85 ülke, 220 şehir
gezisi gerçekleştirdik.
Polonya'nın kültürel kalbi ve en çok ziyaret edilen şehri olan Krakow, Orta Avrupa'nın en büyüleyici ve iyi korunmuş tarihi merkezlerinden biridir. II. Dünya Savaşı sırasında büyük bir yıkım yaşamadan ayakta kalmayı başarmış olması, şehrin orta çağ ve Rönesans mimarisini bugüne kadar taşımasını sağlamıştır. Krakow gezilecek yerler listesi, UNESCO Dünya Mirası olan muhteşem Eski Şehir Meydanı'ndan, Polonya krallarının taç giydiği Wawel Kalesi'ne, Kazimierz'in dokunaklı Yahudi mirasına ve etkileyici Auschwitz-Birkenau anma alanına kadar uzanır.
Vistül Nehri'nin kıyısında kurulan bu şehir, tarihi dokusu, canlı öğrenci nüfusu, zengin müzeleri ve sıcak atmosferiyle her ziyaretçiyi kendine hayran bırakır. Bu kapsamlı Krakow gezi rehberi, Krakow'un tüm bu yönlerini keşfetmeniz için ihtiyacınız olan detayları sunacak. Avrupa Rüyası olarak, size bu eşsiz şehirde unutulmaz bir deneyim yaşatmayı hedefliyoruz.
Krakow tarihi, Polonya ulusal kimliğinin merkezinde yer alır. 11. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar Polonya'nın başkenti olan şehir, ülkenin siyasi ve kültürel kalbiydi. Wawel Tepesi'ndeki kale, bu dönemde Kraliyet ikametgahı olarak hizmet verdi ve şehir, ticaret yollarının kesişme rantında büyük bir refah dönemi yaşadı. Krakov, Avrupa'nın en eski üniversitelerinden biri olan Jagiellonian Üniversitesi'ne (1364) ev sahipliği yaparak bir bilim ve kültür merkezi haline geldi.
Başkentin 1596'da Varşova'ya taşınmasıyla siyasi önemi azalsa da Krakow her zaman bir kültür ve sanat merkezi olarak kaldı. Şehir, Polonya'nın bölünmeleri ve savaşları sırasında da sembolik önemini korudu. II. Dünya Savaşı sırasında, Genel Valilik'in merkezi oldu ve şehir merkezi mucizevi bir şekilde büyük yıkımdan kurtuldu. Bu sayede bugün, orta çağ sokak dokusu, Rönesans avluları ve gotik kiliseleriyle otantik atmosferini ziyaretçilere sunabilmektedir.
Krakow Eski Şehir, Avrupa'nın en büyük orta çağ meydanlarından biri olan muhteşem Ana Pazar Meydanı (Rynek Główny) etrafında şekillenir. UNESCO Dünya Mirası olan bu meydan, şehrin sosyal ve kültürel yaşamının merkezidir. Meydanın ortasında, gotik ve rönesans tarzlarının karışımı olan Sukiennice (Kumaş Salonu) yükselir. Bir zamanlar tüccarların buluşma noktası olan bu yapı, bugün geleneksel el sanatları, kehribar takılar ve hatıra eşyalar satan dükkanlara ev sahipliği yapar. Üst katı ise Polonya Sanatının 19. Yüzyıl Galerisi'ne ayrılmıştır.
Meydanın diğer önemli yapıları arasında, 70 metrelik kulesiyle şehrin silüetine hakim olan Eski Belediye Binası Kulesi, azizlerin heykelleriyle süslü gotik Bazilika (Mariacki Kilisesi) ve her saat başı çalan trompetçisi (hejnał) ile ünlü St. Mary's Bazilikası bulunur. Meydan, günün her saati canlıdır; at arabaları, sokak müzisyenleri, açık hava kafeleri ve ziyaretçilerle dolup taşar. Burada bir kahve molası vermek, Krakow atmosferini içinize çekmek için en iyi yoldur.
