşyaları sırt çantanıza almayı unutmayın.
Evcil hayvanları bizler de çok seviyoruz… Ama Avrupa Rüyası turlarına kabul edemiyoruz. Turlarımız grup etkinliği olduğu için farklı hassasiyetlere sahip katılımcılar yer almaktadır. Alerji, sağlık durumu ve genel konfor gibi konuları göz önünde bulundurarak turlarımıza evcil hayvan kabul edemiyoruz. Tüm misafirlerimizin seyahat boyunca rahat ve güvenli bir deneyim yaşaması bizim için öncelik. Bu nedenle anlayışınıza sığınıyoruz.
Avrupa Rüyası turlarında ekstra tur ücreti alınmaz, bu nedenle harcamalar tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Yemek, alışveriş ve kişisel ihtiyaçlar için 1 haftalık turlarda ortalama 600–700 Euro, 10 günlük turlarda ise 1000 Euro civarı cep harçlığı yeterlidir. Tur öncesinde yol danışmanlarımız size, yanınıza almanız gerekenleri içeren “Bilin İstedik” listesini iletecektir. Yurtdışında nakit Euro veya uluslararası geçerli kredi kartlarıyla da harcama yapabilirsiniz.
Kesinlikle hayır! Avrupa Rüyası turları sıcak ve samimi bir aile ortamında gerçekleşir. Tek başına katılsanız bile kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurar, birlikte keşfetmenin keyfini yaşarsınız. Ayrıca size yaşınıza ve profilinize uygun bir oda ve koltuk arkadaşı eşleştirilir. Yani bu yolculukta asla yalnız kalmazsınız!
Hayır, gerekmiyor. Avrupa Rüyası turlarında yabancı dil bilme şartı yoktur. Tur boyunca yabancı dil bilen profesyonel kokartlı rehberlerimiz size her şehirde eşlik eder ve ihtiyaç duyduğunuzda yardımcı olur. Günlük ifadeleri bilmeniz gezinizde kolaylık sağlar, ancak bilmeseniz de hiç sorun değil rehberlerimiz her adımda yanınızda!
Avrupa Rüyası turlarında şehirleri profesyonel kokartlı rehberlerimizle gezersiniz. Her şehre varmadan önce otobüste bilgilendirme yapılır, ardından rehber eşliğinde şehir turu gerçekleştirilir. Tarihi yerleri gezer, rehberimizden öneriler alır ve sonrasında verilen serbest zamanda şehri kendi temponuzda deneyimleyebilirsiniz.
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası, “tüm ekstra turlar dahil” anlayışıyla hareket eder ve sizden hiçbir ekstra tur ücreti talep etmez. Turlarımızdaki tüm ekstra geziler katılımcılarımıza hediye olarak dahildir.
Güvenli, 3D destekli online ödeme sistemi
Bütçene uygun ödeme planı ile hayalindeki tura çık.
Seyahat öncesi ve sırasında bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz.
Vize süreci, valiz listesi, önemli ipuçları ve daha fazlası.
Bugüne kadar 19.000'den fazla gezginle Avrupa'yı keşfettik.
Planlar değişebilir, biz daima buradayız.