Vistül Nehri kıyısındaki Wawel Tepesi, Krakow'un ve tüm Polonya'nın tarihsel ve sembolik kalbidir. Wawel Kalesi, Polonya'nın krallık döneminin ihtişamını yansıtan bir mimari komplekstir. Gotik, rönesans ve barok tarzlarının harmanlandığı kale, bir dizi avlu, kraliyet daireleri ve hazine dairesinden oluşur. Kraliyet Daireleri'ndeki duvar halıları ve tavan süslemeleri, özellikle görülmeye değerdir. Aynı tepede yer alan Wawel Katedrali ise Polonya'nın en kutsal tapınağıdır.
Yüzyıllar boyunca Polonya krallarının taç giydiği ve defnedildiği bu katedral, aynı zamanda Papa II. John Paul'ün de papazlığa atandığı yerdir. Katedralin içi, azizlerin mezarları, barok mihrabı ve ünlü Zygmunt Şapeli ile doludur. Katedralin çan kulesine tırmanarak şehrin panoramik manzarasını izleyebilirsiniz. Ayrıca tepede, efsaneye göre Wawel Ejderhası'nın yaşadığı mağara ve nehre bakan bronz bir ejderha heykeli bulunur. Her saat başı ağzından alev püskürten bu heykel, özellikle çocukların ilgisini çeker.

Krakow'un güneyinde, Vistül Nehri'nin kıyısında yer alan Kazimierz, şehrin tarihi Yahudi bölgesidir. Yüzyıllar boyunca Polonya Yahudiliğinin önemli bir kültür ve dini merkezi olan bölge, II. Dünya Savaşı'nda büyük trajedi yaşadı. Naziler, buradaki Yahudi nüfusunu karşı kıyıdaki Podgórze'de kurdukları gettoya zorla nakletti. Savaştan sonra harabe haline gelen Kazimierz, 1990'larda çekilen "Schindler'in Listesi" filminden sonra yeniden canlandı ve bugün Krakow'un en canlı, sanatsal ve bohem bölgelerinden biri haline geldi.
Bölgede, 7 sinagog, 2 tarihi mezarlık ve birçok Yahudi kültür merkezi bulunur. En önemli sinagog olan Eski Sinagog (Stara Synagoga) şu anda bir müze olarak hizmet verir. Szeroka Caddesi ise bölgenin kalbidir; geleneksel Yahudi restoranları (koscieli), canlı müzik mekanları ve kafelerle doludur. Her yıl düzenlenen Yahudi Kültür Festivali, bölgeye ayrı bir renk ve enerji katar. Kazimierz'de dolaşmak, sadece tarihi öğrenmek değil, aynı zamanda canlı bir sokak hayatının ve yaratıcı enerjinin içine karışmaktır.
Krakow'un tarihi, Vistül Nehri (Wisła) kıyısında başladı ve nehir, bugün hala şehrin doğal omurgası ve dinlendirici bir unsur olarak varlığını sürdürüyor. Wawel Kalesi'nin hemen altından geçen nehir, şehrin pek çok güzel manzarasına eşlik eder. Nehri boydan boya geçen yürüyüş ve bisiklet yolları hem yerel halkın hem de turistlerin favori rotalarıdır. Özellikle yaz aylarında, nehir kıyısındaki bulvarlar (Bulwar Czerwieński ve Bulwar Wołyński) piknik yapanlar, jogging yapanlar ve bisikletlilerle dolup taşar.
Nehir üzerinde, özellikle Wawel'den Kazimierz'e veya Podgórze'ye geçişte kullanılan köprüler de ilgi çekicidir. Bunlardan biri, aşıkların kilit taktığı ünlü Padre Bernatek Köprüsü'dür. Ayrıca, nehir üzerinde düzenlenen tekne turlarına katılarak, şehri farklı bir açıdan, Wawel'in ve Kazimierz'in muhteşem silüetlerini izleyerek keşfedebilirsiniz. Bahar ve yaz aylarında, nehir kıyısında kurulan plaj kulüpleri (örn. Letnia Strefa), şehir hayatına tatil havası katar.
Vistül Nehri'nin güney kıyısında, Kazimierz'in tam karşısında yer alan Podgórze bölgesi, Krakow tarihinin en acı sayfalarından birine tanıklık eder. Nazi işgali sırasında, Krakow'daki Yahudi nüfusunun büyük bölümü burada oluşturulan gettoya hapsedildi. Bugün, gettonun merkezi olan Ghetto Kahramanları Meydanı (Plac Bohaterów Getta), bu trajik dönemi anmak için etkileyici bir anıta ev sahipliği yapar. Meydana dağılmış 70 adet boş bronz sandalye, kaybolan hayatları ve terk edilmişliği simgeler.
Bu bölgede ayrıca, Oskar Schindler'in Emalia Fabrikası da bulunur. Fabrika, şu anda "Krakow – Nazi İşgali Zamanında" adlı son derece etkileyici ve modern bir müzeye dönüştürülmüştür. Müze, sadece Schindler'in hikayesini değil, tüm Krakow sakinlerinin savaş yıllarındaki günlük yaşamını, korkularını ve direnişini interaktif sergilerle anlatır. Podgórze'yi ziyaret etmek, tarihi anlamak ve insan ruhunun dayanıklılığına saygı duymak için derin bir deneyimdir.
Krakow'un doğusunda yer alan Nowa Huta, komünist dönemin kasıtlı olarak inşa ettiği bir işçi sınıfı şehridir ve şehrin tamamen farklı bir yüzünü temsil eder. 1949'da sosyalist ideolojiyi yansıtan ve Krakow'un entelektüel, "burjuva" karakterine karşı bir tezat oluşturmak amacıyla planlanmıştır. Geniş caddeleri, devasa konut blokları, anıtsal binaları ve merkezinde yer alan Merkez Meydanı (Plac Centralny) ile tipik bir sosyalist realist mimari örneğidir. Bölge, aynı zamanda büyük bir çelik fabrikasının etrafında şekillenmiştir.
Bugün, Nowa Huta'nın geniş caddelerinde vintage araba turları yapmak, yerel "mleczny bar"larda (süt barları) yemek yemek veya komünist dönemden kalma ilginç barlarda zaman geçirmek popüler hale gelmiştir. Ayrıca, "Kızıl" ideolojiye karşı bir meydan okuma olarak inşa edilen Lord'un Yükselişi Kilisesi (Arka Pana) görülmeye değerdir. Nowa Huta, Krakow'un sadece orta çağ değil, aynı zamanda 20. yüzyıl tarihini de anlamak isteyenler için ilginç ve sıra dışı bir gezi durağıdır.

Krakow, dünya çapında öneme sahip birçok müzeye ev sahipliği yapar. Wawel Kalesi bünyesindeki müze, kraliyet hazinelerini ve sanat eserlerini barındırır. Ulusal Müze'nin (Muzeum Narodowe) ana binası, özellikle Polonya sanatının 20. yüzyıl koleksiyonuyla ünlüdür. Ancak, şehrin en sıra dışı ve etkileyici müzelerinden biri, şehrin tam merkezindeki Rynek Altı'nda (Rynek Underground) yer alan arkeolojik müzedir.
Ana Pazar Meydanı'nın altına inşa edilmiş bu modern müze, orta çağ Krakow'unun sokaklarını, mezarlarını ve kayıp ticaret yollarını interaktif teknolojilerle sergiler. Müzikseverler için, Frederic Chopin'e adanmış küçük ama etkileyici bir müze vardır. Sanat tutkunları ise, Japon sanatı ve teknolojisine adanmış benzersiz bir müze olan Manggha Müzesi'ni ziyaret edebilir. Aziz Francis Bazilikası'ndaki vitraylarıyla ünlü Stanisław Wyspiański Müzesi de şehrin sanatsal mirasını anlamak için önemli bir duraktır. Her biri farklı bir hikaye anlatan bu müzeler, Krakow'un kültürel derinliği ve detaylarını gözler önüne serer.
Krakow mutfağı, Polonya'nın zengin mutfak geleneğinin en lezzetli örneklerini sunar. Sokak lezzetleri arasında, simit benzeri bir atıştırmalık olan "obwarzanek" ve tatlı bir peynirli hamur işi "oscypek" (dağ peyniri) öne çıkar. Geleneksel restoranlarda ise "pierogi" (mantı), "żurek" (ekşi çavdar çorbası), "bigos" (av etli lahana yahnisi) ve "kotlet schabowy" (paneli domuz pirzolası) mutlaka denenmelidir. Kazimierz bölgesi, geleneksel Yahudi mutfağı sunan restoranlarıyla ünlüdür.
Ancak Krakow sadece geleneksel lezzetlerle sınırlı değildir. Son yıllarda, şehirde özellikle genç şeflerin öncülük ettiği bir "Yeni Polonya Mutfağı" hareketi gelişmiştir. Yerel ve mevsimsel malzemeleri modern tekniklerle sunan birçok restoran açılmıştır. Ayrıca, şehrin çeşitli noktalarında bulunan "pijalnia wódki i piwa" adı verilen barlar, uygun fiyata votka ve bira denemek için popüler mekanlardır. Krakow'da yemek, sadece karın doyurmak değil, aynı zamanda bir kültür deneyimidir.
Krakow, çevresindeki iki önemli UNESCO Dünya Mirası alanına kolay erişim sağlayan mükemmel bir üs konumundadır. İlki, şehir merkezine sadece 15 km uzaklıktaki Wieliczka Tuz Madeni'dir. 13. yüzyıldan beri işletilen bu madende, tuzdan oyulmuş şapeller, göller, heykeller ve kabartmalardan oluşan yeraltı bir krallık keşfedebilirsiniz. Özellikle Aziz Kinga Şapeli, tamamen tuzdan yapılmış avizeleri ve oymalarıyla nefes kesicidir.
İkinci ve son derece dokunaklı gezi ise, Krakow'a yaklaşık 70 km mesafedeki Auschwitz-Birkenau Devlet Müzesi'dir. Nazi Almanya’sı tarafından kurulan en büyük toplama ve imha kampı olan bu alan, Holokost'un simgesi haline gelmiştir. Orijinal barakalar, gaz odaları kalıntıları ve kurbanlardan geriye kalan eşyalar, insanlık tarihinin bu karanlık dönemini anlamak ve anmak için derin bir deneyim sunar. Bu iki gezi, Krakow seyahatinizin vazgeçilmez, ancak birbirinden tamamen farklı duygusal derinlikteki parçalarıdır.
Krakow, size tarihin fısıltılarını duyacağınız taş sokaklar, rönesans avluları, dokunaklı anıtlar ve coşkulu bir modern yaşam sunar. Wawel'den Vistül'e uzanan bu büyülü şehir, her ziyaretçiyi kendi hikayesinin bir parçası haline getirir. Krakow gezi turları ile tüm bu güzelliklerin tadını çıkarabilirsiniz. Üstelik uygun fiyatlı Polonya turları herkesin bütçesine hitap edecek şekilde hazırlandı.
Tüm bu deneyimleri, derinlemesine ve anlam dolu bir şekilde yaşamak, arka planındaki tarihi ve kültürel bağlamı uzman rehberlerden dinlemek isterseniz, Avrupa Rüyası olarak yanınızdayız. Polonya'nın bu tacını, bizimle keşfedeceğiniz özenle hazırlanmış turlarımızla gezmeye davetlisiniz. Detaylı bilgi için bizi ziyaret edin ve Krakow'un büyüsüne birlikte kapılalım.
4000+ kez okundu.Yeni turlar, özel fırsatlar ve ilham verici seyahat içerikleri için e-posta listemize katıl!
gezisi gerçekleştirdik.
gezgin ile Avrupa’yı keşfettik.
KM yol katettik.
4.8 değerlendirme
Avrupa Rüyası ile ekonomik bir şekilde tek seferde birçok ülkeyi keşfedin! Ekstra tur ücreti yok, tüm geziler fiyata dahil. Profesyonel kokartlı rehberler, konforlu oteller ve benzersiz rotalar ile Avrupa’yı en keyifli şekilde yaşayın.
Tur sayfasındaki “Başvuru Yap” formunu doldurun ve seyahat sözleşmesini onaylayın. İlk taksiti ödediğinizde kaydınız tamamlanır ve Avrupa Rüyası’yla yolculuğunuz başlar!
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası’nda tek başına katıldığınızda 1000 Euro’ya varan single farkı uygulanmaz. Sizi, mesleğinize ve yaşınıza uygun bir katılımcı ile eşleştiririz; böylece ek ücret ödemeden konforlu bir şekilde seyahat edebilirsiniz.
Hayır, ödemezsiniz. Avrupa Rüyası, “tüm ekstra turlar dahil” anlayışıyla hareket eder ve sizden hiçbir ekstra tur ücreti talep etmez. Turlarımızdaki tüm ekstra geziler katılımcılarımıza hediye olarak dahildir.
Avrupa Rüyası, herkesin Avrupa’yı keşfedebilmesi için ekonomik turlar sunar. Tüm rotalarımız, katılımcıların en uygun maliyetle en fazla deneyimi yaşaması hedefiyle hazırlanır. Tur ücretleri; toplam tur süresi, konaklama sayısı, gezilen şehirler ve sezona göre değişiklik gösterebilir. Kısacası, Avrupa Rüyası ile en uygun fiyatla Avrupa’yı gezmek mümkün!
Hayır, gerekmiyor. Avrupa Rüyası turlarında yabancı dil bilme şartı yoktur. Tur boyunca yabancı dil bilen profesyonel kokartlı rehberlerimiz size her şehirde eşlik eder ve ihtiyaç duyduğunuzda yardımcı olur. Günlük ifadeleri bilmeniz gezinizde kolaylık sağlar, ancak bilmeseniz de hiç sorun değil rehberlerimiz her adımda yanınızda!
Avrupa Rüyası turlarındaki tüm zaman planlamaları, uzman operasyon birimimiz tarafından önceden test edilip en verimli şekilde hazırlanmıştır. Her şehirde geçirilen süre; şehrin büyüklüğü, popülerliği ve görülmesi gereken yerlerin yoğunluğuna göre belirlenir. Böylece zamanınızı en iyi şekilde değerlendirir, her sabah yeni bir şehirde uyanmanın keyfini yaşarsınız.
Kesinlikle hayır! Avrupa Rüyası turları sıcak ve samimi bir aile ortamında gerçekleşir. Tek başına katılsanız bile kısa sürede yeni arkadaşlıklar kurar, birlikte keşfetmenin keyfini yaşarsınız. Ayrıca size yaşınıza ve profilinize uygun bir oda ve koltuk arkadaşı eşleştirilir. Yani bu yolculukta asla yalnız kalmazsınız!
Avrupa Rüyası turlarında şehirleri profesyonel kokartlı rehberlerimizle gezersiniz. Her şehre varmadan önce otobüste bilgilendirme yapılır, ardından rehber eşliğinde şehir turu gerçekleştirilir. Tarihi yerleri gezer, rehberimizden öneriler alır ve sonrasında verilen serbest zamanda şehri kendi temponuzda deneyimleyebilirsiniz.
Avrupa Rüyası turlarında her katılımcı 1 orta boy valiz ve 1 sırt çantası getirebilir. Otobüslerde bagaj alanı sınırlı olduğu için büyük boy valizler kabul edilmez. Uçaklı turlarda valiz kilo sınırı, tur öncesinde yol danışmanları tarafından paylaşılır. Tur öncesi size gönderilecek “Bilin İstedik” listesinde, valizinizde bulunması gereken eşyalar detaylı olarak yer alır. Gündüz otobüste ihtiyaç duyabileceğiniz eşyaları sırt çantanıza almayı unutmayın.
Avrupa Rüyası turlarında ekstra tur ücreti alınmaz, bu nedenle harcamalar tamamen kişisel tercihlere bağlıdır. Yemek, alışveriş ve kişisel ihtiyaçlar için 1 haftalık turlarda ortalama 600–700 Euro, 10 günlük turlarda ise 1000 Euro civarı cep harçlığı yeterlidir. Tur öncesinde yol danışmanlarımız size, yanınıza almanız gerekenleri içeren “Bilin İstedik” listesini iletecektir. Yurtdışında nakit Euro veya uluslararası geçerli kredi kartlarıyla da harcama yapabilirsiniz.
Güvenli, 3D destekli online ödeme sistemi
Bütçene uygun ödeme planı ile hayalindeki tura çık.
Seyahat öncesi ve sırasında bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz.
Vize süreci, valiz listesi, önemli ipuçları ve daha fazlası.
Bugüne kadar 19.000’den fazla gezginle Avrupa’yı keşfettik.
Planlar değişebilir, biz daima buradayız.